Doğal Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2017 Cuma

İLK KİTABIM ÇIKTI 2017!


Yıllardır yazdığım Doğal Annelik bloglarımı bir süredir kitap olarak düzenliyordum. 5 yıllık uzatmalı bir çalışma sonunda Kasım 2017'de ilk kitabım "Doğal Annelik Yolunda - Doğum ve Hamilelik" Yeni İnsan Yayınevi'nden çıktı. Bu kitabımda annelik, ekoloji ve holistik sağlık konularındaki tecrübelerimi ve önerilerimi yazdım.


Kitabımın konusu:
“Çocuklarda görülen otizm ve otoimmün hastalıkları önlemek için hamilelik öncesinden başlayarak zararlı kimyasalları hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor. Bunlar gidince bedende parazitlerin, bakterilerin kimyasallardan ve toksinlerden filtrasyon için içeri girmesi de gerekmiyor. Ne yiyeceğiz, nereden başlayacağız, tüm detaylarıyla sağlıklı çocuklar doğurmak ve sağlıklı bebekler büyütmek için başlangıç rehberi! Bu kitapta 9 yıllık ilaçsız ve sağlıklı yaşamanın tecrübelerini ve temelini anlatıyorum."

SATIN ALMAK İÇİN
(1) https://www.totsandmore.com.tr/Basak-Pirtini-Dogal-Annelik-Yolunda-Dogum-ve-Hamilelik


Kitabım hakkındaki videolarım:
Anneee TV Ayşe Öner ile doğal yaşam ve doğal sağlığı ve tabii ki kitabımı konuşuyoruz.

TV 8.5 kanalında Seren Fosforoğlu ile Kadın Olmak programında kitabımda anlattığım doğal annelik ve doğal yaşamı konuştuk. 
Yeni İnsan Yayınevi Editörüm Aytaç Timur ile birlikte facebook live videosu için tıklayınız.

Hassas Anne Ece Kumkale ile kitabım hakkındaki konuşmamızın facebook live videosu için tıklayınız.

Kitabımın ilk lansmanındaki duygusal konuşmamın facebook live videosu için tıklayınız.

Taksim Ek Biç Ye İç'te yaptığım söyleşinin facebook videosu için tıklayınız.

Kitabımla ilgili etkinlikler ve imza günleri için lütfen ETKİNLİKLER sayfama bakınız.

"Doğal Annelik Yolunda" Kitabımı D&R, Pandora, Dost kitabevleri yanısıra online olarak D&RidefixPandora bu linklerden de alabilirsiniz.

Kitabımla ilgili okuyucu yorumları:
“Sevgili Başak büyük bir özenle hazırlandığı kendi gebeliklerinden ve doğumlarından edindiği tecrübelerini, anneliğini kadınlarla paylaşmak istemiş. Yaptığı çeşitli araştırmalarla,  kendi pratiklerini birleştirmiş ve bize eşsiz bir kitap yazmış. Teşekkürler ve iyi okumalar.’’ Op.Dr. Gülnihal Bülbül, Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı

“Çocuğumu yıllardır Başak’ın blogundaki önerilerle sağlıklı bir şekilde büyüttüm. Hamilelere doğuma hazırlıkta ve doğumda doula olarak destek veriyorum. Artık anne adaylarına 15 kitap yerine bir tane kitap önereceğim çünkü doğal sağlık için bu kitap her konuya parmak basıyor.” Cansu Nuras, Deneyimli Doğal Anne, Doula

“Etrafımdaki anneler bana neden çocuğumun daha az hastalandığını ve neden ona şeker ve paketli gıda yedirmediğimi devamlı soruyor. Açıklama yapmaktan yoruldum, artık soran olunca masaya koyacağım bir doğal annelik kitabımız olduğu için çok sevinçliyim.” Aslı Akçay, Deneyimli Doğal Anne, Müzisyen

“Kitabı çok sevdim, gayet akıcı, tam bir başucu kitabı. Keşke hamilelik dönemlerime denk gelseymiş, hiç araştırmalara kafa yormazdım, bu kitabı okur, gerisini düşünmezdim. Yani gayet başarılı, devamını bekliyorum.” Burcu Y., Halkla İlişkiler


Şu an ilk kitabımın devamı olacak bebek bakımı ve bebek sağlığı konularındaki kitaplarım üstünde çalışıyorum. Kitabım hakkındaki yorumlarınızı ve sorularınızı merak ediyorum. Bana dogalanneyim@gmail.com a mesaj atabilirsiniz.

2 Ekim 2016 Pazar

Baby Joy Radyo-Doğal Anneyim Anneler Anlatıyor Programı

Doğum Koçu Ayşe Öner ile birlikte... BabyJoy Radyo yayınındayım



BabyJoy Radyo Anneler Anlatıyor Programı Eylül 2016 Bölüm-1


BabyJoy Radyo Anneler Anlatıyor Programı Eylül 2016 Bölüm-2

BabyJoy Radyo'da yayınlanmış Anneler Anlatıyor Programı'na konuk oldum. Doğal Annelik, GDOsuzü doğal ve ekolojik ürünleri neden seçmeliyiz? Aldığımız besinleri nasıl temizleriz? 3 doğal doğum hikayem, hamilelikte beslenme, sağlıklı beslenme, şekersiz beslenme, ilaçsız tedavi, emzirme, sadeleşme, çocuk yetiştirme, çocuk hastalıklarında tedavi, holistik yaşam tecrübelerimi sizin için paylaşıyorum. İki bölümlük çok fazla konu içeren bu programdan çok şey öğreneceksiniz. Faydalanmanız dileklerimle...
BabyJoy Radyo'daki diğer anne bebek programlarını dinlemek için bu linki kullanabilirsiniz.

Evde yaptığım anne ve bebek için uygun pişik ve bakım kremimi gördünüz mü?
http://dogalanneyim.blogspot.com/2013/07/hindistancevizi-yagl-ve-bocek-kovucu.html?m=1
Sipariş için dogalanneyim@gmail.com a mail atabilirsiniz.

Bebeğinizle size sağlıklı günler dilerim.

Başak Pirtini

****************************************************
Şimdiye kadar bize şişe suyu içmenizin en güvenli olduğu öğretildi. Peki suyumuz gerçekten sağlıklı mı? Alkali su, ters ozmoz faydalı mı? Enerjik Su içmemiz gerektiğini biliyor muydunuz? Bunları merak ediyorsanız mutlaka bu sayfayı okuyun :)

***************************

Doğal Anneyim grubum ve bana ulaşabileceğiniz linkler:

Doğal Anneyim Facebook Sayfası: www.facebook.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim Facebook Grubu: www.facebook.com/groups/dogalanneyim
Instagram @dogalanneyim: www.instagram/dogalanneyim
Twitter @dogalanneyim: www.twitter.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim e-bülten ile takip: http://eepurl.com/TeYdX

Köpek ve kedi bloglarım:


9 Nisan 2016 Cumartesi

Üçüncü bebeğimin şiddetsiz doğal doğumu



Daha önce ilk normal ve ikinci doğal doğumumu anlatmıştım. 3. kızımı kucağıma aldıktan ancak 1.5 sene sonra yazmak için gücümü toplayabildim. Tüm doğum zorluklarının anılarının zayıfladığı, güzel anların belirginleştiği an işte bu anmış!

Fala inanma falsız da kalma derler ya hani... Eşim bir gün iş toplantısında kahve içtikten sonra karşı firmadan bir bayan kahve falına bakmış. Kaç çocuğumuz olduğunu bilmeyen bayan eşime iki kızımız olduğunu ve üçüncü bebeğin ise 5 sene sonra olacağını ve erkek olacağını söylemiş. Günümüz şartlarında çok çocuklu olmak ve hepsine aynı ilgi ve alakayı gösterebilmek kolay değil. Kardeşim genç yaşta eğitim sebebiyle yurt dışında yaşamaya başladı, o yüzden anneme büyürken  ikinci bir kardeş daha yapsaydın dediğimi hatırlıyorum. O zamandan beri her zaman aklımda bir 3 sayısı vardır... Neyse, gel zaman git zaman faldan sonra ya bir gün olursa diye eşimle birbirimize takılır olduk. Sonra espri yapıp vazgeçiyorduk. Derken bir gün hiç planlamadığımız bir anda sürpriz bir şekilde hamile kaldım! Eşimle aramızda konuşup bu işin altından kalkabileceğimiz konusunda kendimizi ikna ettikten sonra doğurmaya karar verdim :)

1 Nisan tarihinde doktorum Meltem Özkan Girgin’e kontrole giderek hamileliğimi onayladık. İlk açıkladığımızda annem inanamadı. Zaten peşpeşe 1.5 yaş arayla iki çocuğu nasıl doğurup, evde tek başıma bakarak yorulduğumu gördüğü için sanırım hiç ihtimal vermemişti tekrar doğuracağıma. İlk başta 1 Nisan şakası sandılar sonra gerçek olduğunu görünce babam benden bomba bir istekte bulundu. İkinci kızımı erkek kardeşimin doğumgününde doğurmuştum. Bana bu doğum gününü ayarlama işini iyi becerdiğimi ve Kasım’da kendi doğum gününde bebeği doğurmamı dilediğini söyledi. İlk başta buna pek ihtimal vermesem de gerçekten doğum tarihi Kasım’a denk geliyordu.

