Doğal Bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal Bakım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2018 Pazartesi

Dr. Serpil POYRAZ ile ORGANİK BEBEK ÜRÜNLERİ ÜZERİNE BİR SOHBET

Dr. Serpil Poyraz, Tots&More Kurucusu

Bu yazı "Tots&More" iş birliğiyle hazırlanmıştır.

Serpil Poyraz ile Zekeriyaköy Çarşısı içinde açtığı organik ve doğa dostu ürünler satan mağazasında tanıştık. Tots&More, organik bebek ürünlerini Zekeriyaköy bölgesine ve İnternet üzerinden tüm Türkiye’ye satan nadir mağazalardan. Nadir diyorum çünkü her ne kadar organik bebek ürünlerine internetten ulaşabilsek de sadece organik bebek ve çocuk ürünü satan mağazalar İstanbul’da parmakla sayılacak kadar az.
Bu sohbetimiz Türkiye organik bebek ürünleri pazarının öncü firmalarından birine sahip Serpil Poyraz’ın doğal annelere önerileri hakkında 😊 İyi okumalar.

Başak Pirtini: Sevgili Serpil hanım, ne güzel bir girişimde bulunmuşsunuz. Ben yıllardır Doğal Anneyim blogumda Türkiye’de doğal, organik ve ekolojik ürün üreten ve satan, özellikle kadın girişimcileri büyük bir takdirle destekliyorum. İlk kitabım “Doğal Annelik Yolunda”da sağlıklı bir yaşam için organik ve ekolojik ürünleri kullanmanın öneminden bahsediyorum. Öncelikle organik ürünler pazarına girişiniz nasıl oldu?

Serpil Poyraz: Geçmiş iş hayatımda şimdi yaptığım işten tamamen farklı bir sektör olan finans sektöründe profesyonel yönetici olarak çalıştım. Geç yaşta anne olunca çocuğuma ben bakmak istedim ve profesyonel iş hayatıma birkaç sene ara verdim. Hamileliğim sürecinde fark ettiğim, organik bebek tekstili konusunda bazı araştırmalar yaptığımda, Türkiye’de bu pazarın hayli geri olduğunu gördüm.  Özellikle giysilerdeki kimyasallar tene geçtiği için tene değen giysilerin bebeklerde ilk iki yıl organik olması gerekiyor. Bunu farkedince organik bebek giysisi işine girmek istedim. 2011 yılında bir şirket kurup Tots&More, marka tescilini gerçekleştirdim. Markamızın adına organik sertifikalı yetkili atölyelerde,  %100 organik pamuktan bebek giysileri ürettirdim. Kızımdan ayrılmamak için önce internetten pazarlamaya başladım.  Fiyatları daha makul bir seviyeye çekerek, organiği herkesin kullanabileceği seviyeye indirmeye çalıştık. Daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışıp, organik ürün kullanımı bilincini annelere yaymayı hedefledik. Şu zamanda gezegenimizin içinde bulunduğu toksik durum malum. Şirket bilincimiz bilinçli kaynakları tüketmek ve tükettiği kaynakları yerine koymayı bilmek. Biz karbon ayak izine önem vermek adına organik pamuktan tekstil üretimini yurt dışında yaptırmıyoruz, ülkemizde üretip, adil ticareti önemsiyor, ambalajlarımızı bile organik geri dönüşümlü kâğıttan seçiyoruz.

15 Aralık 2017 Cuma

Hayvanlardaki kanser hakkındaki gerçekler


Ty Bollinger tarafından yapılmış "The Truth About Cancer" belgesellerini izlediniz mi? Sizin ve sevdiklerinizin hayata ve hastalıklara bakış açılarını tamamen değiştirebilecek kuvvette bu belgeselleri mutlaka İngilizce bilen birisiyle izlemenizi tavsiye ediyorum. Aşağıda aynı yapımcının "Hayvanlarda Kanser hakkındaki Gerçekleri" mini belgesellerinden notlarımı paylaşıyorum. Bu yazımı ilk Bashico blogumda paylaşmıştım. Çok faydalı olacağını düşünerek buraya da ekliyorum.

Kanser genetik bir hastalık değildir.

Ailede kanser olması sizin de olacağınız anlamına gelmez.

Kanser bir metabolizma hastalığıdır. Bu yüzden metabolik tedaviler uygulanmalıdır.

Kansere yol açan şey çevresel toksinlerin birikimidir.

Kanserli hücrelerin büyümesine sebep olan kimyasal toksinleri gıdalarımızdan, havadan, sudan, ve yaşam alanlarımızdan uzaklaştırmamız gerekiyor. 

Duygusal ve düşüncesel temizlik de önemli.

Aynı şekilde kansere yol açan toksik düşünceleri ve duyguları da enerjik alanımızdan uzaklaştırmamız çok önemli. Sadece fiziksel bedenlere sahip değiliz. Her birimizin, tüm canlıların aynı zamanda enerjik yani elektromanyetik bedenleri var. Bu bedenlerimizdeki düşüncesel ve duygusal manyetik kirlilik son noktada fiziksel bedenimizde hastalık olarak kendini gösteriyor.
Daha fazla okumak isterseniz Dr. Bradley Nelson tarafından yazılmış Duygu Şifresi kitabına ve Duygu Şifresi (Emotion Code) tekniğine  bakabilirsiniz. 



GÜNCELLEME Mart 2017: Hayvanlardaki tümörlerin pek çoğu aşağıda okuyacağınız üzere bedenlerinde biriken ve detokslayamadıkları toksinlerden kaynaklanıyor. Bu durumlar için hastalıkların yüzde 97'sinde etkili olan her türlü bakteri, virüs, parazit, mantar, küf, tümör, biyofilm, ağır metalleri temizleyen Klorindioksit (KD ya da MMS diye geçiyor) kullanarak bir kaç hafta gibi kısa bir sürede iyileşme sağlayabiliyorsunuz.
MMS hakkındaki gerçeklerle ilgili aşağıdaki resimdeki linkteki videoyu mutlaka izlemenizi öneririm. MMS kullanılarak kedinin gözündeki tümör 12 günde iyileşiyor!





MMS'i ben kendi hayatımda kendi bedenimi ve çocuklarımın bedenlerini detokslamak ve karaciğeri temizleyerek alerjilerimizi atmak amacıyla içerek ve banyo şeklinde kullanıyorum. Hayvanlarda nasıl kullanıldığını yabancı forumlarda incelemenizi öneririm. İnsanlardaki kullanımını Kerri Riviera'nın "Otizm olarak bilinen belirtilerden kurtulmak" isimli kitabında otizmli çocuklardaki başarısını okuyabilirsiniz. Sadece otizm değil tüm hastalıklarda harika bir şekilde bedeni temizliyor.
daha fazlası için https://vitamingiller.com/kerri-rivera-ile-cd-otizm-protokolu-uzerine-soylesi/

********************************


İnsanlardaki ve hayvanlardaki kanser çaresiz değil, lütfen aşağıda yazdığım bilgileri ve bu yazıyı yayalım!
"Hayvanlardaki kanser hakkındaki Gerçekler" belgesellerinden bazı notlarım:

·       * 1970’lerde Golden Retriever köpekler ortalama 17 yıl yaşarken, ŞİMDİ sadece 9 yıl yaşıyorlar.
·     * Sadece 50 yıl önce 100 köpekten 1 tanesi kansere yakalanıyorken, ŞİMDİ 1 köpekte 1.65 köpek kanserle teşhis ediliyor. Bu tüm köpeklerin %61’i demek. 

*  * Kanser kedi ölümlerinin başlıca sebebi. Her 3 kediden 1’inde kanser görülüyor.

22 Aralık 2016 Perşembe

Bebeğimin egzema hikayesi, bentonit kili ile alerji temizliği

Egzema başlangıcı

Bu yazı "Medikil" iş birliğiyle hazırlanmıştır.

