Bebek Beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek Beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2018 Perşembe

Parents Dergisi Mart 2018 Yazım - Doğal Gıdalarla Doğal Yaşama Merhaba!



Sevgili Okurlar,
Parents Dergisi’ndeki ilk köşe yazımda sizinle buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. İlk önce, biraz kendimden bahsetmek istiyorum. Kimyagerim ancak fuar ve konferans sektöründe pazarlama alanında yıllarca çalıştım. İş hayatı ve kariyer yapmanın hayallerim arasında yer almadığını farkettikten sonra evde kalıp 3 çocuğuma kendim bakmayı seçtim. İçimde söndürülemez bir öğrenme aşkı var. En sevdiğim şey kendime kitap almak! Üniversiteden mezun olduktan sonra her geçen gün bütün topluma nasıl katkıda bulunabilirim diye sora sora farkettim ki okuyup, öğrenip, uyguladıklarımı benim gibi merak edenlere konuşarak ve yazarak aktarmaya başlamışım. En büyük merakım doğal ve sağlıklı yaşam. Bunun ince noktalarını öğrenmek için özellikle yurtdışındaki bütüncül tıp doktorlarının ve uzmanların internet konferanslarını dinlemekten ve yabancı makaleleri okumaktan çok hoşlanıyorum. İyi olduğum konulardan birisi de özet çıkarmaktır. Biliyorum ki modern toplumun hızlı yaşamında bilgiyi de çok hızlı ve kısa yoldan öğrenmek büyük bir avantaj. O yüzden hem yazıyor, hem de seminerler veriyorum. Blog yazılarımda ve Kasım 2017’de çıkan ilk kitabım “Doğal Annelik Yolunda-Hamilelik ve Doğum”da yıllardır kendi hayatımda uyguladığım sağlıklı ve doğal yaşam pratiklerimi paylaşıyorum. Bashico (bashico.blogspot.com.tr), Doğal Anneyim (dogalanneyim.blogspot.com.tr), Enerjik Su (enerjiksu.blogspot.com.tr) sitelerimde eminim sizin, çocuğunuzun ve hayvanlarınızın ihtiyacı olabilecek çok fazla bilgi bulacaksınız. Tüm etkinliklerimi www.BasakPirtini.com sitemde bulabilirsiniz.

İlk yazımda doğal beslenmeden bahsetmek istiyorum. Fiziksel bedenimizin en büyük isteği gerçek, doğal ve ihtiyacı olan besinleri ona sunmak. İlk kitabımda bahsettiğim konulardan birisi de bu. İzlediğim bir belgeselde doktorların aktardığı bir bilgiye göre bir annenin hamile kalmadan önce bedenine kattığı sakıncalı besinler, ileride doğuracağı bebeğin geçirebileceği hastalıkları da etkiliyor. Peki hamilelik öncesinden itibaren sağlıklı bir bebek doğurmak için ne yemeliyiz? Bebeğimizi hastalanmaması için nasıl beslemeliyiz? Doğal anneyim bloğumda detaylı bebek beslenmesi yazılarım var ama şimdi burada bizim mutfakta olmazsa olmazları size bahsetmek istiyorum.

1-Paketli, raf ömrü olan gıdaları buzdolabınıza asla sokmayın. Soslar, hazır yiyecekler, fabrikasyon ne varsa. Buzdolabınızdaki ürünler el yapımı, tazeliği kısa bir süre koruyabilen, doğal kaynaklı besinler olsun. Bizim buzdolabının yüzde 80’i taze sebze ve meyvedir. Ancak bunların tabii ki de mevsiminde, mümkünse ilaçsız, GDOsuz, yerli tohumdan üretilmiş olmasına dikkat etmeliyiz!

2-Ev yapımı kefir, yoğurt ve lor peyniri. Çocuklarım doğduğundan beri 9 yıldır evde kendi yoğurt ve kefirimi yapıyorum. Ben yıllardır çiğ süt alıp işliyorum. Süt benim fikrime göre yetişkinler için çok gerekli değil, kalsiyumu çok daha basit ve etkili yollarla bedene kazandıran bitkiler var. Çocuklar için süt tüketilecekse güvendiğim bir çiğ sütten probiyotik olarak çiğ yoğurt ve çiğ kefir şeklinde işlenmiş olmasına önem veriyorum ve süt içirmiyorum.

3-Ekşi mayalı ekmek yapımını öğrenin. Buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan glüten, Broken Brain belgesellerindeki doktorlara göre herkesin bağırsaklarının hassas olduğu bir protein. Tahıl Beyin kitabında detaylı okuyabilirsiniz. Ekmekten vazgeçemeyenlerin eğer glüten hassasiyetleri yoksa mutlaka ekşi mayalı düşük glütenli siyez, karakılçık gibi atalık tohum olan bir tam buğday un kullanarak ailesi için ekmek pişirmeyi öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Ben bir sürü başarısızlıktan sonra kendi aileme yedirebileceğim bir ekmek pişirmeyi başardım. @dogalanneyim instagram hesabımda tarifim var. Ne ilginç ki glüten yemediğim zamanlar daha hafif ve enerjik hissediyorum.

4-Peki tatlı ne yapacağız, çikolata da mı yok dediğinizi duyuyorum. Evet biz evde kendi çikolatamızı yapıyoruz. Tarifi çok basit; sadece hindistancevizi yağı, bal/pekmez ve keçiboynuzu tozunu karıştırın ve silikon buz kalıbında dondurun, 5 dk sonra çıkarıp yiyebilirsiniz. Kek ve tatlılarda da şeker yerine az miktarda yerli organik elma suyu konsantresi kullanıyorum. Tabii elma suyu da olsa kan şekerini artıracağından tatlı nadiren yapılmalı. Meyvenin şekerinin saf olarak tüketilmesinin yerine meyvenin tamamı yenmeli. Böylece bedenin ihtiyacı olan her türlü mikro ve makro besinlerin ve lifin alınması sağlanmış olur.

Gelecek aya görüşmek üzere!

Başak Pirtini

14 Aralık 2014 Pazar

Baby&You Dergisi Ekim, Kasım, Aralık 2014 köşe yazılarım

Baby&You Dergisi Ekim 2014 Yazım: "Şiddetsiz bir doğal doğum"


Baby&You Dergisi Kasım 2014 Yazım: "Anne elinden şekersiz doğum günü pastası"



Baby&You Dergisi Aralık 2014 Yazım:"Neden doğal anneyim?"

30 Ekim 2014 Perşembe

7x24 haber'de çıktım: Türkiye'nin En Doğal Anneleri!

Türkiye'nin En Doğal Anneleri!