Önceki iki hamileliğimde taş devri diyeti şeklinde beslenmiştim. İlk doğumdan sonra kolumda ve 2. hamileliğim sırasında sol bacağımda doktorlar tarafından yapısal kaynaklı denen 2 kez damar tıkanıklığı yaşamıştım. O zaman kan sulandırıcı iğneler vermişlerdi. Bunları artık kullanmıyordum. Acaba bu sefer yine hamilelikte kan basıncı değişeceği için damar tıkanıklığı tekrarlanır mı diye merak ediyordum. Son bir senedir faydalı olacağını öğrendiğim vegan ve vejetaryen diyetle besleniyordum. Çok iyi test sonuçları almıştım. Hamilelik belirli olunca etsiz beslenmeme dönüşümlü balık yağı ve krill yağı, su yosunu ve bol bol çiğ sütten kefir ve ev yoğurdu katmıştım. Damarlara iyi gelmediği öğrendiğimden beri beyaz şekerli tatlı ve çikolatayı zaten 5 senedir tüketmiyordum. Tatlı ihtiyacımı doğal şekerlerden olan bal, pekmez ve meyvelerden az bir miktar yiyerek aldım. Bol sebze, protein için de yiyebildiğim kadar bakliyat tüketmeye dikkat ettim. İlk hamileliğime kadar hiç çürüğü olmayan ancak sonra fire veren dişlerimi korumak adına magnezyum, K2 vit takviyeleri aldım. Dişimi organik veya kendi yaptığım kalsiyum bentonitkilli diş macunlarıyla temizledim.

9 Kasım 2015 Pazartesi

Bursa Organik Ev'de Doğal Annelik Seminerlerinde buluşuyoruz!

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

“Doğal Hamilelik, Doğal Bebek Bakımı ve Doğal Pişik Kremi Yapım Atölyesi”

Tarih: 28 Kasım 2015, Cumartesi
Saat: 12:00-16:00

Yer: Organik Ev, Bursa, Misi Köyü, Gümüştepe Mah. Bardakçı Sok. No:13 Nilüfer, Bursa
Kayıt: organikev.info@gmail.com , 0532 677 1004
Facebook Event: https://www.facebook.com/events/1517888388532436/
Ücret: 70TL 

Bu seminerde sağlıklı bir bebek doğurmak ve doğal anne olmak için gıda, sağlık, ilaç, kozmetik sektörlerinin bizi saran çarklarının dışına nasıl çıkabileceğimizi konuşuyoruz. Doğal hamilelik nasıl geçirilir, nelere dikkat etmeliyiz, doğal doğumla ilgili öneriler, bebek doğduktan sonra temel bebek bakımı ve emzirme ile ilgili soru ve cevaplar üzerine bir sohbet yapacağız. Sonrasında çarkın dışına çıkmanın ilk adımı olarak pek çok rahatsızlıkta kullanabileceğiniz pratik bir krem yapımını öğreneceğiz.

Doğal anne nasıl olunur?

“Doğal anne çocuklarını doğal ebeveynlik esaslarına göre, dünyamıza, çevreye ve hayvanlara saygılı, ekolojik farkındalık sahibi olarak yetiştirmeye çalışan annedir. Bunun için kullanacağı her türlü üründe çevreye zarar vermeyenini, doğal olanını seçmeye çalışır. Evde üretebileceklerini kendisi yapar. Doğal içerikli gıdalarla beslenir. Yapay, suni, zararlı kimyasal içeren, hormonlu, ilaçlı, fabrikasyon gıda ve ürünleri tercih etmez. Çünkü gıda, ilaç ve temizlik sektörünün dayatmaları bizi doğallıktan uzaklaştırıyor dolayısıyla sağlığımızı da bozuyor.”

Neden seminere katılmalıyım?

*Doğal yaşam konularına ilgi duyuyorsanız
*Doğal doğum yapmak istiyorsanız
*İnternet ortamındaki bilgi karmaşasında kaybolduysanız
*Doğal annelik konusunda gerçek hayattan gerçek kişilerle karşılıklı konuşmak istiyorsanız
*Doğal yaşama geçiş pratiği konusunda yönlendirmeye ihtiyaç duyuyorsanız
*Sağlıklı alternatiflere nereden ulaşabileceğinizi bilmiyorsanız
*Doğal ebeveynlik konusunda kendinizi yalnız hissediyor ve bir destek grubu arıyorsanız...

Doğal annelik semineri tam size göre.


Seminerlere katılmak size ne sağlayacak?

Dünya ve çevre için iyi bir şey yapıyor olacaksınız
Çocuklarınıza temiz bir gelecek bırakmak için adım atmış olmak gönlünüzü rahatlatacak.

Detaylı bilgi için: https://organikev.wordpress.com/2015/10/17/dogal-hamilelik-basak-pirtini/
 

***********************************************************************************************************

“Doğal Bağışıklık Sistemini Geliştiren Çocuk Beslenmesi, Antibiyotiksiz Çocuk Yetiştirme”


Gün: 20 Şubat 2016, Cumartesi
Saat: 12:00-16:00

Yer: Organik Ev, Bursa, Misi Köyü, Gümüştepe Mah. Bardakçı Sok. No:13 Nilüfer, Bursa
Kayıt: organikev.info@gmail.com , 0532 677 1004

Ücret: 70TL

Bu seminerde “Doğal anne nasıl olunur?” sorusuna pratik cevaplar bulacaksınız


“Doğal anne çocuklarını doğal ebeveynlik esaslarına göre, dünyamıza, çevreye ve hayvanlara saygılı, ekolojik farkındalık sahibi olarak yetiştirmeye çalışan annedir. Bunun için kullanacağı her türlü üründe çevreye zarar vermeyenini, doğal olanını seçmeye çalışır. Evde üretebileceklerini kendisi yapar. Doğal içerikli gıdalarla beslenir. Yapay, suni, zararlı kimyasal içeren, hormonlu, ilaçlı, fabrikasyon gıda ve ürünleri tercih etmez. Çünkü gıda, ilaç ve temizlik sektörünün dayatmaları bizi doğallıktan uzaklaştırıyor dolayısıyla sağlığımızı da bozuyor.”


Aklınızdan bunlar geçiyorsa bu seminer tam size göre:

*Normal doğum yapmak istiyorum
*Çocuğumun doğal bağışıklığını nasıl güçlendirebilirim? Neler yapmalıyım?
*Doğal beslenmeye nasıl geçeceğim? Aklım karışık...
*Antibiyotik kullanmak istemiyorum, yerine hangi doğal reçeteleri uygulayabilirim?
*Çocuğum sinüzit, ortakulak iltihabı, öksürük oldu, ateşlendi! Doktor ilaç verdi. Evde doğal hangi tedavileri yapabilirim?
*Çocuğumu şekerden ve katkı maddeli paketli gıdalardan nasıl koruyacağım?
*Evde hangi temizlik malzemelerini kullanmalıyım? diyorsanız
*Doğal bakım ürünleri hakkında sorularınız varsa....

Seminere katılmak size ne sağlayacak?


Dünya ve çevre için iyi bir şey yapıyor olacaksınız
Çocuklarınıza temiz bir gelecek bırakmak için adım atmış olmak gönlünüzü rahatlatacak.

Detaylı bilgi için: https://organikev.wordpress.com/2015/10/17/dogal-annelik-basak-pirtini/ 

14 Aralık 2014 Pazar

Baby&You Dergisi Ekim, Kasım, Aralık 2014 köşe yazılarım

Baby&You Dergisi Ekim 2014 Yazım: "Şiddetsiz bir doğal doğum"


Baby&You Dergisi Kasım 2014 Yazım: "Anne elinden şekersiz doğum günü pastası"



Baby&You Dergisi Aralık 2014 Yazım:"Neden doğal anneyim?"

Şiddetsiz bir doğal doğum mümkün

Dr. Frederic Leboyer’in “Birth Without Violence-Şiddetten Uzak Doğum” adlı kitabını sonunda okuma şansına eriştim. Özellikle 3. doğumumdan önce okumanın  yakında yaptığım normal doğum üstünde büyük etkisi oldu. İşte ana karnından çıkan bebeğin dış dünyaya merhaba derken nasıl sakin bir geçiş yapabileceği....

“İnsan bebekleri tamamen korkusuz, kızgınlıktan ve agresyondan arınmış doğarlar. Doğumda yaşanan korku ve acının anısı tüm hayatı boyunca bebekle kalır.”