 Günümüzde artık alerjiden muzdarip olmayan bir bebek ya da çocuk duyamaz olduk. Her ne kadar doğal beslensem, şeker, sigara, alkol tüketmesem, ilaç kullanmasam, olabildiğince doğal doğum yapsam, doğumdan itibaren bebeklerimin kimyasallarla etkileşimlerini sınırlasam, ekolojik ürünler kullansam da yine de chemtrails ile kirlenmiş havadan, gıdalardan, sudan bir şekilde toksinler hayatımıza giriyor. Dışarıdan bedenimize girişi engellesek de içimizi de düzenli olarak temiz tutmak durumundayız. Hem kendimizin hem de çocuklarımızın. Bunun için sebze suyu içmek, su yosunu tüketmek, bitkisel ağırlıklı alkali beslenmek vücudun toksinleri atma becerisini artırıyor. “150 Yıl Yaşayabilirsiniz” kitabı yazarı Prof. Mikail Tombak mesela bunun için düzenli olarak lavman yapılmasını öneriyor. Ancak çocuklar ve yetişkinler için yapılabilecek en güvenli detoks yöntemlerinden biri bentonit kili kullanmak. Biz de son bir aydır anne ve 3 çocuk kil detoksu yapıyoruz. Bentonti kili ile ilgili "A'dan Z'ye Bentonit kili" yazımda detaylı okuyabilisiniz.

Alerjilerin sebebi ne?
Eğer deride alerjik bir döküntü varsa içeride karaciğerin toksin ve yağlı dokularla dolduğunu ve alerjik reaksiyonları nötralize edecek antihistaminleri üretmekte zorlandığının işareti olarak düşünülebilirsiniz. Bu noktada içeriden karaciğeri temizleyip iyileştirecek uygulamayı yapmak ve ilaçlarla sorunu bastırmamak önemli. Vücudumuz bize bir şeyleri yanlış yaptığımızı anlatıyor. Acaba süt, gluten, evdeki temizlik ve kozmetik ürünlerindeki kimyasallar, ya da kullandığımız kokular mı bedenimize dokunuyor? Yapılan araştırmalar bir bebeğin kordon kanında 200’den fazla toksin ile doğduğunu gösteriyor. Bir günde 80bin kimyasala maruz kalıyoruz. Bu kimyasal yağmurunu hamilelik öncesinden başlayarak nasıl azaltabileceğimizin yöntemlerini ilk kitabım "Doğal Annelik Yolunda - Doğum ve Hamilelik" te anlatıyorum.  

Alerjik durumlarda bentonit kili güvenle kullanılabilir. Bentonit kili solüsyon olarak içildiğinde yada banyo suyuna katılarak deri yoluyla alındığında içeride alerjiye sebep olan allerjenleri henüz kan hücrelerine yapışmadan yakalayıp nötralize ediyor ve boşaltım sistemi ile birlikte atılıyorlar. Böylece alerjiye sebep olan etkenler azaldıkça vücut onlarla mücadele yerine iyileşmeye enerjisini harcayabiliyor. (Bknz. Living Clay, Perry A.)

21 Aralık 2015 Pazartesi

Kehribar kolye: bebeklerde diş çıkartma ve genel sağlık için kullanımı


"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Bebek kehribar kolyesi

Avrupa’da ve Uzak Doğu’da çocuklara kehribar takmak çok eski bir gelenekmiş ve diş çıkarma belirtileri gösteren bebekler için adeta olmazsa olmaz bir ürünmüş. Bir süredir kehribar kolyeleri duyuyordum. İki sene önce gittiğim anne bebek fuarında Sofimaya Kehribar kolyelerini tanıtan Aslıhan ile tanışmıştık. İki kızımda diş çıkarırken kullanmamıştım. 2. kızımda tam diş çıkarırken 2 hafta boyunca her 15 dakikada bir uyandığımı hatırlıyorum. Acaba işe yarar mı gerçekten diyerek 3. bebeğim olunca diş çıkarma zamanı geldiğinde denemek için hepimize sofimaya kehribar kolyelerinden aldım. Takıkehribar.com sitesinde de doğal taşlarla karışık güzel modeller var. 

Kolyeler gelince hepimiz çok beğendik. Takınca çocuklarda çok güzel durdu. Fosilleşmiş kozalaklı ağaç reçinesi olan kehribar taşı kolyelerimizin şifalı etkisinden yararlanmak için 4 aydır iki büyük kızım (5.5 ve 7 yaş) ve bebeğimde (1 yaş) çıkarmadan gece gündüz her gün kullanıyoruz. Bu arada ben de kendim bir yetişkin kolyesi aldım onu da zaman zaman takıyorum. Seçtiğim modelin taşları daha ince ve sivri olduğu için gece takmaya uygun değil ancak gün boyunca şık bir aksesuar olarak takıyorum. İşte bu kolyelerle ilgili öğrendiklerim.

Kehribar kolye nasıl şifa veriyor?
Kehribarın sırrı boncukların içinde gizli. İçerdiği suksinik asit ya da amber asiti Avrupa ülkelerinde doğal bir antibiyotik olarak bilinmekte ve kullanılmakta. Kimyasal formülü C4H6O4 olan amber asiti bir mineral değil, kozalaklı ağaçların doğal reçinelerini içeren organik bir madde. Bebek diş boncuğunu taktığında, vücut ısısı bir tür reçine olan amberin içindeki şifalı yağları açığa çıkarıyor ve bu yağlar cilt tarafından emilerek kan dolaşımına karışıyor. Kehribar bir taş olmadığından, mineral taşlar gibi soğuk değil. Teninize değince sıcak ve yumuşak bir dokunuşu var. 

Kehribar bileklik

Doğal reçineden olan kehribar kolye neler için kullanılıyor?

*Kehribar kolye ve bilezikler bebeklerde ve çocuklarda diş çıkartma döneminde ağrı kesici şurup yerine daha sağlıklı bir çözüm olarak,
*Diş çıkarma döneminde artan tükürük salgısını azaltır böylece bebeğinizin önü ıslanmaz ve göğüs hırıltısı azalır.
* Boğaz, kulak ve mide yanmalarını; enfeksiyonları ve solunum rahatsızlıklarını azaltıcı etkisiyle biliniyor.
*Etkisini 24 ile 48 saat arasında gösterdiği belirtiliyor. Sürekli takıldığı ve tene değdiği zaman etkisini gösterdiği görülmüş. Geceleri güvenlik için bebeğin boynundan çıkarılması öneriliyor. Gün boyunca takıldığında gece ara vermenin etkiyi azaltmadığı belirtilmiş.
*Doğal böcek kovucu olan kehribar kolyeleri pire tasması olarak kedi ve köpeklerde de kullanmak mümkün. Pire ve kenelere karşı doğal kehribar tasma yazımda detaylı bilgi bulabilirsiniz. Bu özelliğiyle kızlarıma saç bitine karşı okula giderken her gün kehribar kolyelerini taktırıyorum. Geçen sene bize de zıplamıştı bitler, bu sene her gün tarakla kontrol ediyorum, gelen bir şey yok :)

1 Mart 2015 Pazar

Parlak ve kalın saçlar için Bentonit killi saç maskesi



Bentonit killi saç maskesi

Bu yazı “Medikil” iş birliğiyle hazırlanmıştır.

Son zamanlarda pek hatırlanmasa da iyileştirici killer tarihte pek çok kültürde bileşimi sayesinde vücuttaki toksinleri atmak için kullanıldı. “A’dan Z’ye Bentonit kili” yazımda bahsettiğim gibi Amerika yerlileri bentonite “iyileştiren çamur”, Hindistan’da Vedik geleneğinde “Ölümsüzlüğün nektarı” diyorlardı. 1. Dünya Savaşı döneminde, Alman doktorlar enfeksiyon kapmış yaralara bentonit terapisi uygulayarak ölüm olaylarını ciddi bir şekilde düşürmüşler. Bir çok hayvanın doğada hastalık anında vücuduna giren zehirleri atmak için kil ve toprak yediğini biliyoruz.

Rengi açık yeşil, sarı ve beyaz tonları arasında değişebilen, kokusuz ve leke yapmayan bir volkanik kül olan bentonit kili, lapa olarak dışarıdan, suda, banyolarda uygulanabildiği gibi, içilerek de detoks olarak kullanılabiliyor.