Doğal yaşam konusunda bir birleri ile sürekli diyalog halindeler. Onlar için organik yaşam her şey demek. Doğal anneler grubu Türkiye'nin buluşma noktası haline geldi.

Doğal yaşamı seçen annelerin grubu: Doğal Anneyim
 
Facebook grupları sosyal medya üstünden pek çok anne ve babaya bebek ve çocuk bakımında deneyimlerini paylaşma imkanı sağlıyor. Dikkat çeken gruplardan biri de Doğal Anneyim (www.facebook.com/groups/dogalanneyim) grubu. Üye sayısı 17bin kişiyi aşan Doğal Anneyim grubu doğal yaşama meraklı Kimyager Başak Pirtini tarafından dünyamızı kirleten, bizi hasta eden kimyasallardan uzak ekolojik bir yaşam isteyen ve ilaçsız yöntemlerle, doğal beslenmeyle sağlıklı çocuklar yetiştirmenin yollarını arayan ve uygulayan anne ve babaları buluşturmak amacıyla kurulmuş. 
 
Doğal yaşam ve annelikle ilgili yakında kitapları çıkacak olan Başak Pirtini’ye göre doğal anne tanımı şöyle: “Doğal anne benim gözümde çocuklarını doğal ebeveynlik esaslarına göre, dünyamıza, çevreye ve hayvanlara saygılı, ekolojik farkındalık sahibi yetiştirmeye çalışan annedir. Bunun için kullanacağı her türlü üründe çevreye zarar vermeyenini, doğal olanını seçmeye çalışır. Evde üretebileceklerini kendisi yapar. Doğal içerikli gıdalarla beslenir. Yapay, suni, zararlı kimyasal içeren, hormonlu, ilaçlı, fabrikasyon gıda ve ürünleri tercih etmez. Gıda, ilaç, temizlik sektörlerinin dayatmaları bizi doğallıktan uzaklaştırıyor dolayısıyla sağlığımızı da bozuyor.”
 
Başak Pirtini’den doğal yöntemlerle sağlıklı çocuk yetiştirmek için öneriler...
 
1. Hamile kalmadan en az 6 ay önce tıbbi gereklilik yoksa ilaç kullanmayın, hastalık anında doğal bitkisel tedavileri kullanın.
 
2. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Organik, ilaçsız doğal ve yerli tohumdan üretilmiş gıdaları tercih edin.
 
3. İnsanların yapay olarak ürettiği gıdalardan ve katkı maddelerinden uzak durun. Doğada doğal formunda bulunan işlenmemiş besinleri tercih edin.
 
4. Evinizde doğal ve ekolojik deterjanları, kozmetik malzemelerini kullanarak vücudunuza giren zehirli kimyasalları azaltın.
 
5. Çocuğunuzun bağışıklığını güçlendirmek için detoks yapan taze sebze ve meyve sularını içmeye alıştırın.
 
6. Çocuk doktorunuza danışarak uygun dozlarda günlük probiyotik, balık yağı, çörek otu yağı, bal, polen, propolis gibi bağışıklık kuvvetlendirici gıdaları çocuğunuzun beslenmesine ekleyin.
 
7. Hastalık anında çocuğun kendi vücuduna güvenmesi için telkinlerde bulunun. Vücudunun özellikle hasta kısmı dahil her bir parçasını sevmesini öğretin.
 
8. Hayatınızda iyileştirici etkisi olan size iyi gelen müzikler daima olsun. Bir müzik aleti çalın ya da dinleyin.
 
9. Her gün kahkaha atın. Hayatınızda günlük başınıza gelen olaylarla mücadele etme gücünüzü artıracak mizah duygunuzu daima kullanın, çocuklarınızın mizah duygusunu geliştirmeye çalışın.
 
10. Bağımlılık yapan her türlü gıda, alkol, sigara gibi maddelerden uzak bir yaşam hedefleyin. Gerekirse bu bağımlılıklarınızdan kurtulmak için profesyonel destek almaktan çekinmeyin.
 
11. Çocuklarınıza doğal ve sağlıklı yaşam şeklinizle önce siz örnek olun. Onlar sizi taklit edecektir.




Doğal Anneyim grubunda anneler ateş, kusma gibi temel hastalıklar, doğal doğum, bebek emzirmesi ve ilk aylardaki beslenme gibi konularda birbirleriyle evde uyguladıkları doğal yöntemleri paylaşıyorlar. Bir yandan evde kendi yoğurt, kefir, peynir gibi gıdaları, ekolojik bulaşık ve çamaşır deterjanların tariflerini öğreniyorlar. Grupta ayrıca aile içi anne, baba ve çocuk özel ilişkileri de en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. 
 
Doğal Anneyim grubuna katılmak isteyen anne ve babalardan grup kurallarına uymaları ve birbirlerine saygılı olmaları bekleniyor. Çalıştığı Holdingde üst düzey yöneticilik yaparak, emekli olmuş, Doğal Anneyim grubunun uzun süredir yöneticiliğini yapan Gülay Zeynep sosyal medyada bir grubu yönetmenin şirket yönetmekten zor olduğunu belirtirken, her gün gruptaki özel paylaşımları denetliyor, herkesin gruba alınmadığını, üyelerin seçilerek kabul edildiğinin altını çiziyor. 
 
Doğal anneyim grubu ve Başak Pirtini’ye ulaşabileceğiniz linkler:
 
Doğal Anneyim Blogu: http://dogalanneyim.blogspot.com.tr
Doğal Anneyim Facebook Sayfası: http://www.facebook.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim Facebook Grubu: http://www.facebook.com/groups/dogalanneyim
Instagram @dogalanneyim: http://www.instagram/dogalanneyim
Twitter @dogalanneyim: http://www.twitter.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim e-bülten ile takip: http://eepurl.com/TeYdX


Kaynak: http://www.7x24haber.com/turkiyenin-en-dogal-anneleri-haberi-5012.htm

20 Ekim 2014 Pazartesi

Ev yapımı şekersiz ıslak doğumgünü keki ve 6 yaş partimiz



Bu sene Melisa’nın 6. yaş günü partisinde her sene olduğu gibi yine kendim şekersiz, bal ve pekmezle tatlandırılmış pasta yaptım. Evde pasta yapımı ilk bakışta zor gibi gözükse de içeriğinin süt tozu, margarin, tatlandırıcılar, yapay katkı maddesi dolu unlar, pastörize yumurta yerine doğal süt, tereyağı, zeytinyağı, tam buğday unu gibi malzemelerden olması ve tam bir öğün yerine geçebilmesi açısından çocuklar yediklerinde içim çok rahat oluyor. Çünkü doğum günlerinde çocuklar sadece pasta yemek istiyorlar.