6 Mayıs 2014 Salı

Doğal Anneyim Magmono'da!

Doğal Anneyim Magmono.com'da!
Doğal Anneyim ile Magmono.com sitesi röportaj yaptı. Röportaj teklifi ile gelen takipçim sevgili Elif Türkölmez'e çok teşekkür ediyorum.

Röportajımı buradan okuyabilirsiniz.

24 Aralık 2013 Salı

Baby&You Dergisi Aralık 2013 Yazım

Sevgili Blog takipçilerim,
Baby&You Dergisi Aralık 2013 sayısında sizinle Hastalanmayan Çocuklarla ilgili yazımı paylaşıyorum. Sevgiler.
Başak



4 Temmuz 2013 Perşembe

İki normal doğum sonrası anne adaylarına önerilerim

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Sonunda bir iki ay önce tüm annelik yazılarıma kaynak ve doğal yaşam araştırmalarıma sebep olan kızlarımın doğum hikayelerini kaleme alabildiğim için çok mutluyum. Her iki kızımı da şehirde, etrafımda nerdeyse1-2 yakın arkadaşım dışında tüm arkadaşlarımın sezeryan olduğu bir topluluk içinde epiduralsiz normal doğum ile dünyaya getirmeyi başardım. 1.5 sene ara ile iki normal doğum üstüne sadece 3 ay ara vererek toplam 4.5 sene emzirmeyi de eklersek üzülerek söyleyeceğim benim gibi okumuş eğitimli anneler arasında farklı bir yere konuyorum. Pek çok anneden normal doğurmak istediğini ancak doktorunun yönlendirmesi ile sezeryana döndüğünü duyuyorum. Gerçekten de ben şanslı azınlık mıyım? Tüm Anadolu’yu düşününce buna pek inanasım gelmiyor. Bence iyi araştırıp, iyi hazırlandığım ve pozitif düşündüğüm için böyle oldu.
  
Normal doğum denince aslında anne adayları korkuyorlar çünkü:

-Normal doğumun nasıl olduğunu, aşamalarını bilmiyorlar, bu da onları korkutuyor.

Pozitif bir normal doğum için youtube’da çok güzel ilham verici hikayeler izleyebilirsiniz. Ina May Gaskin adlı dünyaca ünlü Amerikalı Ebe’nin doğal doğum ile ilgili kitaplarını okuyabilir, videolarını izleyebilirsiniz. Ben sezeryandan bir çeşit ameliyat olduğu için çok daha fazla korkuyordum. Normal doğum en yoğun anında bir kaç saatliğine size zor gelebilir ama geçer gider. Bebeğinizi kucağınıza aldığınız anda unutursunuz yorgunluğunuzu. Yerine büyük bir başardım hissi kalır, sevinçten ağlarsınız. Bebeğinizin her anını kaçırmadan yaşarsınız.

27 Haziran 2013 Perşembe

İkinci bebeğimin normal doğum hikayesi



İlk bebeğimi doğururken ikinci bebeğin doğumu daha kolay oluyor diye kendimi motive etmeye çalışıyordum. Eşimle ilk kızımıza bir kardeş yapmaya ve fazla arayı açmamaya karar vermiştik. Bir iki sene vücudun toparlanması için ara vermeyi önerse de doktorum yediklerime dikkat edersem başarabileceğimi söyledi.

Henüz ilk kızım 9 aylıkken ikinciye hamile kaldım. Bir sene kadar ilk kızıma evde kendim baktıktan sonra 6 aylığına işe geri döndüm. Yoğunluktan hamileliğimin nasıl geçtiğini pek anlayamadım. Hamilelik sırasında kızımı emzirmeye 6 ay boyunca daha devam ettim. Sanılanın aksine hamileyken emzirmek mümkün sadece iki bebek beslemek anneden daha fazla götürüyor, iyi beslenmek gerekiyor. İlk bebeğimi 15 ay emzirdikten sonra hamileliğimin son 3 ayında dişlerimin biraz aşındığını düşündüğüm için sona erdirdim. Aslında devam edebilir, iki bebeği de tandem emzirebilirdim. Biraz gücümü yeni bebeğime saklamak istedim. İlk hamileliğimdeki gibi ilk 4 aylık rutin kontrolleri yaptırıp son aya kadar yine ara verdim. Yoğun bir tempoda akşam 8’e kadar işte çalışmaya devam ettim. İkinci bebeğim için de ilk doğumumdaki gibi üzerinde doktorumla konuşup anlaştığım bir doğum planı yaptım. Ayrıca bebeğim doğduktan sonra yapılmasını istemediğim müdaheleleri de ayrıca hastanede hemşire ve çocuk doktoruna sunmak üzere bir dilekçe olarak hazırladım.

38. haftaki kontrolümüzde doktorumuz Meltem Özkan Girgin bize sürpriz yaptı ve 1-2 güne bebeğin doğacağının müjdesini verdi. Hamilelikte çok stres iyi gelmiyor. Zaten son bir iki gündür aşırı yorulma ve terleme hissetmeye başlamıştım. Sıcaklar basıyordu. Tansiyonum normalden çok yüksek rakamlara fırladı. Meğer strese giren vücut kendini rahatlatmak için bebeği erken çıkarmaya hazırlanıyormuş. Hemen müjdeli haberi ailemize verdik. Bu sefer elimizde saatlerle tüm aile sancıları sayar olduk. O gün sancılarım 15 dakika ile 30 dakika arasında düzensizdi. Kendimize güzel bir yemek ziyafeti çektik. Merakla bekleyen annem ve babam salondaki koltuklarda uyudular. Kardeşim ertesi gün doğumgünü olduğu için bana “gece 12’ye kadar tut, sonra sal” diyerek beni çok güldürdü. Gece oldu, güzel bir uyku çektim.

Ertesi gün sabah 11’de tekrar doktorumuza gittik. Açıklık 5cm olmuştu. Bebek doğum kanalına girmişti. Doktorumuzla sancılar 5 dakikada bire inince hastanede buluşmak üzere sözleştik. Eve geri döndük. İlk doğumumda hastanede doğum yaparken lavman yapılmış ve suni sancı verilir diye yememe izin vermemişlerdi. Bu da enerjimi çok düşürmüştü. Aç kalıp kendimi enerjisiz bırakmamak için güzel tatlılar yedim, hafif sebze yemekleri yedim. Sonra da bir güzel uyku çektim. Biz evde rahat rahat beklerken saat 16.00 olmuştu ki doktorum heyecanla bizi aradı. “Ne olur artık hastaneye gidin yoksa ben kalpten gidecem” dedi.

Hastaneye gittiğimizde bu sefer bizi hemen doğumhaneye aldılar. Lavman yapıldı. İçerideki TV ekranında romantik bir film açıktı. Eşim de yanımda biraz onu izleyerek, biraz dolaşıp nefeslerimi sayarak, biraz da belgesel kanalındaki büyük balıklara bakarak vakit geçirdim. Sonra doktorumuz geldi, sancılar arasında kitaplar ve edebiyat üzerine üçümüz sohbet ettik. Arada hemşire gelip bebeğin kalp atışlarının NTSR cihazına bağlayarak kontrol ediyordu. Geri kalan zamanı ayakta geçiriyordum.




İkinci tecrübem olduğu için ne başıma geleceğini bilmek rahat ve sakin durmamı sağlıyordu. Sancı anında bir dakika diyerek sancılarımı nefesle sayıyor bitince de sohbete kaldığım yerden devam ediyordum. Biraz plates topu üzerine esneme hareketi yaptım. İki saat sohbet ettikten sonra doktorum saat 18.00’de suyumu patlattı. Sonraki iki saat içinde hızla doğum kanalı açılmaya başladı. Artık saat 20.00’de sancılar çok sıklaşmaya başlayınca doktoruma bu işi nasıl hızlandıracağımı sordum. Sana biraz yardım edeyim diyerek bana nasıl iteceğimi anlatıp nereye ittirmem gerektiğini eliyle gösterdi. İlk tecrübemdeki son anda enerjimin bitmesi sıkıntısını yaşamamak için son ana kadar ittirmedim. Sancıların en kuvvetli olduğu an bebeğimle buluşmamıza az kalmıştı. Sonunda bir kaç başarılı ittirme denemesinden sonra tüm gücümü ve zihnimi de kullanarak ittirdim, ittirdim. İlk bebeğimi doğururken epidural almamış ancak suni sancı almış ve epizyotomi olmuştum. İdealimde bunlarsız da doğurmak vardı. İlk başın çıkışından sonrası kayarcasına çıktı. İkinci defa kızım olmuştu. Çok mutluydum. Hemen kucağıma verdiler. Sonrasında kordonunu babası kesti.