Sayısız kullanımı olan ve hakkında pek çok kitap yazılmış olan bentonit kilinin bir kullanımı da saç maskesi şeklinde.

6 Mayıs 2014 Salı

Hediye ve indirim: Anneler Günü'ne özel Nerolinn’den anti-ageing yüz bakım seti



 Bu yazı “Nerolinn” iş birliğiyle hazırlanmıştır.

Tüm annelerin  anneler günü kutlu olsun!

Doğal anneyim blogumda siz doğal annelere özel bir indirim ve hediye hazırladım :)

Cildim çok hassas, organik kozmetik ürünleri bile sürdüğümde yanma ve alerji yapabiliyor. 5 sene önce doğalcı doktorumuz Hülya Sonugür’ün tüm hastalarına önerdiği nerolinn ürünleri ve sahibi Emine Koçer ile tanışma şansına eriştim. Nerolinn krem ve yağlarını kızlarıma bebekliklerinden beri içeriklerinde doğal ve organik yağlar dışında sentetik hiç bir şey olmadığı için güvenle kullanıyorum.

Sevgili Emine ile yıllar içinde çok güzel bir arkadaşlığımız oldu. Kendisi tüm müşterileri ile arkadaş olan, bilgisini sonuna kadar sıkılmadan tekrar tekrar paylaşan bir doğal anne. Türkiye gibi kozmetik devlerinin olduğu bir pazarda hem organik, hem butik el yapımı doğal bakım ürünleri üreten kimyager meslektaşım olan bir girişimci. Zaman zaman nerolinn’den blogumda bahsediyorum.
 
Neden doğal yüz ve cilt bakım ürünleri kullanmalıyız?
Bilimsel araştırmalara göre cildimize uyguladığımız ürünler ıslaklık ve kuruluk durumuna göre %60-75 oranında emiliyor. Böylece yılda 2 kg kadar kimyasal madde yüklenmiş oluyoruz. Kozmetik ürünlerde bulunan kimyasallar direk vücudumuza girip hızla kan dolaşımına karışıyor, o yüzden deri yoluyla kimyasalları almak yutmaktan daha riskli. Doğal olmayan cilt bakım ürünleri bir çok kimyasal, koruyucu katkı maddesi, emülgatör ve yapay kokular ihtiva ediyor. Bu ürünler kanserojen ve alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor.

Günde 3000'den fazla toksik maddeye ve en az 30 tane temizlik ve kozmetik ürününe maruz kalıyoruz. Bu yüzden vücudumuzu daha dinç, dinamik ve enerjik hissetmek, yaşlanmanın etkilerini azaltmak için hayatımıza, evimize, kendimize, kullandığımız ürünlere detoks yapmamız gerekiyor.

Hediye ve indirimle ilgili okumak için lütfen devam ediniz.

17 Ocak 2014 Cuma

Mira’nın yağları sizin için taze taze sıkılıyor

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Mira'nın yağları
Doğal Anneyim grubumdan yine bir doğal anne ile tanıştım. Sevgili Ayşin Daydal Koç bana çok hoş bir hediye yapıp benim için taze taze sıktığı yağlardan gönderdi. Tam da kış ortasında soğuk algınlıklarımız ve grip varken en çok ihtiyacımız olduğu anda :) Özellikle Ayşin hanım’ın bebeğine her gün 1 çay kaşığı mamasına koyduğu çörek otu tohumu yağından gripten korunmak için çocuklarım ve ben içmeye başladık.

Ayşin hanım eşi ile birlikte aslında soğuk pres tohum sıkma makinaları üretiyor. Kendiniz de bir makine alarak evde sıkabilirsiniz. İlk başlarda kendisi kullanmak amacıyla bir kaç tohum sıkarken etraftan duyanların da istemeye başlamasıyla yağ sıkma işine girmeye karar vermişler. Çok da iyi olmuş. Çünkü piyasadaki çoğu markanın yağları raflarda bekledikçe ürünün özelliğini ve faydasını yitirmeye başlıyor. Böylece izinlerini alarak %100 doğal ve butük bir yağ markası “Mira’nın yağları”nı yaratmışlar. Kasım ayından beri www.miraninyaglari.com'dan yağ satışlarına başlamışlar.


Sizin için Mira’nın yağları ile ilgili Ayşin hanım’a tazesinden yağlar ve kullanımları ile ilgili bir kaç soru sordum:

-Mira’nın yağları ismi nereden geliyor?
Ayşin D.: Kızımızın ismi Su Mira. Biz çok uzun olmasın diye Mira ismini kullanmak istedik.

23 Temmuz 2013 Salı

Hindistancevizi yağlı organik kremlerim

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

kendi kreminizi yapabilirsiniz :)

Yaklaşık 5 senedir çocuklarıma pişik kremi olarak zeytinyağlı bir krem yapıyorum ve vazelin yerine kullanıyorum. Etrafımdaki tüm arkadaşlarıma ve onların bebeklerine de bir sürü yapıp hediye ettim. Bu blogda yaptığım kremlerin içeriklerini sizinle paylaşmak istiyorum.

Kimyager ama evinde çocuk bakan bir anne olarak mutfakta laboratuvar çalışmalarım sonucu iki tip organik krem yaptım.

Kremi siz de yeni doğan bebeği olan annelere, arkadaşlarınıza, annenize, eşinize (eşlerden de beğenen ve kullanan var) veya kendinize yapmayı düşünebilirsiniz. Emin olun bebeklerinin pişik ve deri sorunlarında çok iyi sonuç verecek, anneleri çok mutlu edecek bir krem. Evet, maceracı anneler i temel zeytinyağlı krem yapımına bu blogumdan bakabilirsiniz. Krem tarifim ve başka bir sürü deodorant, diş macunu, güneş kremi ve temizlik ürünleri tariflerim ayrıca "Doğal Annelik Yolunda" kitabımda da var. 

Birinci tip bakım kremimde içerik olarak sadece organik hindistancevizi yağı, sevgili girişimci arkadaşım Dilek İnce Özenel’in zeytin bahçesinden doğal ve ilaçsız zeytinyağı, nerolinn organik portakal yağı ve doğal balmumu koyuyorum. Bu kremi vazelin gibi tüm vücudunuza, bebeğinize gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Tüm bebekli arkadaşlarımın yeni gözdesi. Artık bunu hediye ediyorum.

İkinci tip iyileştirici kremimde ise içerik olarak organik hindistancevizi yağı, Dilek İnce Özenel’in bahçesinden doğal ve ilaçsız zeytinyağı, nerolinn'den organik lavanta yağı, organik çay ağacı yağı, organik citronella yağı ve doğal balmumu kullandım. Bu kremi sivrisinek sokmalarına karşı olarak yaptım. Citronella diğer adıyla limonlu melisa otunun kokusu limona benziyor, sivrisinek ve böcekleri uzak tutuyor. Bazı bebek ürünlerinde de kullanılsa da aromaterapistler 5 yaşın altındaki çocuklara önermiyor. Ben kendim için kullanıyorum. Her türlü deri rahatsızlığınız için bu hoş kokulu kremi siz de yaparak kendinizde kullanabilirsiniz.

Kremlerime koyduğum yağların faydalarına gelecek olursak:

Hindistancevizi yağının faydaları saymakla bitmez. Aşı hakkında blogunun sahibi Arzuhan’ın çevirdiği ile 80 faydasını bu linkten okuyabilirsiniz. Genel olarak bahsedecek olursak iltihaplanmaya, mikrop kapmasına, mantara, virüslere karşı, dudak çatlaklarında, deodorant olarak, pişiklerde, yara izlerine yardımcı, cildi beslemede, yara, kesik ve sıyrıkları iyileştirmede, böcek ısırıklarında kaşıntıya ve yanmaya karşı, akne sorunlarında kullanılır.

Portakal yağının kokusunu çok seviyorum. Kremlerimi bir kere koklayınca tekrar tekrar koklamak istiyorsunuz.