Doğum günü kutlaması olarak düşününce idealim olan en güzel kutlama şekli pastayı annenin çocuklarla birlikte yapması, süslemesi, çocukların yiyebileceği 3-4 çeşit doğal yiyecek, fazla kalabalık olmadan yeterince doğum günü çocuğunun kendi başına idare edip oyun kurabileceği en fazla 8-10 tane arkadaş. Hatta yaşına göre arkadaş sayısı. Hediye olarak şimdiye kadar evimizde yeterince oyuncak olduğu için oyuncak yerine ufak hediyelikler, kıyafet ve ağırlıklı kitap tercih ettik. Bu sene iki kutlama ve iki pasta hazırladık. Bir eski mahalle arkadaşları ile her sene olduğu gibi açıkhavada Özgürlük parkında piknik şeklinde doğumgünü yaptık. İkinci olarak da 1. sınıf arkadaşları ile evde kutladık. Piknikte gelen misafirler yanlarında şekersiz, tuzlu ufak ikramlar getirmişlerdi. İçecek olarak çocuklara şekersiz kayısı hoşafı ve su ikram ettim. Evdeki doğum gününde ise pastamızın yanında taze sıkılmış meyve suyu, kısır, ıspanaklı börek ve yeşil salata vardı. Gelen çocuklara kurşun kalem ve balon hediye ettik. Geçen sene de ufak okuma kitapları vermiştik. Tüm bunlardaki hedefim herşeyin sade bir şekilde olması, çocuğun da kutlama hazırlarına pasta yapımından, evin süslemesine, arkadaş hediyelerini hazırlamaya katılabilmesi. En önemlisi çocuğun azla yetinmeyi ve mutlu olmayı bilmesi çünkü büyük şehirlerde çocukların parti beklentileri farketmeden biz ebeveynler tarafından çok yüksek seviyelere çekilebiliyor.

Her sene doğumgünlerinde çocuklara soruyorum “pastayı ne şekilde ve neli yapayım?” diye ona göre şekillendiriyorum ya da en üst resmi öyle oluşturuyorum. Aşağıda resimleri olan havuçlu şekersiz pasta tarifimi bu blogdan bulabilirsiniz. Melisa’nın 6. yaşı için yaptığım doğumgünü pastasını 3 kat pandispanya keki arasına krema ve meyve koyup, üstüne de yine krema ve kuruyemişlerle süsledim. Resmini ve tarifini aşağıda paylaşıyorum.

Şimdiye kadar denediğim organik, şekersiz pastalarımın resimleri şöyle:
Çilekli pandispanyalı pasta

Havuçlu kekli kelebek pasta


Havuçlu kekli fotoğraf makinası pasta


Havuçlu kekli kuruyemiş 3 yaş süslemeli pasta

Havuçlu kekli ev şeklinde kuruyemiş süslemeli pasta


Pandispanyalı Hello Kitty pasta

Pandispanyalı kalp süslemeli pasta


Pandispanyalı kalp süslemeli pasta ve pastanın bir böğürtlenli ara katı



Havuçlu keki bir kere pişirip kabarınca ortadan kesiyorum. Pandispanyaları ise daha az kabardığı için tek kat kullanıyorum. Kaç kat istersem o kadar pandispanya pişiriyorum. En son kalp desenli pastalar için 3 kat pandispanya arasına yıldızlı olanda muz ve ceviz, 6 yazanda ise donmuş vişne ve böğürtlen kullandım. Her kat pandispanyayı pişirdikten sonra 1 dolu kaşık pekmezli yarım-bir bardak kadar suyla ıslatıyorum.

Sade pandispanya tarifi
4 yumurta
Yarım çay bardağı hurma şurubu/keçiboynuzu pekmezi
4 Türk kahvesi fincanı organik tam buğday unu (1 fincanını keçiboynuzu tozu koyunca çikolatalı kek gibi oluyor)
2 yemek kaşığı sıvı yağ (soğuk sıkım zeytinyağı)
3 yemek kaşığı kaynar su
1 paket kabartma tozu veya karbonat

Yapılışı:
*Yumurta aklarını cam kasede krem şanti kıvamına gelinceye kadar çırpın. Hurma şurubunu ekleyin.
*Yumurta sarılarını kaynar su ve sıvı yağ ile çırpın. Aklarıyla birleştirin, bunu yaparken mikser değil, çırpma teli ya da tahta kaşık kullanın.
*Toz malzemeleri ekleyin. Hepsini tahta kaşıkla karıştırın.
*Yağlanmış (zeytinyağı/tereyağı), unlanmış kalıpta, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40-45dk kürdan temiz çıkana kadar pişirin. Benim evdeki turbo fırınımda 160 derecede 10 dakikada pişiyor, fırından koku geldiği anda kürdanla kontrol edin mutlaka.
*Kek soğuyunca krema sürmeden önce hurma şurubunu/pekmezi sulandırarak keki ıslatın, taze meyve suyu da olur.

Krema:
5 su bardağı süt (yaklaşık 1.5litre, ben sütçümden aldığım sütü kullanıyorum)
4 yemek kaşığı organik tam buğday unu
2 yemek kaşığı buğday nişastası
1 yumurta sarısı (pandispanyalarda yeterince yumurta olduğu için koymadım)
1 yemek kaşığı tereyağı (ben yaptığım sade yağdan kullandım)
1 çay kaşığı vanilya (ya da vanilya çubuğundan bıçak ucuyla sıyırarak koyun)
Tatlandırmak için yeterince bal (ben bir yaklaşık çay bardağı kadar bal koydum)

Yapılışı:
*Un, nişasta ile sütü muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirin.
*Koyulaşında içine tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin. Karıştırın.
*Soğuyunca bal ile tatlandırın.
*3 kat pandispanyalı kek için kremayı yarım miktar daha fazla yapmanızı öneririm.
*Çikolatalı krema için pişirirken içine keçiboynuzu tozu atabilir, tatlandırmak için de doğuyunca pekmez kullanabilirsiniz.

Tüm çocuklara ve yiyenlere afiyet olsun!

Not: Bu tarifi benimle paylaşan ve yiyen herkesin beğenisini almamı sağlayan şekersiz pasta pişirmede becerikli arkadaşım Derya Karakoçan’a çok teşekkür ediyorum.
 


Peki siz çocuklarınıza nasıl doğum günleri planlıyorsunuz? Pastanızı nasıl yapıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum :)

*****************
***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


17 Nisan 2014 Perşembe

Çocuğunuz bu doğal kurabiyeleri Hadihamyap’sın!


