Nerolinn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nerolinn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2016 Cuma

Domuz gribi ve ateşli hastalıklara karşı bağışıklık güçlendiren 15 takviye


Bu yazı reklam, sponsorlu ürün içermektedir.

 Kışınız nasıl geçiyor? Biz şimdiye kadar 2 kere hasta olduk. Eee kızların okuldaki ikinci senesi. Geçen seneye kadar ev okulu yapmıştık. Bir de ufak bebeğimiz aramıza katılınca eve ablalardan gelen hastalıklar bu kış beni biraz zorladı. Ancak çok şükür ki son 8 senedir antibiyotik kullanmadan hastalıklarımızı atlatıyoruz.
Hastalıklar vücudumuzun bize dengesinin bozulduğunu anlatma yolu. Tekrar dengeye gelmek için kendimize doğal takviyeler yapmak ve vücudu desteklemek en sağlıklı yol. Düşünülenin aksine ateşi ilaçlarla düşürmemek lazım ki ateşi ortaya çıkaran ve mikropları yakmaya çalışan bağışıklık sisteminin çalışmasına müdahale etmeyelim. 40-41 derece yüksek ateş tecrübelerimi bu blogumda detaylı anlatmıştım. Genel olarak bilgilenmek için Hastalanmayan çocuk nasıl yetiştirilir?  bloguma bakabilirsiniz. 

Hangi bağışıklık kuvvetlendirici uygulamaları yapıyorum burada sizinle paylaşmak istiyorum. Bazen ihtiyaca göre birden fazlasını, bazen tek tek tüketiyoruz. Bu destekleri uygularken okul günleri genelde verip hafta sonunda mola veriyoruz, ya da hafta içi içmediklerimiz hafta sonuna dönüşümlü oluyor. Bu listeye kefir ve yoğurdu koymadım, çünkü ateş ve ağır hastalıklı günler geçtikten sonra barsaklarda kaybolan faydalı bakterileri geri kazamnak için tüketmeye başlıyoruz.


Bu takviyeleri uygularken en önemli olan yüksek moral, kahkaha ve gülümsemeyi sakın ihmal etmeyin :)

Limon: Her gün yetişkinlere 1 limon, çocuklara yarım limon suyu sıkıp kahvaltıda sek ya da portakal suyu ile birlikte içiriyorum.

Sarımsak: Öksürük, nezle, grip ve ateşli tüm hastalıklarda enfeksiyonu gidermek için sarımsağı ezip, sonra bıçakla iyice ufaltıp suyla yutturuyorum. Üzerine bal dökerek yutmak ya da suyun içine ekleyerek yutturmak da mümkün. Sarımsak ve soğan en kuvvetli antibiyotiklerimiz.

Ateş düşürücü soğan-sarımsak-zencefilli bitki çayı: Bir soğan, bir kaç diş sarımsak ve yarım santim kalınlığında zencefili 1 lt suda 10dk kaynatıyorum. Üstüne ıhlamur ve meyankökü demliyorum. Meyan kökü ateş düşürüyor ve tatlandırıyor. İçine elma kabuğu, ilaçsız nar, mandalina ya da limon kabuğu c-vitamini olarak konabilir. Öksürük varsa kekik koyuyorum. Ancak tansiyon varsa meyan kökü ve kekiğe dikkat edilmeli. Kızlarım gün boyunca 2-3 kere iciyorlar. Evdeki herkes içiyor. En son grip olan 82 yaşındaki ananeme de sarımsak ve soğanla yaptık ateşinde çok etkili oldu.

26 Mart 2015 Perşembe

Evdeki acil yardım kitimiz: Nerolinn Herbal mix bitkisel damla ve Cold mix Krem

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Doğal yaşamak istiyorsunuz.... Evdeki temizlik ürünlerini doğallaştırdınız. Gıdalarınızı doğal ve organik, taze ürünlerden seçmeye çalışıyorsunuz. Peki hasta olduğunuzda ne kullanıyorsunuz? Antibiyotik kullanmak istemiyorsanız siz de benim gibi bitki çayları, limon, sarımsak, soğan, çiğ beslenme yapabilirsiniz. Bunların yanında benim son 2 senedir en çok kullandığım doğal ilacım Nerolin Herbal mix, bitkisel damla aslında antibiyotik etkisi gösteren doğal yağlardan oluşmuş bir karışım. Bu damlanın yanında doğal yağlardan oluşmuş Nerolinn cold mix soğuk algınlığı kremini de kullanarak kış rahatsızlıklarını antibiyotiksiz atlatıyoruz.