Portakal yağının faydaları şöyle:
Enerjisi durgunlaşmış kişilere, Strese ve yorgunluğa, kasvetli düşüncelere, can sıkıntısına, psikolojik gerilim ve strese karşı etkili.Olumlu bir bakış açısı sağlıyor, enerji veriyor. Sakinleştirici, cilde canlılık ve güzellik veriyor, sıkılaştırıyor, sivilce ve akneleri giderici, yara ve yanıkların tedavisinde kullanılıyor, Kuru ve hassas ciltlerde dengeleyici özellikleri var. Portakal yağı ile selülitli bölgelere masaj yapılarak selülitlerin azaltılması sağlanıyor.

İkinci tip iyileştirici kremimde kullandığım lavanta, çay ağacı (tea tree) ve citronella yağlarının özellikleri işe şöyle:
Lavanta yağının faydaları nelermiş:
Sağlıktan, güzelliğe ve ev temizliğine kadar pek çok yere girdi lavanta yağı müthiş kokusu ile. Kuru ve çatlak deriyi iyileştirici, deodorant etkili, çaylatan dudaklara, uçuklara, yanıklara, kesit ve yaralara, böcek ve arı sokmalarında şişme ve kaşıntıyı alıcı, böcek kovucu, güneş yanıklarında, taşıt tutmalarında, egzema ve dermatitte etkili.
Çay ağacı yağının faydaları ise:
Antiseptik olarak enfekte olmuş yaraları ve kesikleri temizlemede, akneleri ve mantarı tedavi etmede, cilt lekelerinde, bit, pirelere karşı, kokuları gidermede, iltihapları gidermede, bağışıklık sistemi uyarıcı, uçuklar, yanıklar, su toplamaları, siğiller, akneler, isilikler, böcek ısırmalarında etkilidir.

Citronella yağının faydaları da böyle:
Parfüm ve sabun sanayinde sıkça kullanılan citronella yağının en büyük özelliklerinden biri kene dahil bir çok zararlı böcekleri uzaklaştırmasıdır. Bu yağ Çin tıbbında romatizmaya karşı, sakinleştirici olarak, depresyonu ve melankoliyi gidermede, ruhu canlandırmada, uykuyu düzenlemede, hafızayı güçlendirmede, alerji, egzama, sedef, nörodermit durumlarında, kas ve baş ağrıları, aşırı terleme (özellikle ayaklarda) etkilidir. Serinletici ve deodorant etkisi sağlayan bir yağdır.
***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


10 Mayıs 2013 Cuma

Dosya: Nerolinn Doğal Kozmetik’in sahibi Kimyager Emine Koçer ile güneş ve cilt sağlığı üzerine (7)

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Her zaman doğal çareleri ile cilt, çocuk hastalılarında bana yardımcı olmuş Nerolinn doğal kozmetik ürünlerinin sahibi Kimyager Emine Koçer güneş ile ilgili dosyamı hazırlarken sorularımı yanıtladı.

Cildimizi güneşin zararlı etkilerinden nasıl koruyacağız?
E.K.: “Güneşten ve soğuktan (dış etkenlerden) korunun. Cilt sağlığınız için en önemli maddelerden birisi, güneşten korunmaktır ve aynı zaman da güneşten yararlanabilmektir. Bilinçsiz bir şekilde güneş ışığına maruz kalan kişilerde güneş lekeleri, düzensiz bir cilt rengi, çillerde artış, ciltte kuruluk, ince kırışıklarda artış, ciltte kabalaşma oluşur. En ciddi cilt hastalılarından birisi de deri kanserleridir. Bunları engellemek için evden çıkmadan 30 dakika önce nemli cildinize (hem yüzünüze ve vücudunuza) güneşten koruyucu ürünler uygulayın.”

Nerolinn güneşten korunma ürünleri yeni doğanlar için de güvenle kullanılabilir mi?
E.K.: Yeni doğanlar dahil her yaş grubu doğal içeriği sebebiyle Nerolinn Sun Kiss oil, güneş kremi ve rose remedy kremi kullanabilir. Yeni doğanları kesinlikle direk güneşe çıkarmıyoruz. Bu ürünler kullanıldığında güneşin gölgede bile zararlı ışınlarını cildimiz yansıtabilir. Ayrıca cildimizin güneşe karşı bağışıklığını artırarak filtre görevi yapabilmektedirler. Güneş alerjisi olanlar mümkün olduğunca güneşe çıkmamalıdırlar.”

Dosya: Çocuk doktorumuzun önerisi Nerolinn doğal güneş yağı ve kremi (6)

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Şimdi emekli olmuş doğal yöntemleri benimsemiş çocuk doktorumuz Hülya Sonugür’ün bebeklerimizi güneşten korumak için önerdiği yöntemler çok kolay. Beyaz ince bir kıyafet giydirmek, güneşin altında gereğinden fazla kalmamak. Güneşte uzun kalacağımız zamanlarda da cildimize içeriğinde doğal maddeler bulunan 15 SPF’nin altında bir güneş kremi kullanmak. SPF 15’in üzerine çıktığında sadece güneşte kalabilme süremiz uzarken, nanoteknoloji içeren ürünler cildin melanin üretme mekanizmasına etki ediyor. Bu sebeple yüksek faktörlü güneş kremlerini önermiyor.

Hülya Sonugür kendisinin de alerjik bünyesine rağmen sıkıntısız bir şekilde kullandığı ve memnun kaldığı Nerolinn organik bakım ve kozmetik ürünleri ile bizi tanıştırdı.
Son 2 senedir yaz aylarında kendim ve minik kızlarımın cildinde Nerolinn Sun Kiss oil güneş yağını kullanıyorum. İçeriğinde verdiğim listede yer alan zararlı kimyasallardan hiç biri yer almıyor. İçeriğindeki organik yağlarla cildi beslerken, güneşten kızarmadan, zararlı UVA ışınlarını süzerek korunma sağlıyor. Günlük yüz kremi olarak kullandığım Nerolinn’in Rose Remedy Krem de aynı şekilde güneşten benim ve kızlarımın yüzünü korumak için kullandığım ve Hülya Sonugür’ün bize henüz 6 aylık bebekken tavsiye ettiği bir diğer ürün.
  
Türkiye'de kendi yaptığı doğal ve organik kozmetikle ses getiren Nerolinn’in sahibi meslektaşım Kimyager Emine Koçer benim güneş ve cilt bakımı ile ilgili sorularımı yanıtladı.

Dosya: Zararlı kimyasallar içermeyen güvenilir bir güneş yağı kullanın (5)


Fotoğraf: Jim Maragos / U.S. Fish and Wildlife Service 27 March 2011Gökyüzü bulutluyken bile güneşin zararlı UVA ışınları bulutları ve hava kirliliğini delerek gelir ve cildinizde yanıklar oluşturabilir. Eğer iş için veya gününüzün büyük bölümünü güneş altında geçiriyorsanız güveneceğiniz ve cildinizin D-vitamini üretmesini engellemeyecek sağlıklı bir güneş koruyucu kullanmanız gerekiyor.

Güneşin ışınlarına güvenli bir şekilde maruz kalmak 16 kadar farklı kanser tipine karşı koruyor. Bunlar arasında göğüs, kolon, boğaz, mide, pankreas, prostat ve non-Hodgkin lenfoma yer alıyor.

Eğer aşağıdaki sorgulanan kimyasallardan biri güneş kreminizde yer alıyorsa çöpe atmanız gerekebilir:

Para amino benzoic acid…
Octyl salicyclate…
Avobenzone…
Oxybenzone…
Cinoxate…
Padimate O…
Dioxybenzone…
Phenylbenzimidazole…
Homosalate…
Sulisobenzone…
Menthyl anthranilate…
Trolamine salicyclate…
Octocrylene…

ve tabii bilinen en güçlü serbest radikal oluşturucu potansiyel zararlı kimyasallardan dioksibenzon ve oksibenzon!
Güneş kremlerindeki kimyasallar National Georgraphic’in en son şaşırtıcı keşfine göre dünyadaki mercan yataklarını öldürüyor. (Bknz.)