"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

www.hadihamyap.com

Çok uzun süredir evde rafine şekerli tatlı pişirmiyorum. Genelde eğer kek yapacaksam içine elma, havuç rendesi, portakal suyu, hurma şurubu (evde hazırlanmış), pekmez, kuru meyveler ve kuruyemişler katıyorum. Eğer sütlü tatlı yapacaksam sade şekersiz olarak pişiriyorum. Üstüne sonradan bal ve tarçınla tatlandırıyoruz. Bir de tabii çiğ pudinglerim var, avokado ve keçiboynuzu tozu ve muz ile yaptığım. Ancak bir doğumgünü olduğu zaman herkesin yemesi açısından doğumgünü pastasını pekmezli pişiriyorum. Yine şekersiz.

Bu sefer küçük kızımın doğum günü yaklaşıyor. Nasıl hazırlık yapayım? Hepsine yetişemiyorum... Evde hep doğal ve organik malzemelerden yapmaya çalışıyorum.. Dışarıdan aldıklarıma da nasıl güvenirim... derken imdadıma hadihamyap yetişti.

Siteyi ilk olarak facebook Doğal Anneyim grubumda paylaşan sevgili Filiz Morkoç’tan duydum. Filiz Morkoç ve arkadaşı Dalya Saftekin Çalışkan birlikte “Kendi çocuklarımıza yedirmeyeceğimiz hiçbir gıdayı satmıyoruz” diyerek yola çıkmışlar. Titiz anneler olarak kendi elleriyle temiz tarım ürünleri ve organik malzemelerden doğal, sağlıklı ve lezzetli atıştırmalıklar yapmaya başlamışlar. Başladıkları bu işte organik ve doğal üreticilerden GDOsuz, kimyasal gübresiz, yerli tohumdan üretilmiş malzemeler tedarik ediyorlar. Diyorlar ki “Çünkü çocuğunuzun aldığı gıdalar, kişiliğini ve düşüncelerini de etkiler. Yani sizin kalsiyum deposu sandığınız hazır meyveli bir yoğurt, çocuğunuzu huysuz, söz dinlemez, hiperaktif yapabilir…GDO’lu mısır şurubuyla yapılmış, içine koruyucu maddeler katılmış bir kek, çocuğunuzun zeka gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.”

25 Mart 2014 Salı

Çocuklarınızın besinlerini yeşillendirin!

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Çiğ ve yeşil beslenme son iki senedir kışı daha güçlü atlatmamıza yardımcı oluyor. Emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür her zaman ilk sebze sonra diğer besinler derdi. Her öğünde yenen sebzeler özellikle de koyu yeşil yapraklılar besin değeri açısından insan bedeni için çok çok önemli.

Çocuklarımıza neden koyu yeşil yapraklı sebzeleri yedirmeliyiz?
İnsanların sindirim yapısı otoburlara daha yakındır. Otobur beslenme vücudu alkali yapar ki bu da hastalıkları yenmede büyük rol oynar. Bu sebeple sağlıklı olmak ve böyle kalmak için çocuklarımızı bebeklikten itibaren koyu yeşil yapraklı sebzelere ve yeşil içeceklere alıştırmalıyız.
Datça Murat Çiftliğinden aldığım yeşillikler ve onlara yakışan meyve sebzeler

Çocuklarımıza hangi yeşillikleri yedirmeliyiz?
Çocuklarına yeşil gıdaları, salataları yedirmek sanırım tüm annelerin en zorlandıkları konulardan biri. En sağlıklı olan kara lahana, ıspanak, ısırgan ve diğer otlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, potasyum, kalsiyum, çinko ve magnezyum içerdiği için mutlaka yenmeli, suyu içilmeli diyor uzmanlar.

Yeşilliklerin içerikleri:
Havuçtan çok daha fazla A-vitamını, portakaldan çok daha fazla C-vitamini, tam buğdaydan çok daha fazla E-vitamini, sütten çok daha fazla B2-Vitamini ve sindirlebilen kalsiyum ve kaliteli protein içerirler. En önemlisi meyve, kuruyemiş ve asit üreten yiyeceklerden daha fazla alkali mineralleri kalsiyum ve magnezyumu içerirler.

Isırgan otu ile Organik marulun karşılaştırması:

11 Şubat 2014 Salı

20 soruda zeytinyağı hakkında bilmeniz gereken herşey

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Çiğ yeşil zeytin, zeytin ve dönüştüğü zeytinyağı

Binlerce senedir Anadolu köylüsü zeytin ağacının değerini ve verdiği ürünlerin sağlık açısından faydasını bilmiş ve bundan faydalanmış. Nadir de olsa Ege’de 100 yaşına yakın zeytin ağaçları gördüğümü hatırlıyorum. Sadece eski geleneklerden dolayı değil, artık doğal sağlık hareketinde yer alan Türk ve yabancı doktorların çoğu zeytinyağını her türlü yemekte mısırözü, ayçiçek yağı, kanola yağı ve margarin yerine kullanmayı öneriyorlar. Peki bu mucize olarak değerlendirilen zeytinyağı hakkında neleri bilmemiz gerekiyor? İşte geçen haftalarda röportajını yayınladığım doğal annelerden sevgili zeytinyağcım Dilek İnce Özenel 20 soru-cevapta sizin için derledi.

 
1 - Kaliteli zeytinyağı nasıl olmalıdır?
3 unsuru içermelidir. Tek bahçenin, en sağlam ve en sağlıklı  zeytinlerinden, doğal yöntemlerle elde edilmiş saf yağdır.
Doğal yöntem nedir: Herhangi bir enzim, karışım  eklenmeden, ısıl işlemden geçmeden (soğuk sıkım) elde etmektir. Soğuk sıkım maksimum 30ºC’dir