Yağlar nasıl antibiyotiklerden güçlü etki gösterebilir?

Antibiyotik konusunda bir açıklık getirmek istiyorum. Antibiyotikler sadece bakterilere karşı kullanılan ilaçlardır. Bakteriler hücre duvarının dışına yapışık dururlar. Virüsler ise hücrenin içine girerler. Antibiyotikler bu bariyeri aşamadığı için virüslere etki etmezler. Doğal soğuk sıkım esansiyel terapik yağlar ise hücre duvarını aşıp içeri girer ve virüslere etki eder.

Doktorunuzun herhangi bir hastalığınızda ilk önce bakteri mi yoksa virüs mü olduğunu test yapıp bakarak, eğer bakteriyse antibiyotik yazması gerekir.

Nerolin Herbal mix bitkisel damlayı ilk olarak bundan 2 sene önce hayatımda ilk kez ortakulak iltihabı ve sinüzit olduğumda kullandım.

6 Mayıs 2014 Salı

Hediye ve indirim: Anneler Günü'ne özel Nerolinn’den anti-ageing yüz bakım seti



 Bu yazı “Nerolinn” iş birliğiyle hazırlanmıştır.

Tüm annelerin  anneler günü kutlu olsun!

Doğal anneyim blogumda siz doğal annelere özel bir indirim ve hediye hazırladım :)

Cildim çok hassas, organik kozmetik ürünleri bile sürdüğümde yanma ve alerji yapabiliyor. 5 sene önce doğalcı doktorumuz Hülya Sonugür’ün tüm hastalarına önerdiği nerolinn ürünleri ve sahibi Emine Koçer ile tanışma şansına eriştim. Nerolinn krem ve yağlarını kızlarıma bebekliklerinden beri içeriklerinde doğal ve organik yağlar dışında sentetik hiç bir şey olmadığı için güvenle kullanıyorum.

Sevgili Emine ile yıllar içinde çok güzel bir arkadaşlığımız oldu. Kendisi tüm müşterileri ile arkadaş olan, bilgisini sonuna kadar sıkılmadan tekrar tekrar paylaşan bir doğal anne. Türkiye gibi kozmetik devlerinin olduğu bir pazarda hem organik, hem butik el yapımı doğal bakım ürünleri üreten kimyager meslektaşım olan bir girişimci. Zaman zaman nerolinn’den blogumda bahsediyorum.
 
Neden doğal yüz ve cilt bakım ürünleri kullanmalıyız?
Bilimsel araştırmalara göre cildimize uyguladığımız ürünler ıslaklık ve kuruluk durumuna göre %60-75 oranında emiliyor. Böylece yılda 2 kg kadar kimyasal madde yüklenmiş oluyoruz. Kozmetik ürünlerde bulunan kimyasallar direk vücudumuza girip hızla kan dolaşımına karışıyor, o yüzden deri yoluyla kimyasalları almak yutmaktan daha riskli. Doğal olmayan cilt bakım ürünleri bir çok kimyasal, koruyucu katkı maddesi, emülgatör ve yapay kokular ihtiva ediyor. Bu ürünler kanserojen ve alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor.

Günde 3000'den fazla toksik maddeye ve en az 30 tane temizlik ve kozmetik ürününe maruz kalıyoruz. Bu yüzden vücudumuzu daha dinç, dinamik ve enerjik hissetmek, yaşlanmanın etkilerini azaltmak için hayatımıza, evimize, kendimize, kullandığımız ürünlere detoks yapmamız gerekiyor.

Hediye ve indirimle ilgili okumak için lütfen devam ediniz.

10 Mayıs 2013 Cuma

Dosya: Nerolinn Doğal Kozmetik’in sahibi Kimyager Emine Koçer ile güneş ve cilt sağlığı üzerine (7)

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Her zaman doğal çareleri ile cilt, çocuk hastalılarında bana yardımcı olmuş Nerolinn doğal kozmetik ürünlerinin sahibi Kimyager Emine Koçer güneş ile ilgili dosyamı hazırlarken sorularımı yanıtladı.