İlk doğumuma nazaran ikinci doğumda oldukça rahat doğurmuştum. Doktorum bana “bu sefer normal doğurmaktan tatmin oldun mu, seni mutlu ettim mi?” diye sordu. Evet ne epidural, ne epizyotomi, ne de suni sancı alarak doğurduğum ve bebeğime doğal yoldan kavuştuğum için çok mutluydum. 

Başka bloglarda yer alan doğal doğum hikayelerinde çok güzel evde ve suda doğumlar okudum. Bir tane daha olursa bana güzel ışık tutacaklar hepsi. Hastanede de evdeki kadar rahat ve huzurlu olmasa da hemşireleri şaşırtacak şekilde az bir müdahale ile normal doğumlar gerçekleşiyor. İşte bunlardan ikisi de benim minik kızlarımın doğum hikayeleri. Haydi anneler normal doğuma...

Tüm güzel annelere haber olsun.

Sırada üçüncü doğum hikayem var, en çok kendimi aştığım, en doğal doğumum bu oldu. Okumak ister misiniz?
Başak Pirtini
http://miliyet.com.tr/bashico

Başak Pirtini

****************************************************
Şimdiye kadar bize şişe suyu içmenizin en güvenli olduğu öğretildi. Peki suyumuz ailemiz ve çocuklarımız için gerçekten sağlıklı mı? Alkali su, ters ozmoz faydalı mı? Enerjik Su içmemiz gerektiğini biliyor muydunuz? Bunları merak ediyorsanız mutlaka bu sayfayı okuyun :)

***************************

El yapımı, organik ve yenebilir anne-bebek bakım ve pişik kremimi gördünüz mü? Detaylar burada:
http://dogalanneyim.blogspot.com.tr/2013/07/hindistancevizi-yagl-ve-bocek-kovucu.html?m=1

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


29 Mayıs 2013 Çarşamba

İlk bebeğimin normal doğum hikayesi

Uzun bir süredir doğal anneyim... İki normal doğum hikayemi de yazmak istiyordum. Henüz kendi bloguma bile koyamamıştım, 4.5 sene oldu. Sevgili Eren BYBO (Bebek Yapım Bakım Onarım) blogunda normal doğum hikayeleri yayınlamaya başladı. Benim de hikayemi konuk etti. Bu vesileyle ben de kızlarımın normal doğum hikayelerini sizlerle sırayla paylaşacağım.

İlk bebeğimin normal doğumu

Çocuğumuz olmasına karar verince doğumun doğal bir şekilde gerçekleşmesini istiyordum. Hamile kalmadan 6 ay öncesinde hastalıklarda ilaç kullanmayı bıraktım. Bitkisel yöntemlerle atlatmaya başladım. Zaten sigara alkol kullanmıyordum, en sağlıklı yumurtanın gelişmesine ortam sağlayacak şekilde diyetime daha da dikkat etmeye başladım.

Okuduğum Dr. Sears’ın “The Baby Book” kitabı beni doğal ebevenylik ile tanıştırdı. Ben de bir anne adayı olarak hemen araştırmaya başladım. Tüm bebek ve doğum sitelerine, bloglara baktım. İlk önce kendime bir basit doğum planı yaptım. Doktorum Meltem Özkan Girgin hamilelik ve doğumla ilgili doğal yaklaşımlarıma ve doğum planıma sıcak baktı. Belki doğuma hazırlık kursuna ve hamile yogasına giderim düşüncesiyle Asude Ebe ile görüştüm. Çok aydınlatıcı bilgiler verdi. Genelde anneler normal doğumdan sancılar sebebiyle çok korkuyorlar. Ben ise sezeryan olmaktan, anestezi almaktan ve epiduralden daha çok korkuyordum. Vücuduma ameliyat boyutunda herhangi müdahaleyi kabul etmek istemiyordum. Kurslarda normal doğum korkusunu yenmeye çalışma üzerine daha çok odaklanıldığına kanaat getirerek, kendimi evle iş arasında akışa bırakmaya karar verdim. Bu esnada tüm beynimi, bedenimi, hayallerimi, düşüncelerimi normal bir doğuma ve bebeğime odakladım.

Standart ilk 3-4 kontrol ve 2’li, 3’lü testlerden sonra 3 ay kadar ultrasona gitmedim. Biraz da ilk bebeğimi olduğu gibi kabullenmek istedim, doğabileceği her haliyle... Neticede ilk hamileliğimdi, bebeğime gelişimi için elimden gelen en iyi şartları sağlayacak, ne olursa olsun onu doğuracaktım. Yine de bir şeylerin ters gideceğini hissedebileceğim bir durumda doktoruma kontrole gelmeye söz verdim. Doğumu her ne kadar evde, ya da suda yapmayı hayal etsem de ilk bebeğim olduğu için bunları denemek yerine hastanede karar kıldık.

Hamilelik öncesinde ve sırasında bashico blogumda kedi ve köpeklerimle ilgili blogları yazıyordum. İşten doğuma 2 hafta kala ayrıldım ve beklemeye başladım. Bir sabah 39. hafta ultrason kontrolümüzün olduğu gün sabah 15 dakikada bir ufak bir sancı gelmeye başladı. Kontrolde 2 cm açıklık olduğunu söyledi doktorum. Artık bebeğimi 1-3 gün içinde bekliyorduk. Uzun süre blog yazamayacağımı bildiğimden günümü bilgisayardaki yazılarımı bitirmeye çalışarak ve sancılarımı ölçerek geçirdim. Bebeğim gece yarısı yatağa yatar yatmaz koca bir tekme ile suyunu patlattı. Anne karnında birçok su baloncuğu varmış. Dolayısıyla bir bardak kadar su geldi önce. Hemen toparlanıp hastaneye gittik.

Hastanede gece 01.00'de hiçkimse kalmamış, her yer kapalıydı. Acil kapısından girdik. Doğumhaneye indik. Heryer bomboştu. Belli ki hemşireler de dinleniyordu. Benden başka doğum yapan kimse de yoktu. Zar zor bulduğumuz bir hemşire gelip bizi sancı bekleme odasına aldı. Doktorumu aradılar. Doğum planımı doktorum hemşireye telefonda aktarmış, açıklık 7-8 cm. olunca geleceğini söylemiş. Sancılarımı sayarken her yarım saatte bir NTS cihazına bağlanıp geri kalan zamanda odada yürüdüm. Sancıları ayakta karşılamak yatarak gelen sancılara göre çok daha rahattı. Nefesimi derin alıp çok yavaş vererek sancıların kaç nefes sürdüğünü saydım. Bu odaklanma dayanma gücümü artırdı. Derken lavman yapıldı.

Biz beklerken arada ufak ufak sularım patlamaya devam etti. Normal doğumun sancılarıyla uğraşırken hemşirenin gelip devamlı kelebek takmak istemesi çok fenaydı. Sanki suni sancı almaya zorunluymuşum gibi... Bebeğimi sabah kucağıma alma düşünceleri ile tüm olumsuzlukları uzaklaştırmaya çalıştım.

Sonunda doğumhaneye geçme zamanı geldi. Açıklık 8 cm olmuştu. Doktorum geldi. Filmlerdeki gibi bağıranlar, heyecanla içeri giren hemşireler, etrafta koşturanlar gibi bir beklentim olmuş herhalde ki sakin ortam beni çok şaşırttı. Eşim devamlı yanımdaydı.... Bebeğin kalp atışları yavaşlıyor diye doğumu biraz hızlandırmak için suni sancı verildi. Doktorum beni beklerken sudoku çözüyordu. Bunu görünce aslında doğumun ne kadar normal bir süreç olduğunu düşündüm. 

Ben içerideyken arada bir doktorum doğumhaneden dışarı çıkıyor, son anda haber verdiğimiz anne ve babalarımızla görüşüyordu. Onların kapı açılırken içeriye heyecanlı ve meraklı bakışlar atmaları beni biraz utandırdı. Bir ara meraktan içeriye dalıp beni öpen annemi sıktığı parfüm kokusu dikkatimi dağıttığı için sonradan pişman olacağım şekilde dışarı yolladım. Doğum sancıları çekerken her türlü kokuya, harekete karşı son derece hassas oluyorsunuz. Etraftaki herkes de nazınızı çekiyor.

Sonra her sancı geldiğinde biraz nefes almak ve en kuvvetli anında ittirmek üzerine çalışmamı istedi doktorum. Beni de bebek kanalda daha rahat aşağı inebilsin diye yan yatırdı. Sancı gelince itmeye çalıştım. Ancak bu erken denemeleri fazla ciddiye alınca yoruldum. Son noktada bebek kafası görünmüş ve çıkmak için bir kaç santim kalmışken doktorum enerjimin erkenden bittiğini farketti. “Yardım edeyim mi?” sorusuna karşılık “Eğer 5 dakikada bu iş bitecekse, evet!” dedim. Zaten öncesinde yapılan lavmanla tüm enerji veren besinler dışarı atılmıştı. Enerjimin geri kalanını da boşa harcamış o kadar bitkin düşmüştüm ki o anda yapılan her türlü müdahaleyi kabul etmeye hazırdım.