21 Ocak 2014 Salı

Dilek İnce Özenel’in bahçesinden zeytinyağının hikayesi

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Dilek İnce Özenel
Zeytinyağı denince herkesin bir favori üreticisi var. Benimki de sevgili Dilek İnce Özenel. Dilek ile yaklaşık iki sene önce Özgürlük Parkı’nda tanışma şansımız oldu. Doğal beslenen annelerle iletişime geçmek isteyince googledan facebook Doğal Anneyim grubunu bulmuş ve bizim oyun grubu olarak Özgürlük Parkı’nda buluştuğumuzu öğrenmiş böylece aramıza katılmıştı. Kendisi homeopati ve bitkiler konusunda pek çok kitap yazmış Niyazi Eröztürk ile zamanında komşu olma şansına erişip değerli eserlerini ve kitaplarını bana tanıştırmış, kurduğu özel bir kütüphanede bu eserleri korumaya almayı başarmış, yaşadığı sitede sağlık konusunda toplantılar yapıp Dr. Yavuz Dizdar, slowfood Türkiye kurucusu Defne Koryürek gibi isimleri davet etmiş, yakınındaki büyük markette daha sağlıklı süt ürünlerin raflara gelmesi için imzalar toplamış, evinde birbirinden nefis doğal yiyecekler hazırlayan süper bir doğal anne. Benim gibi sağlıklı ve doğal yaşam konularına meraklı biri. Bunu pratik hayatına geçirmiş ve facebookda yönettiği Çocuğumu Sağlıklı Besliyorum grubu üzerinden sağlıklı yemek tariflerini paylaşan annelerden biri o. Ama en önemlisi bir kere tadanın bir daha vazgeçemediği harika zümrüt yeşili zeytinyağını ve çocuklarımın bayılarak yediği yeşil zeytinlerimizi üreten sevgili zeytinyağcımız.
Sevgili Dilek ile zeytinyağı ve özellikleri hakkında keyifli bir röportaj yaptık.
Özenel Ailesinin Zeytinliği
- Neden zeytinyağı?

Dilek Ö.: Neden zeytin demek belki daha doğru. Zeytinden dolayı zeytinyağı. Büyük dedemiz 1950’lerde Kuyucak Yamalak Köyüne ilk zeytin ağaçlarını diken ve aşılayan kişi. Biz 4. kuşak zeytinci aileyiz. Esasen eşim uluslararası bir inşaat firmasında Proje Müdürü olarak çalışmakta ve ben de 10 yıl uluslararası bir bankada görev yaptım. Ama hiçbir zaman zeytin ağaçlarından çok uzaklaşamadık. İlk zeytin ağaçlarımızı 7 yıl önce evliliğimizin anısına, doğal bitki örtüsü palamut ağaçlarıyla kaplı bir yer olan Yüncek Tepesinin zirvesine dikmeye başladık.

2 Haziran 2013 Pazar

Kelly Dorfman kitabı hediyesi alanlar


"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

1-2 Haziran 2013 tarihlerinde İstinye Cihangir Yoga "Beslenme Dedektifi" lakaplı Kelly Dorfman'ı ağırladı. Seminer haberini önceki blogumda vermiştim. Bu bloga yorum bırakanlar arasında 3 kişiye Kelly Dorfman'ın kitabını hediye ediyorum diye ilan etmiştim.  Doğan Kitaba yolladıkları kitaplar için ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Hediye seçimini random ile yaptım. 36 yorumdan kendi yorumlarım ve isim vermeyenleri eklemedim. 30 adet yorum vardı.

1. hediye: 12. sıradaki şu yorumuyla:
Çok isterim kazanmak.1-2 Haziran için de tüm şartlarımı zorlayacağım.







2. hediye: 21. sıradaki şu yorumuyla:
Böyle durumlarda İstanbulda olsaydım yada gitme şansım olsaydı keşke diyorum. Sanırım kaçırdığım şeyler arasına bir yenisi daha eklenecek.







3. hediye: 10.sıradaki şu yorumuyla:
eren'in hediyesini kazanamadım, belki bu sefer şansım döner :)







Kazananların bana adres ve telefonlarını profilimdeki e-postama mesaj atarak iletmelerini rica ediyorum.

29 Nisan 2013 Pazartesi

"Beslenme Dedektifi" Kelly Dorfman 1-2 Haziran 2013'de İstanbul'da

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Çocukların beslenmesi ile davranışların ilişkisi
Çocukluk rahatsızlıkları ile beslenme arasındaki saklı ilişkileri inceleyen ve 
bu konuda ödül kazanmış bir kitabı da bulunan Kelly Dorfman 1-2 Haziran’da İstanbul’da.

 Bu blogdaki duyuruya 1 Haziran'a kadar yorum yapan 3 kişi Kelly Dorfman'ın 
"Doğru Yiyecek Sağlıklı Çocuk" kitabı hediyesi alacak!

Beslenmenin çocuklardaki etkileri; 1 Haziran 2013 Cihangir Yoga İstinye
Yemek seçen çocuk; 2 Haziran 2013 Cihangir Yoga İstinye

Beslenmenin çocuklardaki etkileri
Beslenme davranış, idrak ve sağlığı nasıl etkiliyor?

Kulak enfeksiyonları ile gelişim ilişkisi: Çocuğun gelişim sorunu ile gıda intoleransı/besin alerjisi ilişkisi. Kulak enfeksiyonları, işitsel gelişim, gelecekteki dikkat sorunları.

Diğer beslenme sorunları: Farklı tip besin reaksiyonlarını anlamak.

Çocuklarda besin reaksiyonları ve ne yapılmalı? Sentetik boyalar ve şeker çocukların davranışlarını ve ruh hallerini nasıl etkiliyor?

Beslenme ile kabızlık ve reflü ilişkisi: Gıda alerjisi/reaksiyonlar kabızlık ve reflüye nasıl sebep olur? Bağırsak kasları nasıl güçlendirilir?

Duyu Bütünleme Bozukluğu ve Yemek Yeme Davranışları: Sinir sistemi ve önemi. Stres hormonları yemek seçimini nasıl etkiler? DBB ve çocukluk çağı obezitesi.

Kimler için:
 Ebeveynler, hamileler, çocuklarla çalışan eğitimciler, psikologlar, öğretmenler, çocuk doktorları

Tarih:
 1 Haziran Cumartesi 10.00-14.00

Ücret:
 150 TL (eş için %50 indirim)

Yer:
 Cihangir Yoga, İstinye

Tercüme:
 Tercüme yapılacaktır.

Bilgi ve kayıt için:
info@cihangiryoga..com
Tel: 0212 277 11 90

Yemek seçen çocuk

Yemek seçen çocuk: Yemek seçmenin sebebi ve aileler bu konuda neler yapabilir?

Glüten neden sorun yaratıyor?Çölyak hastalığı ve çölyak hastalığı dışındaki glüten hassasiyeti. Glütensiz beslenme denemesi nasıl yapılır?

Yağlar ve beyin: Farklı yağ tipleri. Zorunlu yağ asitleri eksikliğinin semptomları. Depresyon, anksiyete ve bipolar (manik depresif) bozukluklarda balıkyağı kullanımı.

Dispraksi hastalığı (hareket planlama noksanlığı): Motor hareket planlamanın öğrenme ve dil gelişimine etkisi. Dil gelişimi için fosfolipitler.

Kimler için:
 Ebeveynler, hamileler, çocuklarla çalışan eğitimciler, psikologlar, öğretmenler, çocuk doktorları

Tarih:
 2 Haziran Pazar, 10.00-14.00

Ücret:
 150 TL (eş için %50 indirim)

Yer:
 Cihangir Yoga, İstinye

Tercüme:
 Tercüme yapılacaktır.