Cildimizi güneşin zararlı etkilerinden nasıl koruyacağız?
E.K.: “Güneşten ve soğuktan (dış etkenlerden) korunun. Cilt sağlığınız için en önemli maddelerden birisi, güneşten korunmaktır ve aynı zaman da güneşten yararlanabilmektir. Bilinçsiz bir şekilde güneş ışığına maruz kalan kişilerde güneş lekeleri, düzensiz bir cilt rengi, çillerde artış, ciltte kuruluk, ince kırışıklarda artış, ciltte kabalaşma oluşur. En ciddi cilt hastalılarından birisi de deri kanserleridir. Bunları engellemek için evden çıkmadan 30 dakika önce nemli cildinize (hem yüzünüze ve vücudunuza) güneşten koruyucu ürünler uygulayın.”

Nerolinn güneşten korunma ürünleri yeni doğanlar için de güvenle kullanılabilir mi?
E.K.: Yeni doğanlar dahil her yaş grubu doğal içeriği sebebiyle Nerolinn Sun Kiss oil, güneş kremi ve rose remedy kremi kullanabilir. Yeni doğanları kesinlikle direk güneşe çıkarmıyoruz. Bu ürünler kullanıldığında güneşin gölgede bile zararlı ışınlarını cildimiz yansıtabilir. Ayrıca cildimizin güneşe karşı bağışıklığını artırarak filtre görevi yapabilmektedirler. Güneş alerjisi olanlar mümkün olduğunca güneşe çıkmamalıdırlar.”

Dosya: Çocuk doktorumuzun önerisi Nerolinn doğal güneş yağı ve kremi (6)

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Şimdi emekli olmuş doğal yöntemleri benimsemiş çocuk doktorumuz Hülya Sonugür’ün bebeklerimizi güneşten korumak için önerdiği yöntemler çok kolay. Beyaz ince bir kıyafet giydirmek, güneşin altında gereğinden fazla kalmamak. Güneşte uzun kalacağımız zamanlarda da cildimize içeriğinde doğal maddeler bulunan 15 SPF’nin altında bir güneş kremi kullanmak. SPF 15’in üzerine çıktığında sadece güneşte kalabilme süremiz uzarken, nanoteknoloji içeren ürünler cildin melanin üretme mekanizmasına etki ediyor. Bu sebeple yüksek faktörlü güneş kremlerini önermiyor.

Hülya Sonugür kendisinin de alerjik bünyesine rağmen sıkıntısız bir şekilde kullandığı ve memnun kaldığı Nerolinn organik bakım ve kozmetik ürünleri ile bizi tanıştırdı.
Son 2 senedir yaz aylarında kendim ve minik kızlarımın cildinde Nerolinn Sun Kiss oil güneş yağını kullanıyorum. İçeriğinde verdiğim listede yer alan zararlı kimyasallardan hiç biri yer almıyor. İçeriğindeki organik yağlarla cildi beslerken, güneşten kızarmadan, zararlı UVA ışınlarını süzerek korunma sağlıyor. Günlük yüz kremi olarak kullandığım Nerolinn’in Rose Remedy Krem de aynı şekilde güneşten benim ve kızlarımın yüzünü korumak için kullandığım ve Hülya Sonugür’ün bize henüz 6 aylık bebekken tavsiye ettiği bir diğer ürün.
  
Türkiye'de kendi yaptığı doğal ve organik kozmetikle ses getiren Nerolinn’in sahibi meslektaşım Kimyager Emine Koçer benim güneş ve cilt bakımı ile ilgili sorularımı yanıtladı.