Doğal güneş kremi kullanmamızı öneren emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür’ün görüşleri bir sonraki blogumda.

Resim: Jim Maragos, U.S. Fish and Wildlife Service


1 Temmuz 2012 Pazar

Narpuz

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Uzun bir süredir alışveriş yaptığım İpek Hanım Çiftliği'nden Pınar hanım'dan her hafta ilginç mesajlar geliyor. Biri de narpuz isimli bu bitkiyi tanıtıyor.

"Narpuz (Yarpuz) Bitkisi & Olabilecek En Güzel Vücut Kokusu


Yaylalardaki su kaynaklarının yakınlarında köylülerin ''narpuz'' veya ''sabun otu'' dedikleri mentol içeren bir bitki yetişiyor. Bir çeşit yabani nane... Aroması ile de nanenin ikiz kardeşi olarak biliniyor ve çoğunlukla nane yerine kullanılıyor.... Köy evlerinin hepsinde inek, eşek, koyun, keçi var ve bunlarla uğraşan insanların üzerine oldukça kötü bir koku siniyor. Normal sabunlar bu kokuyu asla çıkaramıyor, deodorantların bastırabileceğini de sanmıyorum. Narpuz burada işe yarıyor. Bir parça narpuzu topan haline getirip üzerine zeytinyağı sabunu sürüyorlar ve vücutlarını bununla yıkıyorlar. O ağır mı ağır sığır kokusu yerini mentol ile sabun karışımı çok kalıcı bir kokuya bırakıyor. Yörükler de bebeklerini üç yaşına kadar sürekli yarpuzla yıkıyorlar ve büyüdüklerinde terlerinin kötü kokmayacağına inanıyorlar."

Sabun Tarifi

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Eski yöntemlerle sabun yapmak isteyenlere İpek Hanım Çiftliği sahibi Pınar Kaftancıoğlu'ndan en basit tarifi sizinle paylaşıyorum.

"Doğal yöntemler ile sabun yapmak için dört şeye ihtiyacınız var: Kaliteli bir zeytinyağı, meşe odununun külü, kil ve kaya tuzu.

Kalaylanmış bakır kazanlarda kaynatılan zeytinyağına ayrı bir yerde kaynatılmış ve dinlendirilmiş kül ve kil suyu karışımı ilave edilir. Sabunlaşma görüldükten sonra kıvamının iyice yoğunlaşması beklenir ve içine kaya tuzu atılır. Kazanın üzerine çıkan sabunlar alınarak tavalara dökülür. Yaklaşık bir ay kadar kurutulduktan sonra kesilir. Kesilmiş sabunları serin ve ışık görmeyen bir yerde üç - dört ay daha kurutursunuz. Sonunda şekli bir şeye benzemeyen, birinin gramı diğerini tutmayan sabunlarınız olur. :)"

Artık bu tarifin yerini çoğu köyde sıvı kostik (sodyumhidroksit, NaOH, bazik bir madde) almış bulunuyor. İnternette ufak bir araştırma yapınca çıkan sabun yapımı videolarında bile yaşlı köylü teyzeler nasıl kostik koyduklarını ve bir günde sabunu kuruttuklarını anlatıyorlar. Kostik sabundan uçurulamıyor, zararları önlenemiyor. Ancak tahrişi önlemek için konulan miktar da çok önemli. Bazı zeytinyağlı sabun üreticileri de yurtdışından cilt ile en az tahrişi sağlayan özel bir kostik getirip kullandıklarını iddia ediyorlar. Yine de bulabilirseniz en güzeli doğal üretilmiş sabunlar. Ben sabunlarımı İpek Hanım Çiftliği ve Nerolinn'den alıyorum.

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


31 Ekim 2011 Pazartesi

Misvak ile diş temizliği

Dişlerime hamilelik boyunca pek özen gösteremedim. Süt yapması için bol bol bitki çayı içtim, iki bebek arkasından evde pijamalarımı bile çıkarmadan dolaşırken diş fırçalamaya zaman zaman vakit olamadı. Sonuçta sararmaya başlayan dişlerim için doğal temizlik yöntemleri araştırmaya başladım.
Bazı bulduğum doğal diş temizleyiciler şöyle:

1. Maydanoz saplarını haşlayıp o su ile dişleri temizlemek, gargara yapmak
2. Karbonat-deniz tuzu karışımı ile dişlerimi fırçalamak (Ancak dikkat edilmesi gerekiyor, karbonat sonuçta dişleri törpüleyerek beyazlatıyor)
3. Misvak

Misvak hem ucuz, hem de çok pratik. Birkaç fırçalama sonunda tadına alışıyorsunuz. Ayrıca mide hazımsızlık problemlerine, diş beyazlatmada, eti hastalıklarına da misvak özünün iyi geldiği söyleniyor. Şimdiye kadar dişlerimdeki tüm nişasta kalıntılarını en iyi ve nazik temizleyen fırça misvak oldu. Her seferinde kullanmasanız bile alternatif diş macunları ile dönüşümlü kullanmanızı tavsiye ederim. Ben canım ne çekerse onunla temizliyorum artık ;)

Misvakı nasıl kullanacağım?

Misvak aktarlarda 1-3TL arasında satılıyor. Aldığınız misvakın kullanacağınız ucunu tatlı suda birkaç dakika bekletin. Yumuşayan dış kabuğunu bir bıçak yardımı ile 1cm kadar soyun. Birkaç kere de bıçakla kıllarına ayrılması için enine çizgi yapın. İsterseniz dişinizle de kıllara ayrılması için biraz çiğneyebilirsiniz. Artık kullanıma hazır. İlk birkaç kullanımdan sonra lifler yumuşuyor, gayet yumuşak bir fırçalama etkisi yaratıyor. Dişlerinizi normal fırça gibi temizledikten sonra misvakınızı mutlaka tekrar su ile yıkayın, temizlensin. Kuru bir yerde saklayın.

(GÜNCELLEME: Misvak'ı bir kaç kere kullandıktan sonra ucundaki ilaç bittiği için 1cm kadar kesilmesi ve yeni ucun kullanılması öneriliyor. 1 misvak genelde 1 hafta kadar kullanılıyormuş. Daha evvel 1 yıl yazmıştım. Yorum yaparak uyaran okuruma teşekkür ederim. )

Misvak bebek dişleri için çok güvenli

Bebeklerde 3 yaşına kadar diş macunu kullanılması önerilmiyor. Aslında sonrasında bile kullanılması bence içerdiği maddelerden ve yutulma tehlikesi olduğu için sakıncalı. Gerçekte dişmacunu ile dişlerimizi fırçalarken istemeden minik bir miktarı her seferinde tükürükle yutuyoruz. Yani ufak da olsa bir miktar mideye gidiyor. Diş macunundan soğuyan ben de çocuk doktorumuz Hülya hanım’ın tavsiyesi ile sararan dişlerim için kendime misvak aldım. Hatta misvaktan bir tane de dişleri pekmez ve bitki çaylarından lekelenen 3 yaşındaki kızım Melisa’ya aldım. Diş fırçasını kemirmeye bayılan Melisa için bu süper oldu tabii. Dişlerindeki lekeleri belirgin miktarda azalttı. Şimdi Melisa’yı devamlı takip eden 1.5 yaşındaki Açelyam da misvakla fırçalamak istiyor. Sanırım ona da bir tane alacağım.

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


Ev yapımı diş macunu tarifleri - 2

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Karbonatlı su


Bir bardak içme suyu içine bir yemek kaşığı karbonat atın, erisin. Her seferine diş fırçasını bu suya batırarak dişlerinizi fırçalayın.