Bilgi ve kayıt için:
info@cihangiryoga..com
Tel: 0212 277 11 90

Önemli Not:
 Kontenjan sınırlı olduğu için kayıtlar başvuru sırasına göre yapılacaktır. Kesin kayıt için ödemenin yapılmış olması şarttır. Her iki çalışmaya katılanlar için ücret 260TL’dir. Eş indirimi ayrıca geçerlidir.

KellyDorfman, MS, LND
Beslenme ve biyoloji konusunda mastır derecesi olan Dorfman, Çocuğunuz Ne Yiyor?* kitabının yazarı. Çocukluk rahatsızlıkları, davranış sorunları gibi pek çok konunun beslenmeyle ilişkisini araştıran Dorfman Amerika’da “Beslenme Dedektifi” olarak tanınıyor. Otuz yılı aşkın tecrübesiyle temel sorunları hızlıca ortaya çıkaran ve araştırmalara dayanan denenmiş stratejileri kullanan Dorfman, ebeveynlere olan desteğinde pedagog, psikolog, tıp doktorlarıyla yakın çalışmalar yapıyor. Lisanslı bir beslenme uzmanı olan Dorfman, Amerika’nın çeşitli bölgelerinde verdiği seminerlerin yanısıra Living Without dergisinde köşe yazarı ve Huntington Post’ta blog yazarı.

http://kellydorfman
.blogspot.com
www.kellydorfman.com
www.huffingtonpost.com/kelly-dorfman


*Kitap Mayıs sonu Doğan Kitap Anne Baba Akademisi bünyesinde yayınlanacaktır.

24 Şubat 2013 Pazar

Basit ballı karışım




Soğuk kış günlerinde bitmeyen öksürükler için ballı karışım yapın

Milliyet.tv'de yayınlanan yeni karışımımı anlattığım videomu izlemek için resime ya da bu linke tıklayabilirsiniz.

Bir kaç senedir çocuklarımla evde ballı bir karışım tüketiyoruz. Yapımı çok kolay, hatta 4 ve 2.5 yaşındaki kızlarım kendileri yapıyorlar. 3 tane baharatımız var. Tarçın, zencefil ve zerdeçal.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Anne Sütü olanlar olmayanları bulsunlar!

Geçmişte süt anneler fazla sütlerini başka bebeklere veriyormuş, hatta süt bankaları varmış. Beni halam bir seferinde çok acıktığım ve ağladığım için benden 2 ay büyük kuzenimden sonra emzirmiş, süt annem olmuş :)

İlk bebeğimde memeyi itip emmek istemeyince sağmaya başlamış sonra buna çok sardırmıştım. Günde 3 kere sağarak bir ara iki memeden tek seferde toplamda 390ml sağdığımı hatırlıyorum. Sonuçta tek bebek için üretilen sütler dolapta birikmeye başlamış, 50 poşeti bulmuştu. Kime vereceğimi bilemediğim için sütleri bir süre sonra gece 12.00de emzirmek yerine biberonla eritip eritip vermeye başlamıştım. Dondurmak anne sütünün besleyici özelliğini bir miktar azaltsa da mama yerine anne sütü paylaşımı bebeğin gelişimi için son derece önemli bir fark yaratacaktır. Anne sütünün yeri tartışılmaz.

Bloglar camiasından tanıdığım sevgili Derya, 3 annenin süt paylaşımı ile bebeğini büyütüyor. Bireysel başlattığı anne sütü paylaşımı hareketine size de katılmak isterseniz, doğal besleniyor, sigara ve alkol kullanmıyor iseniz ve fazla sütünüzü paylaşmak istiyorsanız Derya'ya mail atabilirsiniz. markaanne@gmail.com

Derya'nın konu ile ilgili blogları aşağıda:

http://www.markaanne.com/2011/03/31/anne-sutu-olanlar-olmayanlari-bulsunlar/l
http://www.markaanne.com/2011/12/10/anne-sutu-olanlar-olmayanlari-bulsunlar-2

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


31 Ekim 2011 Pazartesi

Yabanmersinli şekersiz mor bebek muhallebisi

Yemek yapmayı özellikle ağzımdaki tadı yakalamak için mutfakta laboratuvar denemeleri yapmayı çok severim. Kafama göre pişirme yöntemlerini değiştirir, malzemeleri göz kararı koyarım. Pek tariflere ölçülere bağlı kalmayı sevmem. Genelde pişirdiklerim fena olmaz, ancak aynı tadı ölçü kafadan olunca devamlı yakalamadığım da oluyor tabii. Her seferinde yeni bir sürpriz tad aynı şeylerden sıkılan bir yay kadını olarak benim için eğlenceli oluyor :P

Geçen gün yumurtacım bana yarım litre süt hediye etti denemem için. Ben de hemen Melisa ve Açelya ile bebek muhallebisi yapmaya karar verdim. Şeker yemediğimiz için tarifim şekersiz pişiyor.

Malzemeler:
Yarım litre çiğ süt (sütçülerimden)
Bir avuç kuru yabanmersini (aktardan)
Bir yemek kaşığı organik pirinç unu (İpek Hanım Çiftliği’nden) – pirinç de kullanabilirsiniz
Süslemek için kuruyemiş
Tatlandırmak için bal, pekmez (market balı şekerle üretiliyor olabilir, yerine doğal bal bulmaya çalışın. Bal ve pekmezimi en son İpek Hanım Çiftliği’nden aldım)

Hazırlanışı:
Sütü ve yaban mersinlerini ufak bir tencereye koyun. Kaynatma derecesine gelirken içine su ile macun kıvamına getirdiğiniz pirinç ununu ekleyin. Eklerken devamlı karıştırın. Katılaşınca kaselere koyun. Katılaşması gecikirse bazen dayanamayıp biraz daha pirinç unu ekliyorum ;) Muhallebi yaban mersini ile pişince uçuk mor bir renk alıyor. Soğuyunca üzerine bir kaşık bal veya pekmez koyun. Karıştırınca şekerli muhallebi gibi tatlanacak.

İsterseniz siz de eğlence için kızım Melisa gibi kuruyemiş ile süsleyebilirsiniz.

22 Ekim 2011 Cumartesi

Beslenmenin zararlı gıdaları

-Endüstriyel gıda tüketmeyin.
-Haftada bir kötü gıda yenebilir. Bebek 1 yaşa kadar yemeyecek. Kalsiyumun en iyi kaynağı yeşil sebze ve otlardır. Süt değildir. Hele pastörize sütteki değer çok azalır. 2. en iyi kaynak deniz ürünleridir.
-Her gün en az 30dk gün ışığı alın. D-vitamini alımı olur.