3 Mayıs 2013 Cuma

Dosya: A'dan Z'ye Güneşten Doğru Faydalanmanın Yolları (1)

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Hepimiz dörtgözle güzel bahar günlerini beklerken, havalar aniden yaz gelmiş kadar ısındı. Annelerden güneşten doğal yöntemlerle nasıl korunabiliriz soruları gelmeye başladı. İlkbaharı yaşayamadan gelen bu yaz sıcaklarında size faydalı olacağını düşündüğüm bilgiler sunuyorum. Bu güneş dosyasında bulacaklarınız şöyle:
-Türk, yabancı doktorların ve uzmanların güneş ve D-vitamini ilişkisine dair görüşleri,
-Güneş kremlerindeki zararlı içerikler
-Güneşten korunmanın doğal yöntemleri
-Zararlı kimyasal içermeyen güvenilir güneş yağı nasıl olur,
-Doğal yöntemleri benimsemiş çocuk Doktorumuzun güneş kremi önerileri,
-Nerolinn Doğal Kozmetik'in sahibi Kimyager Emine Koçer ile güneş ve cilt sağlığı üzerine soru ve cevap,
-Özetle güneşten doğru faydalanmanın yolları.

Bu yazıları okumadan güneş kremi almayın ve kullanmayın.

Son zamanlarda güneşten yeteri kadar D-vitamini almamızın önemi her yerde vurgulanıyor. Prof. Canan Karatay da D-vitamini hakkında “Karatay Diyeti” kitabında şu açıklamalarda bulunuyor, sizin için kısa özetle geçiyorum:

D-vitamini cildimizde bulunan bir hormonun ön maddesidir. Güneşin Ultraviyole-B (UVB) ışınları ile yaşam süresini uzatan bir hormona dönüşür. Bu en güçlü antioksidanın eksikliğinde hücrelerimiz normal çalışamaz ve her türlü alerjik hastalık ve enfeksiyon hastalıkları meydana gelir. Koruyucu krem ve losyonlar kullanılması D-vitamini eksikliğine neden olmaktadır.

Önemli olan güneşin altında kalınacak süreye dikkat etmek, saatler boyu güneşin cildimizi yakması için çaba sarfetmemek ve güneş yanığı oluşturmamaktır.

D-vitamini seviyesi ne olmalıdır?
D-vitamini eksikliği varsa sık sık hastalanılıyor, kilo verilemiyor, kalp krizi riski fazla ve alerjiden kurtulunamıyor. Normal şartlarda kandaki D-vitamini seviyesi 50-100ng/ml olmalıyken kanserli hastaların D-vitamini seviyesi en az 70ng/ml ve üstü olmalıdır.

D-vitamini kaynakları nedir?
İlk olarak güneşin UVB ışınları etkisiyle derimizde üretilmektedir.
İkinci olarak gıdalardan alınabilmektedir. En önemli besin kaynağı balık, yürek ve karaciğer organ etleridir. Ancak yiyeceklerle alınan miktar güneşten alına göre %25 kadardır. Her gün 500gr karaciğer ve balık yemek mümkün olmadığına göre en önemli kaynak güneştir.

Güneşin en etkili olduğu saatler nedir?
Güneş ışınlarının dik olarak geldiği öğle saatlerinde vücudumuz en fazla D-vitaminini üretir.
Eskiden 20dk kalsanız yeterli denirdi. Şimdi devir değişti, hava kirliliği çok arttı. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde günün hangi saatlerinde olursa olsun UVB ışınlarının %60’ı kirli atmosferde bulunan zerrecikler tarafından emiliyor. Öğle saatlerinde dahi güneşte kalmanın pek bir yararı olmamaktadır. UVB cildinize gelmiyor, kızarırsınız ama D-vitamini olmuyor vücudunuzda.

Güneş kremi kullanılırsa  
D-vitamini yüksek olursa kanser olunmaz. Güneşten koruyucu kremler kullanmayın, saf soğuk sıkım sızma zeytinyağı kullanın. Riviera işlemden geçmiş olduğu için olmaz. Kremler UVB’nin vücuda girmesini önler. Güneş ışınlarının en dik olduğu saatlerde UVB cilde giriyor. Ozon tabakası çoktan kapandı öğle saatlerinden endileşelenmenize gerek yok.

Vücuttaki bağışıklık sistemi güçlü olunca kanser olmazsınız. Bağışıklık sistemini yıkan en güçlü şey şekerdir, hareketsizliktir. Çay kahveyi şekersiz için.