Bu andan itibaren doğum odası dolmaya başladı. İki hemşire daha geldi. Ayaklarımı standart doğum masası pozisyonuna soktular. Doktorum bebeğimin başına kauçuktan bir el vakumu taktı. Bir hemşire yanıma çıkıp karnıma çok kuvvetli bastırdı. O anda nefesimi tutarak tüm gücümle ittim ve ittim. Tam bebek çıkarken doktorum epizyotomi yaptı. Bebeğin başının çıktığı anın ateş çemberi olarak adlandırılması çok doğru. Çünkü bu en zor geçişten sonra devamı oldukça kaygan bir şekilde çıkıveriyor. Çıkış anının zorluğundan çok yapılan kesinin şoku beni inletmişti.

Hemen bebeğimi göğsüme ilk temasımız için koydular. Bana o kadar sakin ve ağlamadan baktı ki kendimden utanıp ben de sakinleştim. Anlaştığımız üzere doktorum kordon kanının bebeğe geri akmasını yarım dakika kadar bekledi. Sonra da babası kordonunu kesti. İlk kontrollerini bebek hemşiresi yaptı. Doktorum kesilen yere dikişlerimi atarken bebeğimi doğumhane soğuk diye hep sıcak tutulan bebek odasına çıkardılar. Bebeği camdan aileme göstererek başını yıkamışlar. Ben de üzerimde bir yorgan ile soğuk bir odada yarım saati aşkın suni sancının bitmesini bekledim.

Bebeğim çok saçlı doğmuştu, hatta yıkarken saçlarını bile taramışlardı. Yukarıda odamda bebeğimle buluşup yanımda birlikte uyuduğumuz ilk uykumuz herhalde dünyanın en güzel, en huzurlu uykusuydu. Aylardır bu kadar yorulmamış, böyle güzel bir uyku çekmemiştim. Normal doğum paketim kapsamında bir gün daha hastanede misafirlerimizi kabul ettik. Bebeğimi emzirdim, hemşireler bez bağlama, giydirme konusunda destek oldular. Doğumdan hemen sonra ayağa kalktım. İlk duşumu almak çok iyi geldi. Bir 10 gün kadar gitgide azalan adet kanaması şeklinde akıntılar oldu. Hemen ikinci gün dinlenmiş bir şekilde evde ayakta işlerimi yapıyordum. Doğumu kutlamak için tüm aile büyüklerimiz bir arada bizim evdeydik. Ben bebeğimle ilgilenirken herkes evde bir işe koşuyordu. Çok güzel ve keyifli anlardı.
İlk doğumum normal doğum oldu ancak doğal doğum olmadığını hiçbir epizyotomi, suni sancı, vakum gibi müdahaleleri içermeyen başka hikayeleri okuyunca öğrendim. Doğum aslında çok kutsal bir an. 9 ay boyunca bedeninizde büyüttüğünüz canlıyı ilk kez gördüğünüz ve onun bu sihirli gelişimi zorlu çıkışını kucakladığınız önemli bir an. Tam hayal ettiğim bir ilk doğum olmasa da annem de beni suni sancı ile doğurduğunu, hatta son anda artık dayanamayıp kendini uyutturduğunu söyleyerek avuttu... Neticede onun tecrübesini geçebilmiştim. Ben kendimde son anki gücümü kaybettiğim için hayalkırıklığı hissetsem de doktorum da normal doğurmamın önemini ve güzelliğini anlatarak beni avuttu. İlk doğumumdan sonra kendime notlar çıkardım.

Şimdiki bilgilerim olsa kordonu hemen kesmez, atmanın durmasını beklerdim. Hatta lotus doğumundaki gibi kordonun plasentaya bağlı kalmasını ve kuruyup kendi kendine düşmesini bile bekleyebilirdim. Sonra suni sancı yaptırmazdım. Çünkü bebeğim kucağımda olabilecekken en az 45 dakika ayrı kaldık. Bebeğimi yıkatmazdım. Meğer ne daha detaylı doğum planları varmış bunları da içeren. Aklımda bunlar, ben de ikinci doğumumu nasıl planlayacağımı düşünedurdum.

Bundan sonra ikinci kızımın doğal doğum hikayesini ardından da üçüncü kızımın doğal doğum hikayesini anlatıyorum. Herbiri birbirinden farklı deneyimlerimi okumanızı öneririm :)

Görüşmek üzere...

Başak Pirtini


****************************************************
Şimdiye kadar bize şişe suyu içmenizin en güvenli olduğu öğretildi. Peki suyumuz çocuklarımız ve ailemiz için gerçekten sağlıklı mı? Alkali su, ters ozmoz faydalı mı? Enerjik Su içmemiz gerektiğini biliyor muydunuz? Bunları merak ediyorsanız mutlaka bu sayfayı okuyun :)

***************************

El yapımı, organik ve yenebilir anne-bebek bakım ve pişik kremimi gördünüz mü? Detaylar burada:
http://dogalanneyim.blogspot.com.tr/2013/07/hindistancevizi-yagl-ve-bocek-kovucu.html?m=1

***************************

Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


28 Mayıs 2013 Salı

Doğum Planım

Her iki normal doğumumda doğumun nasıl olmasını istediğimi doktorumla doğum öncesinde hazırladığım doğum planım üzerinden konuştuk. Böylece nasıl bir doğum istediğinizi önceden belirleyebilir, doğum telaşında sonradan sizi mutsuz edecek seçeneklerle karşılaşma riskinizi en aza indirmiş olursunuz. Doğum planınıza yapmadan önce doğum öncesi, sırası ve sonrası ile ilgili bloguma bakmayı atlamayın.

NORMAL DOĞUM PLANIM
Doktorumun onayıyla aşağıdaki doğum planını oluşturup doğal bir doğum geçirmek için bu planı uygulamayı arzuluyorum.


1. Anne ve bebeğin birbirleriyle en sağlıklı iletişim kurma yolunun öncelikle doğal doğumdan başladığına inandığım için doğal doğumu destekleyen ve ekibinin de buna hazırlıklı olduğu bir hastanede doğumumu gerçekleştirmek istiyorum.

2. Tıbbi bir gereklilik olmadığı sürece bebeğimi normal doğum yöntemi ile doğurmak ve bu konuda başta doktorumun (buraya ismini yazabilirsiniz) gözetiminde güvende olduğumu bilerek kendisinin fikirlerine saygı duyduğumu belirtmek istiyorum.

3. Bebeğimin suyu yeterli olduğu sürece, kasılmalarımın doğal seyrinde ilerlemesini, doğumumun kendi ritmini yakalamasını istiyor, damardan ilaçlarla doğumumun erken başlatılmasına veya hızlandırılmasına sıcak bakmıyorum. Her doğumun sürecinin farklı işlediğini biliyor, dolayısıyla doktorumun, benim ve ailemin bu süreçte gereken sabrı göstereceğine inanıyorum.

4. Açılma döneminde bebeğin doğum kanalına rahat girebilmesi için kasılmalar boyunca yürümek ve hareket etmekte özgür olmayı, serum veya diğer cihazlara yatar vaziyette sürekli bağlı kalmayı tercih etmiyorum.

5. Doğumumun bütün evreleri boyunca gerekli olan fiziksel ve duygusal destekçimin ve doğum koçumun eşim (buraya doulanızı, doğum destekçinizi yazabilirsiniz) olduğunu ve doğumla ilgili tüm konuların açıklıkla kendisiyle paylaşılabileceğini belirtmek istiyorum.

6. Lavman yapılmasını kabul etmiyor, aynı zamanda ilk fazda tansiyon ve kan şekerimin düşmesini engellemek için istediğim tuzlu veya şekerli (bisküvi, kraker vb.) gıdaları alabilmeyi talep ediyorum. (ilk 2 doğumumda yapılan bu uygulamanın artık yırtığa yol açabileceği sebebiyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmediğini öğrenince 3. doğumumda istemedim. Zaten zamanı gelince barsaklarım kendiliğinden boşaldı.)

7. Kasılmalar sırasında anestetik ilaçlar yerine derin gevşeme, nefes teknikleri, masaj gibi yöntemler kullanarak ilk fazı tamamlamayı istiyor ve epidural anestezi uygulamasından yararlanmak istemiyorum. (tercihinize göre değiştirebilirsiniz)

8. Doğumum esnasında doğumhanede yarı yatarak doğumumu gerçekleştirmek istiyor, ıkınmalar esnasında bedenimin verdiği sinyallere ve doktorumun sözel desteklerine riayet edeceğimi belirtmek istiyorum.