Naneli Diş Tozu

2 yemek kaşığı karbonat (saf sodyumbikarbonat kullanın)
1 çay kaşığı iyi öğütülmüş deniz tuzu
5-10 damla organic nane yağı (Nerolinn – http://www.nerolinn.com/ )

Karbonat ve diş etleri

Karbonat ağızı alkalize eder. Ağzımız çok asidik olduğunda diş çürükleri meydana gelebilir. Ağız çok bazik (alkalin) olduğunda ise diş eti hastalıklarına yol açabilir. Bazı kaynaklar karbonatın diş etlerini zedelediğini söylerken, diğerleri diş ağrılarını karbonatla tedavi ettiklerinden bahsetmektedirler.

Bitkisel Diş ve Diş Eti tozu

Tüm bitkileri aktardan alıp kahve öğütücüsünde öğütün. Tarif usta botanikçi Dr. John Christopher’a ait.

3 kısım meşe kabuğu
6 kısım mutfak otu kökü
3 kısım at kuyruğu bitkisi
1 kısım lobelya
1 kısım karanfil
3 kısım nane

Uzun süreli bitkisel diş tozu kullanımı sonradan temizlenebilir bir diş rengi değişikliğine yol açabilir. Bu formülü karbonatlı toz ile dönüşümlü kullanabilirsiniz. Bitkisel toz aynı zamanda diş eti tedavisinde de diş eti üzerine koyarak kullanılabilir.

Not: Diş doktorumun blogumu okuyup bana hatırlatması üzerine ek yapayım... Diş taşlarımı özellikle diş aralarındakileri temizlettikten sonra diş aralarında çekilmiş ve şişmiş olan olan diş etlerim tekrar uzun ve normal şekillerine döndüler :)

Diş İpi

Diş ipi kullanırken Oral-B Satin Tape tercih edin. Tape yazanlar daha yumuşak olup diş etlerine daha az zedeleme yapar. Floss diş ipleri ise dikkatli kullanmazsanız diş etlerinizi kesebilir, kanatabilir.

Ev yapımı diş macunu tarifi - 1

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Kullandığım kozmetik malzemelerin üzerindeki etiketleri okudukça eskiden kullandığım ürünleri kullanamaz oldum. İlk önce eczaneden flor barındırmayan paradontax denedim. Tuzlu bir tadı vardı. Sonra organik pazardan çay ağaçlı bir organik diş macunu aldım. Ancak son öğrendiğim bilgiler ışığında diş macunu içinde bize zararlı olabilece bazı maddeler var. Bunlardan bazıları; Sorbitol, Silika Hidrat, Gliserin, Sodyum Lauril Sülfat, Sodyum Sakarin, Sodyum Florür, Titanyum Dioksit.

Ben de kolları sıvayıp hemen bir araştırma yaptım. Bulduğum birkaç ev yapımı diş macunu tarifinden anladığım herkes kendi zevkine uygun bir uyarlama yapıyor. Malzemeleri organik olarak temin etmeye çalıştım. Ancak güveniyorsanız aktarınızdan da alabilirsiniz. İşte benim tarifim de aşağıda:















Malzemeler
:
3 yemek kaşığı organik hindistancevizi yağı (Nerolinn – http://www.nerolinn.com/)
1 yemek kaşığı organik zeytinyağı (İpek Hanım Çiftliği – http://www.ipekhanim.com/)
4 yemek kaşığı karbonat (aktardan)
1 yemek kaşığı deniz tuzu (ben evdeki bitmiş, kaya tuzu kullandım, kahve öğütücüsünde iyice çekin)
¼ çay kaşığı portakal yağı (Nerolinn)
10 damla Nane yağı (Nerolinn) - yerine ya da birlikte lavanta, çay ağacı da koyabilirsiniz. Antibakteriyel olur.

Hazırlanışı:
Tüm malzemeleri bir ufak kapta macun kıvamına gelecek şekilde karıştırın. Eğer fazla sulu olursa karbonat ve tuzu artırın. Tuz miktarını daha aza göre de ayarlabilirsiniz. Yağlardan zeytinyağını koymayabilirsiniz. Fazla katı olursa biraz sulandırın. Biraz deneme yanılma ile miktarı ufak tutarak beğendiğiniz bir tarif elde edeceksiniz. Bu miktarlarla çalışınca bir ufak reçel kavanozu ile krem kavanozu doldu. Uzun süre beni idare edeceğe benziyor :P

3 gündür yeni ev yapımı macunum ile fırçalıyorum. Yağlı olmasına rağmen fırçalama sonrasında ağzımda bir ferahlık bırakıyor. Nane yoğunluğunu klasik macunlar kadar sevenler için nane yağını daha fazla koyabilirsiniz. Ancak dikkat edilmesi gerekiyor, karbonat sonuçta dişleri törpüleyerek beyazlatıyor. Bu diş macununu kullanırken dönüşümlü olarak misvak ve kuru bitki karışımı ile de temizlemekte fayda var. Kuru bitki karışımı diş tozu olarak “Zencefil” aktarlarda satılıyor.

Dikkat: Bu reçete tamamen deneme ile oluşturulmuştur. Doğal yenebilir malzemelerden yapılmış olsa da diş macununuzu asla yutmayın. Karbonat, fazla tuz ve bazı yağlar midenizi rahatsız edebilir. Acil bir durumda doktorunuz ile iletişime geçin.

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


Başak Pirtini'den e-posta ile haber almak için e-bültene üyelik: 
http://eepurl.com/TeYdX

Toksik Diş Macunu – Florür tehlikesi

Çoğu diş macunu üzerinde bir uyarı yazısı vardır. “Dikkat: Çocukların kullanımı için uygun değildir. Çocukların erişemeyeceği yerde saklayınız. Eğer yutulması durumunda beklenmeyen bir etki görülürse Sağlık Bakanlığı Türkiye Farmakovilijans Merkezi (TÜFAM)’ne bildiriniz.” Eğer ufak bir miktardan fazlası zehirli olabiliyorsa o zaman bunu her gün ağzıma sürmek istemiyorum.

Dişmacunları kozmetik olarak sınıflandırılıyor. Yiyecek olarak sınıflandırılmadıkları için içerikleri ile ilgili daha az kontrol yapılıyor. Diş macunları genelde aşağıdaki maddeleri içeriyor:

Florür: Florür diş çürüklerini tedavi etmez. Amerikan Diş Hekimleri Birliği Temmuz 2009 Journal’a göre suların florür içerip içermemesi çocuklarda diş çürüğü miktarını etkilemiyor. Florür tehlikelidir. Suları florürlemede kullanılan florürün çoğu gübre endüstrisinin toksik atığıdır. (1) Çevre Koruma Ajansı Çalışanları Birliği (Environmental Protection Agency’s Employee Union) üyesi 1500 bilimadamı, avukat, mühendis ve profesyonel çalışanlar suların florlenmesine karşıdır. Bilimsel veriler kontrol dışına çıkan florüre maruz kalmada artışa, florür sindirmenin diş sağlığı açısından faydasının olmadığına ve bu sindirimin insan sağlığına zararına dikkat çekmektedir.(2)

Florür bir enzim ve hormon inhibitörüdür. Sindirim sistemi yanısıra sinir sistemini de etkiler. Florür kırılgan kemik ve dişlerin ana sebebi olmanın yanısıra, diş minesinde beyaz, açık gri veya kahverengi lekelere yol açar. Florür diş minesinin doğal oluşumunu bozar. Fluorapatite olarak daha kırılgan, sahte bir diş minesi yaratır. Bu sahte diş minesi normal diş minesine göre diş çürüklerinden uzun vadede daha iyi koruma sağlamaz. Bakterilere karşı kuvvetli bir bariyer diş çürüklerini önlemez, esasta mineral açısından zengin beslenme alışkanlıkları dengeli bir vücut kimyası yaratarak kemiklere ve dişlere gereken sağlamlığı kazandırır.

Florür beyin ve böbrek hasarına, I.Q. düşüşüne yol açabilir. Hamilelerde plasenta bariyerini geçebilir. Suların florlanması kanserle ilişkilendirilmektedir. 1977’de ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Baş Kimyageri Dr. Dean Burk ve Güvenli Su Derneği (Safe Water Foundation) başkanı Dr. John Yiamouyiannis suların florlanmasının kanser riskini artırdığını ispat etti. Araştırmalarına göre 350.000 kanser ölümlerinin onda biri çeşme suyu florlanması sebebiyle oluyor.