Doğal güneş yağları bulabileceğiniz Nerolinn doğal kozmetik ürünlerinin sahibi Kimyager Emine Koçer’e göre “Prof. Canan Karatay’ın önerdiği saf soğuk sıkım sızma zeytinyağı tabiki tercih edilmeli. E-vitamini bakımından zengin olduğu için sıcak havada çabucak okside olmaz yani bozunmaz. Bu nedenle cildi nemli tutar ve bugün bütün güneş ürünleri üreticileri tarafından diğer yağlara göre maliyeti düşük olduğu için çok tercih edilir. Fakat Nerolinn güneş ürünlerinde zeytin yağı kullanmıyoruz. Nedeni ise cildi hızlı bir şekilde bronzlaştırması. Çabuk bronzlaşan ciltte lekelenmeler olabiliyor aynı zamanda D-vitamini sentezi içinde bu durum doğru olmaz. Zeytinyağını tercih etmek isteyenler bunları göz önünde bulundurmak zorundalar.”
Hassas ciltler ve bebekler için daha yoğun koruma sağlayan doğal yağlar da var. Biraz da mevcut güneş kremlerinin içeriklerini değerlendirelim. Bunun için bir sonraki yazımı okumalısınız.

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


23 Ekim 2011 Pazar

Nerolinn organik bakım ürünleri

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Yıllardır yüzüme sürdüğümde kremler kaşındırır, kurutur, işe yaramaz. Önceleri annem bana pahallı markaların kremlerini alır verirdi. Sonra eczanelerden denemeler yaptım. İçindeki kimyasallar bir şekilde her seferinde dokunuyor. Yüzümdeki kuruluk ve kızarıklık gitmiyor. Bir gün Çocuk Doktorumuz Hülya hanım ile görüşmemiz sırasında güneş kremlerini soruyordum. Nerolinn adlı bir dükkandan bahsetti ve güneş kremi olarak gül kremini bizzat kendi hassas cildinde denediğini, güneş koruması olduğunu anlattı. Bebek hastalarına önerdiğini söyledi. Hemen denemek için dükkanın yolunu tuttuk :P

Nerolinn kimyager bir meslektaşım Emine hanım tarafından işletiliyor. Dükkanın arkasındaki laboratuvarında kremleri, yağları, sabunları bizzat kendisi üretiyor. Her şey tamamen doğal. Hiçbir katkı maddesi, zararlı kimyasal kullanmıyor. Ayrıca her zaman çaya davet edecek kadar da nazik. Hobisini işe çeviren Emine hanım’ı yaptığından dolayı kutluyorum. Ürünlerini keyifle kullanıyorum. Teşekkürler.

Neler mi aldım?

-Bebek ve kendim için gül kremi (Güneşten koruyucu ve yüz bakımı için)

-Lavantalı krem (El bakımı için)

-Gül suyu (krem sürmeden önce cildi nemlendirip gözenekleri açıyor, krem daha iyi emiliyor)

-Lavantalı doğal mineralli deodorant roll-on (En sıcak yaz günlerinde de işe yaradı)

-Organik güneş yağı (Kızgın güneş ışınlarında bebekler ve ben acımadan durabildik)

-Diz ağrıları için özel krem (Kayınvalidem için özel üretti, memnun kaldı)

Henüz almadım ama İpek Hanım Çiftliği’nden gelen zeytinyağlı sabun tozuna alternatif olarak zeytinyağlı çamaşır yıkama suyu da var. Yine doktorumuz evde deneyip beğendiğini söylemişti.
Ürün almak için olmasa bile sadece uğrayıp organik bitki çaylarından içmek isterseniz Nerolinn İstanbul, Levent’te. Mutlaka uğrayın, benden selam söyleyin.

Güncelleme:  15.06.2015 - www.Nerolin.com satış sitesi açıldı. Doğal Anneyim takipçilerine indirim de uyguluyor. Nerolinn'den en çok kullandığım ürünler arasında bir de antibiyotik etkili yağ karışımı var. Özellikle ortakulak iltihabında kendimde ve çocuklarda çok etkili oldu. Bu özel karışım hakkında detaylı bilgi bu blogumda. Burada bahsettiğim deterjanı da denedim. Bebeklerimde son iki senedir Nerolin Zeytinyağlı Sıvı Çamaşır Deterjanını da severek kullanıyorum.

http://www.nerolinn.com/
Tel: 0212 284 83 72
http://www.facebook.com/groups/365551977692/