9. Bebeğimin kordon kanını saklamayacağımdan dolayı, bebek doğduğunda ve ağlamaya başladıktan sonra kordonun hemen kesilmemesini, tüm kanın sonuna kadar bebeğime pompalanmaya devam etmesini (yaklaşık 3-5dk), sonrasında kordonun eşim tarafından kesilmesini rica ediyorum. (Burada eğer Lotus Doğumunu tercih edecek olursanız bebeğin kan akışı durana kadar plasentasından ayrılmamasını, hatta hiç kesilmemesini -göbek düşene kadar bekleyenler var- plasentanın düşmesinin kendisinin beklenmesini isteyebilirsiniz.)

10. Doğumdan hemen sonra anneyle bebek arasında kurulacak olan ilk ten temasının doğumun en güzel kazancı olduğuna inanarak, bebeğimin temizlenmeden, yıkanmadan, kordonu kesilmeden veya testleri yapılmadan önce göğsüme verilmesini talep ediyor ve ilk sütümü o esnada bebeğime vermek istiyorum.

11. Doğumdan sonra bebeğimle geçireceğim vaktin ardından ilk kontrollerinin yapılacağı zaman rutin Hepatit B ve K-vitamini aşılarının daha sonra özel doktorumuzla takibi yapılacağı için uygulanmamasını istediğimi bildirmek istiyorum. (Bebek için tıbbi gereklilik, hayatını tehdit eden bir durum olmadığı sürece, aşılarla ilgili kendi araştırmanızı yapıp çocuk doktorunuzla daha ileri bir tarihte de başlamayı planlayabilirsiniz. Aşılar da ilaçtır ve ciddi yan etkileri vardır. Yan etkisel semptomlar ve hastalıklar ailede varsa doktorunuzla aşının gerekliliği ve hastalığın size riski konuşulmalıdır. Bebeğin bağışıklığının gelişmeye başladığı 6. aydan itiraben yapılan aşılara bebekler daha az yan etki göstermektedirler. Aşılar geciktirerek, doz araları açılarak da uygulanabilir. Anne sütünden geçen antikorlar sayesinde bebekler emzirildiği sürece annenin geçirmiş olduğu çocuk hastalıklarına karşı doğal olarak korunmaktadır.)

12. Doğumdan sonra hastanede kaldığım süre boyunca bebeğimle aynı odada kalmayı talep ediyorum.

Bu planımın 3. doğumda kullandığım son hali.Ö nceki iki normal doğumumda da biraz daha eksik haliyle kullandım. Siz de burada yer alan önerilerin kendi doğum planınızı geliştirebilirsiniz.

Not: internetten bakacak olursanız bunun gibi detaylı Türkçe doğum planları da bulabilirsiniz.

Resim: http://www.mindfulmum.co.uk/health/2011/how-to-write-a-helpful-birth-plan/ Bu linkten İngilizce örnek doğum planı indirebilirsiniz.

24 Eylül 2012 Pazartesi

Hastalanmayan çocuk nasıl yetiştirilir? Doğal Ebeveynlik


Günümüzde artık anne ve babalar daha bilinçli ebeveynler. Sağlıklı bir bebek için hamilelik öncesinden itibaren ilk olarak kendilerinden başlayarak sentetik kimyasallar, ilaçlar ve kötü alışkanlıklardan arınmış bir hayat seçmeye çalışıyorlar. Doğal doğumu bilinçli olarak seçen anneler artıyor. Emzirmek dünyanın en güzel paylaşımlarından biri haline geliyor, anneler bağışıklık sistemini son derece güçlendiren emzirmeyi hiç bırakmak istemiyor.

Her anne gibi ben de kışın çocuklarımın yaza göre daha sık hastalandıklarını görüyorum. Ne zaman doktorumuza sorsam demek bir şeyi yanlış yapıyorsunuz derdi. Bence hastalığın ne kadar ağır geçtiği önemli. Her çocuk hastalanarak büyür. Eğer bağışıklık sisteminin doğru bir şekilde işlemesine izin verilirse, her hastalık bağışıklık sistemini geliştirir. Güçlü bir bağışıklık sistemi ağır hastalıklara geçit vermez, her kış ufak tefek gripler ve üşütmelerle atlatılabilir. “Ben her seferinde bağışıklık sistemine yardımcı olacak doktorun verdiği ilaçları, antibiyotikleri kullanıyorum, öyle atlatıyoruz” diyenleriniz olabilir. Kimyasal ilaçlar, antibiyotikler bağışıklık sisteminin normal işleyişine müdahale eder, faydalı bakterileri yok ederek vücudu yardıma bağımlı hale getirebilir. Burada vurgulamak istediğim nokta ilaçlar ile müdahale etmek yerine çocukların bağışıklık sistemlerini kendi kendilerine güçlendirmelerine besinler, egzersiz ve doğal desteklerle yardımcı olmaktır. Ancak kendinizi emin hissetmediğiniz her türlü noktada çocuk doktorunuza fikir danışmanızda fayda var.

Doğal ve doğru beslenme yanında ilaçsız yöntemlerle bebeklikten itibaren yavaş ama sağlam adımlarla bağışıklık güçlenir. Böylece çocuğunuz ileride çok az hastalanan, hastalandığında da kolay ve hızlıca atlatan bir yapıya sahip olabilir. Bunlar size hayal gibi mi geliyor… Ben kendimde ve çocuklarımda işte aşağıdakileri denedim ve denemeye devam ediyorum. Şimdiye kadarki sonuçlardan memnunum.

Sağlıklı bir bebek doğurmak için doğal yöntemler

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Her anne bebeği sağlıklı olsun ister. Peki bunun için nelere dikkat ediyoruz? Kendimde uyguladığım birkaç önemli konudan bahsetmek istiyorum.

Doğum öncesinde:
Arınma: Bu noktada söylenecek çok şey olmasına rağmen kısaca hamilelik ile ilgili kararlarınızı verdiğiniz andan itibaren kendinize ve eşinize içsel ve dışsal bir arınma sağlamaya çalışın. Alkol ve sigaradan uzak durun. Çok gerekli olmadıkça kimyasal ilaç kullanmayın. Evde temizlik ürünü ve kozmetik olarak sentetik içeriklere sahip ürünlerden uzak durun. Özellikle potansiyel kanserojen olan SLS (Sodyum Laural Sülfat), paraben ve başka ismini telafuz edemediğiniz içerikler varsa kullanmayın.

6 Ocak 2012 Cuma

Doğum öncesinde, doğum anında, doğumdan sonra doğal neler yapılabilir? linkler, kitaplar

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

"Doğal Doğuma Doğru-20 Anneden Normal Doğum Hikayesi" Kitabı Notlarım, Eklerim ve Yorumlarım

Bu kitaptan ilk önce sevgili Öykü'nün blogunda haberdar olmuştum. Sonra tanıdığım 2 kişi ve bir kaç blogger da içinde yer alıyormuş, çok beğenerek okudum. Kitabı tüm hamilelere ve normal doğumu düşünenlere hatta sadece doğum hikayesi okumayi isteyenlere tavsiye ederim. Aldığım notları, linkleri ve başka yorumlarımı da ekleyip size iletiyorum. Sizlerin de eklemek istedikleriniz varsa koyalım buraya birlikte. Faydalı olması dileğimle.

DOĞUM ÖNCESİNDE:

*Hamile yogası, doğuda nefes kursları size doğum sancılarını yani dalgaları daha iyi karşılama imkanı verecektir. Ben geçmişte yoga yapmıştım o yüzden bu kurslara katılmadım, zaten doktorlar size anlatıyorlar o anda nasıl nefes kullanacağınızı.

*Hoşunuza giden sakinleştirici müzikleri ipod’unuza yükleyin, yanınıza alın. Ben de yaptım ama sancıları çekerken hiçbir şey dinlemek istememiştim ;)

*Doğum öncesinde mutlaka doktorunuza normal doğum istediğinizi anlatın, yoksa ileride sezeryan yanlısı çıkarsa son anda doktor değiştirmek zor olabilir.

*Bir "Doğum Planı" yapın. Örnek olarak belgelerde vereceğim. Doktorunuz imzalasın, doğuma bir tane yanınızda götürün. Sonra doğum anında sancıları karşılarken sabrınız, tansiyonunuz tartışmaya yeterli olmayıp yapılan her müdaheleyi kabul eder durumda kalabilirsiniz. Önceden ne istediğinizi belirtin, uygulama anında mutlu olacaksınız.

*Doğuma kim girecek yanınızda olacak doğum koçunuz için önceden doktorunuz ile anlaşın.

*Ağrısız bir doğum için hipnozla doğumu araştırabilirsiniz.
http://dogumdayim.blogspot.com/2010/07/hypnobirthing.html
http://www.hypnobirthing.com/turkey.htm (Türkiye’deki kontak kişiler)

“HypnoBirthing/ Hipnozla Doğum adı verilen, telkinle ağrısız doğum yönteminda İngiliz Doktor Grantly Dick-Read, doğum sırasında çekilen ağrının nerdeyse tümüyle korkudan olduğu düşüncesini ortaya atmış. Kadın doğum sırasında korku hissedince bedeni alarma geçer, kan rahim bölgesinden çekilip hayati organlarda yoğunlaşır. Rahim oksijensiz kalır ve işlevini ağrısız yerine getiremez. Korkunun giderilmesi için nefes teknikleri ve derin gevşeme önemlidir.”