Amerika’da suların florlanması yaygınken, Avrupa’nın büyük kısmında bu uygulama yapılmıyor. Diş çürüklerini florlu diş macunu kullanmadan, dişlerimizi dişçide florlu macunla temizletmeden, kalsiyum, fosfor, yağda çözülen vitaminlerce zengin besinleri tüketip, mineralce eksik yiyecekleri tüketmeyerek doğru beslenme ile önleyebilir, hatta tedavi edebiliriz.

Florür ile ilgili daha fazla okumak için:
Vitamingiller'de Sağlığımızın Flor ile imtihanı: https://vitamingiller.com/sagligimizin-flor-ile-imtihani/ ,
Fluoride Action Network, http://www.fluoridealert.org/ ,
Fluoride Education Project, www.poisonfluoride.com/pfpc .

Silika Hidrat (hydrated silica): Kuvartz ve kumdan yapılır ve dişmacunu içinde aşındırıcıdır. Çok fazla fırçalama sonucunda dişmacunu içindeki kum dişlerde aşınmaya, diş minesinin incelmesi ile alttaki sarı dentin tabakasının gözükmesine yani sararmaya sebep olabilir.

Aşındırıcılar diş macunlarına temizleme gücünü verir. Lekeleri çıkarır. Diğer aşındırıcılar arasında kalsiyum fosfat, alumina, kalsiyum karbonat bulunur.

Sorbitol ve sakarin: Her ikisi ve tatlandırıcı ve diş macunu içinde kullanılıyor. Bu yapay tatlandırıcılardan diş ve genel sağlık açısından uzak durmakta fayda var.

Titanyum Dioksit: Parlaklık ve beyazlık sağlayan bir pigment. Leke çıkarıcı ve beyazlatıcı olarak kullanılıyor. Potansiyel olarak insanlar için karsenojen bir maddedir. (3) Diş macunu içerisindeki titanyum dioksit eğer nano boyutta parçacıklar içeriyorsa o zaman vücudunuzdaki hücrelere toksik olabilir ve dokunma ile emilebilir. (4)

Gliserin: Dişmacununun hamursu kıvamını vermek için katılır. Diş macununun kurumasını önler. Gliserin’in söylenene göre dişten temizlenmesi için 27 kere dişlerin durulanması gerekiyor. Gliserin filmi dişin daha kuvvetli ve sert olmasını engelleyecek şekilde diş üzerinde bir bariyer yaratabilir. Genelde küçük bir vücuda diş macununun bir oranda yutulması ile veya difüzyonla diş etlerinden kana karışmak sureti ile alınır.

Diğer kurumasını önleyen maddeler arasında sorbitol, su, xylitol (diş çürükleri ile mücadele için ekleniyor) bulunur.

Sodyum Lauril Sülfat (SLS): Köpürtücü ve yağ arındırıcı olarak kullanılır. Genelde arabaları yıkamada ve garaj zeminin temizlemede kullanılır. Aynı zamanda tüm köpüren sabun, temizlik malzemeleri, şampuanlarda bulunur. Vücud tarafından emilerek hücreleri etkileyebilir, zarar verebilir. Ağız ülseri ile bağlantsı kurulmuştur.

Kalınlaştırıcılar: Diş macununu kalınlaştırırlar. Bunlar arasında carrageenan, cellulose gum, xanthan gum bulunur.

Koruyucular: Diş macununda mikroorganizma üremesini önlerler. Böylece diş macununu buzdolabında saklamanız gerekmez. Koruyucular arasında sodyum benzoat, methyl paraben ve ethyl paraben bulunur.

Aroma: Diş macunlarındaki SLS gibi maddelerin korkunç tadı yüksek oranda tatlandırıcı madde ve aroma ile kapatılır.

Renklendiriciler: Bazı diş macunları renklendirilmezse korkunç gözükebilirler, hoşa gidecek yapay renklerle kırmızı, yeşil ve mavi dişmacunları yapılır. Titanyum dioksitle beyaz renk verilir.

Doğal diş temizleyiciler:
1. Deniz tuzu. Ufak bir miktarı diş fırçanıza sürün.
2. Ev yapımı diş tozu
3. Bitkisel diş tozu
4. Toothsoap. Diş sabunu. Hindistansevizi, zeytin ve palm yağlarından yapılma likit bir sabun. http://www.mytoothsoap.com/
5. Orappeal System: naturalief.com
6. Her tür kimyasal ve ismini telafuz edemediğiniz, bahçenizde yetiştiremeyeceğiniz maddeler içermeyen bitkisel veya likit doğal temizlik malzemesi.

Kaynak: “Cure Tooth Decay” kitabı, Ramiel Nagel http://www.curetoothdecay.com/

(1) Connett, Michael. “The Phosphate Fertilizer Industry: An Environmental Overview.” Fluoride Action Network. N.p., n.d., Web. 29 Sept. 2010 <http://www.fluoridealert.org/phosphate/overview.htm#4 >

(2) “NTEU 280 Fluoride.” NTEU 280 Home Page – EPA Headquarters. N.p., n.d. Web. 29 Sept. 2010 < http://www.nteu280.org/Issues/Fluoride/NTEU280-Fluoride.htm >

(3) “Titanium Dioxide Classified as Possibly Carcinogenic to Humans”. CCOHS: Canada’s National Centre for Occupational Health and Safety information. N.p., n.d. Web. 29 Sept. 2010. < http://www.ccohs.ca/headlines/text186.html >

(4)Kumazawa, R. “Effects of Titanium ions and particles on neutrophil function and morphology.” Biomaterials Volume 23, issue 17, Sept.2002, pages 3757-3764.

http://www.saveyoursmile.com/toothpaste/toothpaste-c.html
http://answers.yahoo.com/question/index?qid=20090107121600AAd0P50

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


23 Ekim 2011 Pazar

Evde gerçek zeytinyağlı sabun kullanın

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Çocuk doktorumuz bana bebeklerimi haftada 2 kere doğal katkısız zeytinyağlı sabun ile yıkamamın yeterli olduğunu söylemişti. Melisa 3 senedir saç, vücut tamamen zeytinyağlı sabun ile yıkanıyor. Hiç kepeği yok. Önemle bildireyim zeytinyağlı sabun kepek yapmaz. Kepek saç diplerine yerleşen bir bakteridir. Bildiğiniz kepek şampuanları Çinko (zinc) içeren bileşiklerle bu bakteriyi kontrol altında tutar. O tip bir şampuan kullanmazsanız kepek tekrar oluşur, çünkü tarak, tırnak vs.den geçer yine.

Kepeğe karşı çözümleri internetten bulabilirsiniz. Benim en doğal olarak uyguladığım yöntem bir iki kaşık karbonatı yarım litre suya atıp saçı sabunla yıkamanın sonrasında karbonatlı suyla yıkamak, sonra da bir iki kaşık elma sirkeli bir bardak su ile durulamak oldu. Etkili ancak arada uygulamanın devam etmesi gerekiyor.

Her zeytinyağlı sabun aynı değil. En safı, kalitelisi ve doğalı içeriğinde sadece su, zeytinyağı ve esans kullanarak yapılanlar oluyor. Etiketi okuyun. Eğer anlamadığınız kimyasal maddeler varsa hemen eleyin. Gerçek zeytinyağlı sabun, zeytinyağının 17 saat kadar kül suyunda ağır ağır kaynatılması ile yapılıyor. İçerisinde NaOH yani kostik içermemeli. Köylerde bile kostik kullanılıyor. Bakın:

http://www.hadiyap.com/zeytinyagli-sabun-nasil-yapilir-izleyip-ogrenelim
Gerçek zeytinyağlı sabun sabunlukta altı ıslak kalınca eriyor. Diğer katkılı sabunlar erimez, taş gibi kalır.