1. Zararlı Süt: 2 yaşa kadar süt içilmeyecek. Bizim Türk insanı genetik yapısında laktoz (süt şekeri) intöleransı vardır. Süt sindirilemeyip barsakta mukus olarak kalır, bu da kansere yol açar. 2 yaşından sonra bebeklerde sütü sindiren laktaz enzimi kaybolur. Pastörize ve UHT ürünler Kalsiyum barındırmıyor. İnekler fabrikasyon üretim yapıyorlar.

Keçi peyniri, doğal yoğurt, açık tereyağı yiyin.

2. Zararlı şeker: çok zararlıdır. Kanser hücrelerini besler. Beyaz, esmek şeker, bir de hazır gıdalar içindeki alışkanlık yapsın diye konan glikoz şurubu içeren besinleri tüketmeyin.

Hazır gıdalar Alüminyum paketleri, katkı maddeleri, boyalar içerir, tüketmeyin. Alüminyum Alzheimer ile ilişkilendiriliyor.

3. Zararlı Beyaz un: Tam buğday veya tam çavdarlı yiyin.
Makarna yemeyin. Bulgur, pirinç, nohut, fasulye açık alın. Makarna beyaz pirinç yerine esmer pirinç ve bulgur yiyin. Ancak tüm kurular ve tahıllarda en az 2 gün 12 saatte bir suyunu her seferinde sadece bir bardak eski su kalacak şekilde döküp üzerine yeni su ekleyerek gazını çıkarın. Son sudan 1 bardağı bir sonraki ıslatmada enzim suyu olarak kullanmak için buzdolabında saklayın.

4. Zararlı yağlar: Sızma zeytinyağı ve hakiki otlayan hayvan tereyağı dışındaki tüm yağlar zararlıdır.

5. Zararlı Et: Dana eti, çiftlik tavuğu, çiftlik balığı tüketmeyin. Bunların organik olanını bulun. Dana eti ve çiftlik tavuğu çok antibiyotik ve ilaç barındırıyor., Köy tavuğu, koyun, keçi eti yiyin. Çiftlik ve dip balığı yemeyin, ağır metal içerirler. Taze küçük deniz balığı yiyin.

6. Zararlı: Mevsim dışı ve sera üretimi sebze, meyve tüketmeyin. Aldıklarınız düzgün görünümlü olmasın, tadı güzel olsun. Ör. İstanbul’daki Kastamonu pazarında doğal ürünler satılıyor.

Pazara gittiğinizde kendi bahçesinde yetiştirdiği ürünleri getiren köylülerden alışveriş yapın.

Doktorumuz Hülya Sonugür'ün anlattıklarından notlarımdır.

Siz de daha detaylı bilgi için www.beslenmebulteni.com'a bakabilir ya da "Taş Devri Diyeti" kitabını okuyabilirsiniz.

Kısa kısa beslenme...

İştah giderek açılır, 1 yaştan sonra azalır.

Ara öğün yapmayın, barsakları dinlensin. Az ve sık yemesin. Şeker vermeyin, kötü yağlanma yapıyor.

Kıyma devamlı vermeyin, makinadan geçerken bozuluyor.

Salatayı az az her gün alıştırın, sebze hep ver.

6-9 ay yiyeceklerle tanışma zamanıdır.

9-12 ay yiyeceklerle beslenme zamanıdır.

1 yaşa kadar %80-90 anne sütü esas besindir.

6. aydan sonra 3 öğün anne sütü, 3 öğün ek katı besinler verilir.

Tercihen yemekleri düdüklü yerine yavaş kısık ateşte zeytinyağlı pişirin. (başka yağ kullanmayın)

Bebeğe özel yemek yapmayın, kendi yemeğinizden ver. Kendiniz de bu şekilde yiyin.

1 yaşa kadar fıstık vs. yok, alerjik.

Kuru meyve verilebilir. (Şekersiz olanını alın)

Muz çilek karpuz vermeyin. (hormonlu, çok şekerli olsun diye hileli)

Doktorumuz Hülya Sonugür'ün anlattıklarından notlarımdır.

9. aydan sonra bebek beslenmesi

KAHVALTI:

1-Yumurta sarısı: köy yumurtası, organik, katı pişmiş. Beyazı alerjik diye 1 yaşa kadar vermeyin.

Haftada en fazla 2 tam yumurta sarısı

2-pekmez: 2-3 çay kaşığı / günde

3-zeytin: yeşil veya siyah tuzsuz, 2-3 adet /gün (1/4 ile başla)

4-peynir: az tuzlu

Tereyağı yok (anne sütü varken gerekli değil, ancak ben ufak nohut kadar kolostrumlu tereyağı veriyorum)

Bal yok (1 yaşa kadar zehirleyebiliyor)


ÖĞLE VE AKŞAM:

Balık (taze, deniz balığı, küçük olacak, ör. çinekop. Ton balığı verme, büyük balıklar civalı)

Ciğer (kuzu, ızgara ya da haşlama ver, kızartma yok, haftada 1 kez)

Bulgur/Pirinç pilavı (1 çorba kaşığı/öğün)

Kuru fasulye, nohut

Makarna yok

Not: 9.aylıkken kan tahlili (kan sayımı) yapılıyor, kandaki demir seviyesini, beslenmesini kontrol etmek için.

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


6. aydan sonra bebek beslenmesi

24.00-05.00 arası beslenme yok (kaliteli uyku, emzik verin, pışpışlayın)

05.00 sonrası anne sütü

07.30 dan itibaren kahvaltı

KAHVALTI:

meyve püresi, 1 meyve/ ıhlamur (100-150ml) / ekmek (beyaz yok, kepekli yok, köy ekmeği olur, 1-2 dilim tam buğday ekmeği olacak)

beyaz peynir (inek yok, koyun ya da keçi, tuzsuz, suda bir gece bekletin. Ancak onların da içine inek sutu katıyorlar, pastörize olmayan bunları içermeyen yerel bir peynir bulun. Bakınız İpek Hanım Çiftliği)

Ot, sebze ver (Maydanoz ve diğer otları kıyın peynirle karıştırın)

Zeytinyağı

Not: 7 aydan sonra zeytin başlanıyor, yeşil, tuzsuz, çekirdeksiz

Ben ekmeğe peynir koyup, ıhlamur ve elma püresi ile ıslatıp papara veriyorum çok seviyor. Elle yemeye başladıktan sonra parça parça tek tek eline verin.

9 aydan sonra kaşığa teşvik edin.