*Hamilelik sırasında doğumdan aylar önce Braxton Hicks yalancı kasılmaları yaşanabilir. Bunların rahmi gerçek doğuma hazırladığı düşünülmektedir. Özel nefes ve gevşeme teknikleri ile bu kasılmalar ile başa çıkabilirsiniz.


DOĞUM ANINDA:

*Doğum başlarken su kendiliğinden geldikten sonra doksanaltı saate kadar beklenebiliyor. Bu arada enfeksiyen kapmamaya dikkat etmek gerekiyor. Yani doktor suyun geldi hadi 24 saat içinde seni doğurtmamız gerekiyor derse bekleyebilirsiniz, suni sancı almaya gerek yok. Tabii enfeksiyon olmaması için temiz olmayan sulara girmeyin, elleri temiz olmayanlar sizi kontrol etmesin vb.

“Enfeksiyon için tahlil yapılması, su geldikten sonra yapılacak herhangi bir muayene ya da örnek alınması, aslında enfeksiyon tehlikesini artırıyor.”

*Çocuğunuz için doğum anında yapılan rutin Hepatit-B (taşıyıcı değilseniz yaptırmak şart değil) ve K-Vitamini (sonradan bebeklerde karaciğerde salgılanıp kendinden vücutlarında artıyor, ayrıca K-vitamini siz de alabilirsiniz, sebzesini yiyin anne sütünden geçer) ertelenmeyi düşünüyorsanız bunun için bebek doktoruna bir dilekçeyi yanınızda taşıyın.

*İlk doğum anında insan sancılarla başederken çok sinirli olabiliyor, yanınıza gelen yakınlarınıza kırıcı olmamaya dikkat edin. Ya da baştan bu konuda haber verin alınmasınlar ;)

*Epidural rahat bir yöntem gibi gözüksede doğumu yavaşlatıyor, bebeği zor durumda bırakabiliyor, bebeği strese sokabiliyor, gereksiz yırtıklara, ıkınma anını hissedememeye ve omurgada doğumdan aylar sonrasına kadar kalacak ağrılara sebep olabiliyor. Sancılar dalga gibidir, gelir ve giderler, öyle hastalık ve başağrısı gibi devamlı olmadığı için dayanmak mümkün, biraz dişinizi sıkın kendinizi ve anestesizden etkilenebilecek, sonrasında emme sıkıntısı yaşayabilecek bebeğinizi düşünün. Doğum sonrasında kollarınızda bebeğinizi hayal etmek en güzel imgeleme olacaktır :)

*Suni sancı ile başlatmak, doğumu hızlandırmak işi kolaylaştırıyor gibi gözükse de bebek ve sizin üzerinizde olumsuz etkileri olabiliyor. Benim ilkinde suyum geldiği için suni sancı ile 24 saat içinde doğum gerçekleştirilmişti. Ancak dirsek içine açılan damar yolu son ıkınmalar sırasında patlamış, 15 içinde 13cm’lik bir toplar damar tıkanması yaşadım. Sonuçta 20 gün boyunca kan sulandırıcı iğneleri kaba ete yapmam gerekti. Bir de doğumdan sonra suni sancının bitmesini beklerken bebeği alıp götürdüler, en çok bana ihtiyacı olan anda 45dk yanımda değildi.

Suni pitosin ilacı, oksitosin hormonu yerine doğumu hızlandırmak için veriliyor. Bir blogda okumuştum bunu araştıran bir hamile doğum hemen öncesinde bu maddenin bulunduğu hurmayı bol bol tüketip doğum sancılarını kuvvetlendiriyordu.

*Epizyotomi doğum sırasında bebeğin başı çıkacakken kesi yapılmasıdır. Bunu istemiyor olduğunuzu doktorunuza anlatın. Eğer öncesinde kegel egzersizleri yapar, doğum kendi hızında gider, açılmalar yavaş yavaş olur, su doktor tarafından patlatılarak hızlandırılmaz, açılmalar sırasında vajina kaslarınıza sıcak nemli havlu ile kompres yapar, homeopatik calendula tincture sürerseniz yırtılmaları önleyebilirsiniz.

Kitapta bir ebe doğum sırasında yırtık olan yazara “Dikkat edip temiz tutarsan, bence dikilmesine gerek yok” diyor. Nitekim iki haftaya kalmadan kendiliğinden yırtık iyileşiyor.


*Doğum illa da doktora kolaylık ancak hamileye zor olan yatar pozisyonda olmak zorunda değil. Ayakta veya oturarak doğurmak yer çekimini de kullanarak size avantaj sağlayabilir.

*Ikınma için doktorun söylediği anı bekleyin. Öncesinde kendi kendinize deneme yapıp gücünüzü tüketmeyin, güç bitince en son anda itmek çok zor oluyor.

*Ikınmaları vajinaya doğru değil, sanki kakanızı yapar gibi anüse doğru yapın.

*Lavman yapılması doğum eğer uzun sürerse sizi güçten düşürebiliyor. Doğum sırasında enerji verecek meyve suyu, şekerli çay, su gibi içecekler içmeyi talep edin.

*Ayakta dolaşmak hareketli olmak sancıları karşılamayı kolaylaştırır. Habire monitöre bağlı kalmamak üzere doktorunuz ile anlaşın. Ben 30dk’da bir monitör bağlantısı yapmıştım.

*Doğum son anında bebeğin çıkması için bir ebe gelir ve karnınıza bastırır. O sırada vakum da kullanılıyor olabilir.

“Fundal baskının doğuma yararı konudunda hiçbir kanıt yokken zararlarına ilişkin pek çok araştırma sonucu var: rahimde ya da anal kaslarda yırtılmadan, bebeği kafasında çatlaklara ve beynin zarar görme olasılığına kadar. (Bkz.Cochrane Reviews)”

*Kordon sarkması olur diye ayağa kalkmanızı engellemek isteyen ebeler olabilir.

“Kordon sarkması 900 doğumda bir görülebiliyor ancak yürümeyle ya da ayakta durmayla hiçbir alakası yok.”

*Sezaryen yapılması gerekli olduğu bir durumda rutin olarak uygulanan tek kat dikiş yerine çift kat dikiş isteyin. Tek kat dikiş sezaryen sonrası normal doğumlarda rahimde yırtılma (rüptür) olasılığını artırıyor. Böylece bir gün tekrar normal doğum yapabilirsiniz.

*Pilates topu üzerine oturarak sıcak bir duş almak suyun sıcaklığı ve duşun masaj etkisi ile doğum sancılarını yarı yarıya azaltabilirsiniz.

*İngiltere’de TENS makinası denen, vücuda hafif elektrik akımları vererek ağrı eşiğini yükselten, yan etkisi olmayan bir alet kullanılıyor. Doğurmakta olan hamileler bu aletle sancılarla daha kolay başedebiliyor.

*İngiltere hastane masraflarını ve dolu yatak sayısını azaltmak için evde doğumu destekliyor. Doğum eve gönderilen ebeler eşliğinde gerçekleştiriliyor.

*İngiltere’de hamilelik boyunca sadece bir kere ultrasona giriliyormuş, şimdilerde ikiye çıkartmışlar ancak birincisine bile girmeyenler oluyormuş. Ben de ilk 2’li test ve 3’lü test sonrasında 7. aya kadar girmemiştim. Zaten bebek karnın içinde oynuyorsa merak edecek bir konu yok şeklinde düşünmüş, son haftalardaki kontrollere saklamıştım ultrasonu. Ultrason zararsız diyenler olsa da yüksek ses frekansının bebeğin beynindeki su içeriğini harekete geçirdiği gibi araştırmalar var.


DOĞUMDAN SONRA:

*Bebeğinizin doğumdan sonra yıkanmasına izin vermeyin, koruyucu tabaka verniks bebeğin cildi tarafından emilir. Sadece havlu ile sarmak yeterlidir.

*Plasenta doğumdan sonra eğer ayakta durursanız kendiliğinden ilk 10-15 dakika içinde düşer, yatar durumda saatlerce vücut içinde kalabilir, bu durumda hemen düşmesi için doktorlar Ergometrine iğnesi yaparlar. Sadece ayağa kalkın ya da dizleriniz üzerinde doğrulun yeter.