İyi zeytinyağlı sabun bulduğum noktalar:

-İpek hanım çiftliği (tamamen geleneksel anlattığım yöntem ile yapılıyor, bir sürü çeşitleri var) 3TL

-Hemen yakınımızdaki bir aktar (Siz de aktarınızdan kostiksiz, sadece küllü su ile hazırlanmış olanlardan isteyin) 2TL

-Göztepe Özgürlük Parkı Çarşamba günkü organik pazardaki temizlik ürünleri satan tezgah (Urtekram marka organik zeytinyağlı sabun) 7TL

-Nerolinn (http://www.nerolinn.com/)

-More Than Soap (Göztepe’de Dharma Med güzellik merkezinde gördüm. Satış noktaları aşağıda) 9TL

Üsküdar-Merkez 0 216 532 24 46
Tepe Nautilus-Acıbadem / İstanbul 0 530 413 72 18
Beylikdüzü Migros-İstanbul 0 212 853 80 09
Fuar Pazarı - Mısır Çarşısı/ İstanbul
Dharma Med - Göztepe / İstanbul 0 216 355 71 71
Dharma Med - Kozyatağı / İstanbul 0 216 385 62 20
Zafer Plaza-Bursa
Elazığ-Merkez
Niyazi25 / Kapalı Çarşı / Mısır Çarşısı

More Than Soap markasının ayrıca bebek parfümü de var. Prof. Erkan Topuz parfümü cildinize sıkmayın kanserojen madde içeriyor deyince tabii zaten son kalan parfümümü de kullanamaz oldum. Tabii krem gibi sürülen hoş kokulu bu parfümü kendime aldım. 20TL

Bildiğiniz başka yerler de varsa ekleyebiliriz.

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


Nerolinn organik bakım ürünleri

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Yıllardır yüzüme sürdüğümde kremler kaşındırır, kurutur, işe yaramaz. Önceleri annem bana pahallı markaların kremlerini alır verirdi. Sonra eczanelerden denemeler yaptım. İçindeki kimyasallar bir şekilde her seferinde dokunuyor. Yüzümdeki kuruluk ve kızarıklık gitmiyor. Bir gün Çocuk Doktorumuz Hülya hanım ile görüşmemiz sırasında güneş kremlerini soruyordum. Nerolinn adlı bir dükkandan bahsetti ve güneş kremi olarak gül kremini bizzat kendi hassas cildinde denediğini, güneş koruması olduğunu anlattı. Bebek hastalarına önerdiğini söyledi. Hemen denemek için dükkanın yolunu tuttuk :P

Nerolinn kimyager bir meslektaşım Emine hanım tarafından işletiliyor. Dükkanın arkasındaki laboratuvarında kremleri, yağları, sabunları bizzat kendisi üretiyor. Her şey tamamen doğal. Hiçbir katkı maddesi, zararlı kimyasal kullanmıyor. Ayrıca her zaman çaya davet edecek kadar da nazik. Hobisini işe çeviren Emine hanım’ı yaptığından dolayı kutluyorum. Ürünlerini keyifle kullanıyorum. Teşekkürler.

Neler mi aldım?

-Bebek ve kendim için gül kremi (Güneşten koruyucu ve yüz bakımı için)

-Lavantalı krem (El bakımı için)

-Gül suyu (krem sürmeden önce cildi nemlendirip gözenekleri açıyor, krem daha iyi emiliyor)

-Lavantalı doğal mineralli deodorant roll-on (En sıcak yaz günlerinde de işe yaradı)

-Organik güneş yağı (Kızgın güneş ışınlarında bebekler ve ben acımadan durabildik)

-Diz ağrıları için özel krem (Kayınvalidem için özel üretti, memnun kaldı)

Henüz almadım ama İpek Hanım Çiftliği’nden gelen zeytinyağlı sabun tozuna alternatif olarak zeytinyağlı çamaşır yıkama suyu da var. Yine doktorumuz evde deneyip beğendiğini söylemişti.
Ürün almak için olmasa bile sadece uğrayıp organik bitki çaylarından içmek isterseniz Nerolinn İstanbul, Levent’te. Mutlaka uğrayın, benden selam söyleyin.

Güncelleme:  15.06.2015 - www.Nerolin.com satış sitesi açıldı. Doğal Anneyim takipçilerine indirim de uyguluyor. Nerolinn'den en çok kullandığım ürünler arasında bir de antibiyotik etkili yağ karışımı var. Özellikle ortakulak iltihabında kendimde ve çocuklarda çok etkili oldu. Bu özel karışım hakkında detaylı bilgi bu blogumda. Burada bahsettiğim deterjanı da denedim. Bebeklerimde son iki senedir Nerolin Zeytinyağlı Sıvı Çamaşır Deterjanını da severek kullanıyorum.

http://www.nerolinn.com/
Tel: 0212 284 83 72
http://www.facebook.com/groups/365551977692/

1 Ekim 2011 Cumartesi

Evde kolay bebek pişik kremi yapımı

Bebeğinize ve kendinize doğumdan itibaren nemlendirici, pişik önleyici ve pişik tedavi edici olarak tarif edeceğim kremi kullanabilirsiniz. Ben bir arkadaşımın yabancı bakıcısından 3 sene önce öğrenmiştim. Evde defalarca yaptım. Pek çok arkadaşıma da hediye ettim. 3 senedir bebeklerimde ciddi bir pişik sorunumuz olmadı.

Kremin kullanım alanları:

-Pişik önleyici olarak her bez değişiminde bebeğinizin poposuna,
-Kırmızı pişiklerde bebeğin kızaran yerlerine bolca,
-Yenidoğanlarda oluşan tüm bedendeki cilt kuruluklarında,
-Bebeğinizi ilk katı mamalarla tanıştırırken ağzının etrafında oluşacak besin alerjisi kızarıklıklarına karşı yemekten hemen önce ağız etrafına sürülür.
-Anne ve babalara elinize yüzünüze nemlendirici olarak sürülebilir

Malzemeler:

1 bardak naturel sızma zeytin yağı (tercihen organik, kimyasal işlem görmüş riviera değil)
¼ bardak oranında balmumu (kolay erimesi için bıçakla kazınmış)
Kremi koymak için kapaklı cam kap veya ufak kavanoz

Balmumunu aktardan alabilir ya da petek balı süzüp yıkayıp kullanabilirsiniz.

Kremin yapımı:

Zeytinyağını ufak bir çelik tencereye koyun. İçine balmumunu koyun. Isıtmaya başlayın. Balmumu eridiğinde hemen sıcakken cam kaba dökün. Balmumu çok çabuk zeytinyağı henüz kaynamadan eriyecektir. Eğer gerçek petek kullanıyorsanız o zaman kremi çay süzgeci ile süzerek kaba aktarın. Katılaşmasını bekleyin. Kreminiz hazır. Kaplarda katılaşan balmumunu kaynar su ile akıtabilirsiniz.

Krem ne çok katı ne çok sulu olacak. Denemelerim sonucunda jölenin biraz katı formu en kolay sürülen ve kullanılanı oldu. Eğer çok katı olursa tekrar bir bıçakla kaptan ısıtma kabına alın. Biraz daha zeytinyağı koyun ve ısıtın. Çok sulu olursa biraz daha balmumu ekleyin ve ısıtın.

Kremin uygulaması:

Pişik olmaması için her bez değişiminde ufak bir miktar popoya, bezin sıktığı iz yapan yerlere sürün. Bir yarım su bardağı krem sizi 3-4 ay rahat götürecektir.
Pişiklerde bolca pişik bölgesine sürülür, bizde genelde bir gecede kızarıklığa iyi geliyor.

Kremin saklanması:

Zeytinyağının ömrü kadar buzdolabında kapağı kapalı olarak rahatça saklanabilir.


Bebeğinizle size sağlıklı günler dilerim.

Başak Pirtini

****************************************************
Şimdiye kadar bize şişe suyu içmenizin en güvenli olduğu öğretildi. Peki suyumuz gerçekten sağlıklı mı? Alkali su, ters ozmoz faydalı mı? Enerjik Su içmemiz gerektiğini biliyor muydunuz? Bunları merak ediyorsanız mutlaka bu sayfayı okuyun :)

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com