ÖĞLE (12.00-14.00) VE AKŞAM (uykudan iki saat önce yesin, ben 6’da verip, yıkayıp 8.30’da yatırıyorum):

Et (koyun, tercihen kuzu, keçi, köy tavuğu)

Kuşbaşılı, tavuklu zeytinyağlı yaz sebze yemekleri,

dolmalar, köfte (yumurta yok, ekmek yok, sadece et, soğan, az tuz, nane koy)

cızbız, sulu köfte

Günlük yapın

Tuz az (Kaya veya deniz tuzu, daha mineralli)

Baharat yok (karabiber, kırmızı biber, kimyon, sumak vs. yok ancak ot olanlar maydanoz, nane, kekik verebilirsiniz)

Köy tereyağı (pastörize olmayan, raw butter, tuzsuz, çimen yiyen inek yağı olsun-genelde fabrika yemi veriyorlar, pek faydası yok. Bir de ağız yağı var, ilk ineğin kolostrum sütünden sapsarı bulursanız ondan verin, ben İpek Hanım Çiftliğinden söylüyorum. Yine de anne sütü devam ettikçe tereyağı vermeyebilirsiniz, zeytinyağı hep verin)

Sızma zeytinyağı (Taş sıkma, endüstriyel değil organik olsun)

Katı yağ, margarin yok (bitkisel hidrojenize trans yağlar yok)

Salça yok (kutudan asla yemeklere katmayın)

Ev salçası (Domatesten yapılmış, yöresel olur)

Yoğurt (Her zaman kırmızı et ve kuru baklagil ile verme)

Haftada en az 2 kez kırmızı et ver

en az 1 kez kuru baklagil mutlaka ver

Salata (kendi salatanızı-marul, salatalık, domates, havuç, otlar iyice bıçak veya rondo ile kıyın, bol zeytinyağlı, 1-2 damla limonlu verin, kahvaltı dahil her öğünde verebilirsiniz)

Pilav yok

Makarna yok


Not: köfteyi hazırlayıp streç filme sarıp dondurarak sakliyorum. Her seferine 1-2 çıkarıp sulu pişiriyorum, 10dkda oluyor.

Bebek bisküvi vs verme, içlerinde şeker, beyaz un ve trans yağlar var. Yok deseler de verme, yerine kuru meyve hoşafı, taze meyve verebilirsin.

İKİNDİ (15.00-17.00) anne sütü

GECE anne sütü (Yatarken ver, gece kalkarsa 24.00e kadar ver, 24.00den sonra illa uyumyorsa o zaman meme veriyorum)

Yemek sonrası bebek bardağı ile kaynamış içme suyu verilecek (1 yaşına kadar kaynamış)


Alıştırma sırası:

1-sebze (öğün başına her seferinde bir tane ekleyin)

2-meyve (Bir kaç gün dene değiştirin)

3-Ekmek

4-Peynir

5-Yoğurt

6-kuru baklagil (haftada en az 1 kez mercimek verin, ben bu noktaya gelince tüm sebze çorbalarına kattım. Gaz yapan nohut, kuru fasulyeyi ben en son verdim)

7-Et (Ete 6 aydan sonra 7. ayda ancak sıra geldi)

Hızla tüm besinlere geçmenize gerek yok, anne sütü zaten devam, bebeğinize zaman tanıyın, alerjik reaksiyon var mı bakın. Yavaş yavaş yenileri tanıtın.

Doktorumuz Hülya Sonugür'ün anlattıklarından notlarımdır.

Başak Pirtini

****************************************************
Şimdiye kadar bize şişe suyu içmenizin en güvenli olduğu öğretildi. Peki suyumuz çocuklarımız ve ailemiz için gerçekten sağlıklı mı? Alkali su, ters ozmoz faydalı mı? Enerjik Su içmemiz gerektiğini biliyor muydunuz? Bunları merak ediyorsanız mutlaka bu sayfayı okuyun :)

***************************

El yapımı, organik ve yenebilir anne-bebek bakım ve pişik kremimi gördünüz mü? Detaylar burada:
http://dogalanneyim.blogspot.com.tr/2013/07/hindistancevizi-yagl-ve-bocek-kovucu.html?m=1

***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


Bebeklerde katı besinlere geçiş ( 4 - 6 ay )

Bebeğinizi ilk 6 ay sadece anne sütü ile besleyiniz.
6.aydan itibaren anne sütüne ilave olarak uygun ek besinlere geçiniz.

Ek besinler
1. Ek besinleri kaşık veya bardakla az miktarda başlayarak verin.
2. Ek besinlerin hepsini aynı haftada başlamayın.
3. Yeni besinleri en az birer hafta aralıklarla bebeğin beslenmesine katın.

Çocuk doktorumuz Hülya Sonugür sayesinde çok doğru ve güzel bir bebek beslenmesine geçiş yaptık. Her iki bebeğim de her türlü sebze ve eti sulu, katı yiyor. Size bu geçişi tarif etmek istiyorum.

4-6 AYLIK BEBEK BESLENMESİ

Eğer 4. aydan sonra katı gıdalara geçiş yapacaksanız bu yolu takip edin. Ama normal olarak 6 aya kadar emzirmek en iyisidir. Ben bunu 6. aydan sonra beslenmeye başlamadan önce bir 10 gün kadar yaptım, 2. hafta bir kaç gün sonra 6. aydan sonra beslenme listesine geçtim:

1. HAFTA:

Kahvaltı anne sütü, ara öğün anne sütü

ÖĞLE: sebze püresi (direk haşla ve çatalla verin. Ör. ilk kabak haşla iyi suda, sonra üzerine 1 çay kaşığı zeytinyağı dök çatalla ez)

Mevsim sebzeleri verin

Patates yok 6 aya kadar, sonra verilebilir

Tuz yok, yağ yok, et yok

Pirinç, soğan, sarımsak verin

Kısık ateşte kavurarak ya da haşlayarak

Mikser yok, blender yok

Çatalla ezerek verin


1-2 tatlı kaşığı......10 kaşık

Ardından anne sütü


2. HAFTA:

ÖĞLE: Sebze püresi

İKİNDİ: Meyve püresi

Mevsim meyveleri verin

Her meyve tek başına 3 gün denenecek

Döküntü, pişik, ishal, kusma olursa kes

Çatalla ezerek verin

Cam rende ile verin

1-2 tatlı kaşığı-------1/2 meyve

Ardından anne sütü

Not: Egzotik meyveleri deneme, elerjik olabilir, bizim akdeniz meyvelerini tercih edin.

Tüm sebze meyveleri mevsimine göre verin, sera olanları doğal ışınlarla yetişmedikleri için vermeyin.

Doktorumuz Hülya Sonugür'ün anlattıklarından notlarımdır.