*Göbek kordonunu kesmeyin, ya da geç kesin. Plasentanızı kendinize alabilirsiniz. Rutin olarak doğuran anneler hastaneye bağışlarlar size sorulmaz bile. Lotus doğumu düşünürseniz bebek kordonu kesilmez ve plasenta doğum sonrasında yıkanarak bebeğin yanında bekletilir. Bebek doğmak için kanının 1/3’ünün plasentaya gönderir, bu da yaklaşık 100ml eder. Bu çok besinli ve oksijenli kanı hemen kordonu kesmeyip beklerseniz bebeğe tekrar geri gönderebilirsiniz. Plasenta sonrasında bir kumaş torba içinde bol tuz ve lavanta karışımı ile kurutulur. Bebek göbeği kuruyana kadar bebek yanında kalır. Bu bebekler son derece sakin ve huzurlu olurlar. İlk 3 gün süt gelene kadar ağlamadıklarını anlatıyor anneler.

“Lotus Doğumu göbek bağının hemen kesilmediği doğum pratiğine deniyor. Lotus doğumlarında plasenta uygun bir kaba ya da torbaya konarak bebekle birlikte tutulur. Göbek bağının 3 ila 10 gün içinde kendiliğinden düşmesi beklenir. Amaç, aynı hücreden büyümüş olan bebekle plasentayı birbirinden vakitsiz ve zorla ayırmayıp işi zamana bırakmak. Böylece hem bebek plasentadan alacağı bütün kan ve oksijeni kullanabiliyor, hem de elden ele dolaştırılarak yorulmuyor. Bu bebekler ileriki yaşlarda lotus doğumun pek çok başka yararını da görüyorlar. Ayrıca lotus doğumla doğan bebeklerin çok daha sakin ve “bütün” oldukları gözlemlenmiştir.”

*Bebek doğduktan sonra mekonyum adında siyahımsı ilk kakasını yapar. Bu kaka birkaç sefer sonra yeşilden anne sütü gelmeye başlayında altın sarısı içinde hardal tanecikleri gibi pütürler olan forma dönüşür. Bebeklerde barsaklar mide ile aynı anca çalışmaya başlar. Midesine süt giden bebek hemen sonrasında kakasını da yapar. Bebeklerde yenidoğan sarılığından korumak için doğunca bol bol emzirin. Emmeyi ilk hafta boyunca yavaş yavaş öğrenir. Sarılık değerini düşürmek için gerekirse sütünüzü sağıp biberonla verebilirsiniz. Kolları ve bacaklarını da güneşe tutmayı ihmal etmeyin. Aklınızda bulunsun ilk süt normalde 3. gün gelir.

LİNKLER:

Do-um, doğuma hazırlık ve doğum sonrası destek (İstanbul)
http://www.do-um.com/

Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, Doğum Hazırlık Kursu (İzmir)
http://deu.edu.tr/DEUWeb/Icerik/Icerik.php?KOD=9199

Dr. Dilek Cengiz, (İstanbul)
http://www.rahatdogum.com/

Dr. Fahriye Sezer, fahriye.sezer@gmail.com (İstanbul)
Özel Çapa Medilife Hastanesi

Dr. Hakan Çoker, Hamile Eğitim Merkezi (Marmaris)
http://dogaldogum.com/

Dr. Pınar Serçekuş (Denizli, İzmir)
http://www.dogumvebebegim.com/

Dula Julia Steils, İstanbul’da yaşayan Amerika’lı bir dula, Full Circle (İstanbul)
Doğuma hazırlık kursu
http://fullcirclehealing.org/

Ebe Asude Oflaz, Hamile Okulu (İstanbul)
http://www.hamileokulu.com/

Elif Doğan (İstanbul)
http://blogcuanne.com/
http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/

İstanbul Psikodrama Enstitüsü ve Danışma Merkezi, Anne-Baba Eğitimleri
http://www.istpsikodrama.com.tr/

Jale Özen (İstanbul)
http://hamilelerkulubu.com/

Psikolog Nülufer Devecigil (İstanbul), Ebeveyn Okulu ve Oyun Terapisi, Doğal Ebeveynlik Eğitimleri
http://www.kuraldisi.com/workshop/ebeveyn-okulu

http://ardatotisi.blogspot.com/ (Itır Salancı Yoğurtçuoğlu blogu)

http://www.homebirth.org.uk/ Londra’da yaşayan ve altı çocuğunu evde doğurmuş bir annenin gönüllü olarak kurduğu web sitesi, moderatörlüğünü yaptığı yahoogrubunda ise 3000 kişi varmış.

Waterbirth International, Barbara Harper
http://www.waterbirth.org/

Çiftlik (The Farm), Dünyaca ünlü ebe, Ina May Gaskin tarafından ABD Tenessee’de kurulan; doğal doğum ve bütünsel yaklaşımın desteklendiği bir ebe merkezi.
http://www.thefarm.org/

Jocelyn Doğal Doğurganlık Merkezi, Sydney, Avustralya
http://www.fertility.com.au/AboutUs.html

Lamaze yöntemi
http://www.hamilelerkulubu.com/index.php?option=com_content&view=article&id=311:lamaze-yoentemi-le-doum&catid=48:op-dr-hakan-coker&Itemid=89

Ankara’da Hamile Yogası, Pınar Canko
http://www.pinarcanko.com/


Kuraldışı yaşam okulu
http://www.kuraldisi.com/workshop/yasam-okulu/

Hamile Yogası, Zeynep Çavuşoğlu
http://www.ekolojikrehber.com/genel/yesilinasli/ozel-amaclara-yonelik-yoga-turleri-hamile-cocuk-menopoz-yogasi-video/

Türkiye’de Doğal Doğum (Natural Birth in Turkey) Yahoo grubu
http://health.groups.yahoo.com/group/naturalbirthturkey/?tab=s

Sınır tanımayan Ebe, Gail Winters Johnson (evlere doğum için gelebiliyor)
http://www.midwifewithoutborders.com/aboutgail.html


KİTAP-CD-DVD:
“Spiritual Midwifery”, Ruhsal Ebelik, Ina May Gaskin (Makat gelişi bebeklerin doğumları ile ilgili bilgiler)

“Birthing from Within”, Pam England (Doğumu her aşamasıyla resim etmeyi öğretiyor)

“Natural Fertility”, Doğal Doğurganlık, Francesca Naish

“Active Birth”, Aktif Doğum, Janet Balaskas

“Birth Without Violence”, Şiddetten Uzak Doğum, Frederick Leboyer

“Guide to Childbirth”, Doğum Kılavuzu, Ina May Gaskin

“HypnoBirthing-The Mongan Method”, Hipnozla Doğum Mongan Yöntemi, Marie F. Mongan

“Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı” Dr. Thomas Verny, John Kelly

“Sezaryen-Neden Öneriliyor? Neden tercih ediliyor? Anne ve bebeği bekleyen riskler”, Michel Odent

“Nil Gün Sağlıklı Hamilelik ve Doğum” CDsi

“Laugh and Learn About Childbirth” Doğum DVDsi

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


13 Kasım 2011 Pazar

"Doğal Anneyim" grubu Facebook'ta!

Tüm anne ve anne adaylarını yeni "Doğal Anneyim" facebook grubuna doğal doğum, aşısız ve ilaçsız çocuk yetiştirmek, emzirme, homeopati, beslenme gibi konuları konuşmak üzere davet ediyorum.











22 Ekim 2011 Cumartesi

Emzirmeye ne zaman başlamalıyız?

Bebeğiniz için tek ve en iyi besin ANNE SÜTÜ’dür.

Doğumdan sonra ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamalıyız.

Doğumdan sonra 1-2 gün süt tam olarak gelmez. Yerine şeffaf bir sıvı gelir. Tam olarak anne sütü 3. gün gelmeye başlar. Bu zamana kadar bebek 3 saatte bir emzirilmeli ancak doymuyor diye meme uçlarınızın yara olmasına izin vermeyin. Bebek doğası gereği kilo kaybedecektir. Endişe edilecek bir durum yoktur. Süt gelene kadar bebeğe ağlamaması için emzik verilebilir. Su ya da bebek maması verilmesi doğru olmaz.

Kaynak: Hasanpaşa Sağlık Ocağı bilgi kağıdı ve kendi deneyimlerim. Emzirme danışmanlığı için Ocak Tel: 0216 340 04 64

Not: Normal doğum sırasında bebek doğum kanalından rahat çıkmak için kanının 1/3’ünü (100ml kadar) plasentaya geri gönderir. Ufalan bebek daha rahat doğar. Normal doğum sonrasında göbek kordonu hemen kesilmeyip bu besinli ve oksijenli kanın tekrar bebeğe akması için eski doktorlar gibi kordon sıvazlanarak yardımcı olunabilir. Ya da Lotus Birth’deki gibi plasenta kuruyuncaya kadar kordonla bebeğe bağlı kalır. Böylece bebek hakkı olan kanı tekrar vücuduna alır, ağlaması az olur, sakin bir bebek olur.
Lotus birth: http://dogaldogumbilinci.blogspot.com/?zx=b89ea2fa7a66f886