video-belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
video-belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2016 Cumartesi

A’dan Z’ye Sağlıklı, Enerjik, Yapılandırılmış Su, Alkali Suyun Ötesi

Dr. Masaru Emoto'nun deneyinde "Seni seviyorum" dendikten sonra oluşan su kristali

Bu yazı "The Wellness Enterprise" iş birliğiyle hazırlanmıştır.

A’dan Z’ye Sağlıklı, Enerjik, Yapılandırılmış Su, Alkali Suyun Ötesi

Su hakkındaki uzun zamandır detaylı bir yazı hazırlamayı düşünüyordum. Sonunda bir ay üstüne gece gündüz çalışığ çeviriler yaparak gerçek ve sağlıklı su hakkında öğrenmenizi istediğim pek çok konuyu derledim. Kitapçılarda Su ile iyileşme konusunda yazılmış pek çok kitap var ancak suyun EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ olan ENERJİSİ ile ilgili yazılan yok! İşte bu yazıda bulacağınız konular:

Yaşlanmayı önleyen su
Alkali su nedir?
Su hakkında bir kaç çıkarım
Patrick Durkin’in iyileşme hikayesi; Alkali sudan yapılandırılmış suya geçişi
Alkali suyun olası zararları neler?
Alkali değerinizi nasıl ölçersiniz?
Yapılandırılmış suyun, musluk suyu ve şişelenmiş sudan farklı özellikleri
Yapılandırılmış suyun tarım ürünlerine etkisi
Yapılandırılmış suyun farkı
Biraz da benim hikayem: yapılandırılmış suyu nasıl kullanıyorum
Yapılandırılmış suyun sağlığımız üzerindeki etkisi
Yapılandırılmış Suyun kan hücreleri üzerindeki etkisi
Suyu yapılandırmanın çeşitli yöntemleri var
Yapılandırılmış suyun bilimi
Yapılandırılmış suyun kimyası ve fiziksel özellikleri
Toksinleri arındırma: Klasik filtreleme ve ters ozmoz sistemiyle ilgili sorunlar ve alternatifi
Su yapılandırıcı araçlarla ilgili videolar
Hangi Su Yapılandırıcı Aracı almalıyım?
Su Yapılandırıcı araçları nasıl satın alabilirim?
Tüketim çarkı: Para, Para, Para!
Su Yapılandırıcı Araçların Tanıtımı ve İş Ortaklığı Programı



*************************************************************
Suyun her zaman sağlıklı olmadığını ve aslında yanlış suyun sizi daha sağlıksız, hasta, ağrı dolu yapacağını biliyor musunuz? Eğer yukarıdaki konuları merak ediyorsanız, siz de benim gibi aileniz için en sağlıklı suyu nasıl elde edebileceğinizi arıyorsanız, ENERJİK YAPILANDIRILMIŞ SU içerek kazandığım deneyimleri paylaştığım bu yazıyı mutlaka okumalısınız.

devamı...

17 Mart 2015 Salı

Otizm, Sebepleri ve Tedavisi

Günümüzün hızla artan hastalığı otizm

Bu yazı “Medikil” iş birliğiyle hazırlanmıştır.

Otizmle ilgili bir süredir yazmayı düşünüyordum. Çağımızın gitgide artan bir hızla yayılan bu hastalığı hakkında bir kaç paragraf yazmayı düşünürken ortaya bu makale çıktı. Daha pek çok şey eklenebilir. Annelere bu bilgiler ışığında sağlık dolu mutlu çocuklar yetiştirebilmelerini diliyorum. Bu yazıda aşağıdaki soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Otizmli bireylerin özellikleri nedir?
Otizmin sebepleri nedir?
Aşılar otizme yol açıyor mu?
Otizmin tedavisi var mı? Nasıl?
Otizm-barsak ilişkisi: GAPS diyeti
Otizme karşı ağır metal şelasyonu
Bentonit kilinin otizmli çocuklarda kullanım miktarı
Bentonit kilini nasıl alabilirsiniz?


Yağmur Adam Filmi
İlk kez otizmle, Dustin Hoffman ve Tom Cruise’un oynadığı 4 Oscar Ödülü kazanmış, 1988 yapımı Yağmur Adam “The Rain Man” filmi ile tanışmıştım. O zaman filmde Dustin Hofman’ın oynadığı Raymond adlı otizmli karakter içine kapanık, iletişim bozukluğu olan ancak son derece ileri seviyede matematik zekasına sahip bir yetişkindi. Babası onun bakıldığı özel kliniğe 3 milyon dolar miras bırakmıştı.

Gerçekten de son günlerde izlediğim devlet, gıda, ilaç sektörlerinin arasındaki ticari ilişkiyi anlatan BOUGHT adlı belgeselde ABD’nin en güncel ekonomik sorununun otizm ve şeker hastalarına bakmak için harcaması gereken bakım masraflarının olduğunu, çünkü otizmli bir bireyi 20 yaşına kadar yetiştirmek için 2 milyon dolar harcandığını anlatıyordu. Bundan 100 sene önce otizm hiç bilinmezken, 40 sene öncesine kadar 1500’de 1 görülmeye başlanmış, ABD’de yayınlanan bir rapora göre 2007’de bu oran 86’da 1’e düşmüş, günümüzde ise oran 38’de 1’e kadar inmiştir. Ülkemizde istatistiksel bir veri bulunmamakla birlikte 100’de 1 olduğu tahmin edilmektedir.(1) Dolayısıyla şu an devletlerin çözmesi gereken en önemli sağlık ve ekonomik problemi otizmli çocukların nasıl yetiştirileceği ve yetişkin bireyler olduğunda topluma nasıl entegre olacaklarıdır.

14 Şubat 2014 Cuma

Gıda Sistemimizin nesi var?

11 yaşındaki Birke Baehr, gıda sistemimizin nasıl sektörel çiftlikler, genetiği değiştirilmiş tohumlar ile bozulduğunu ve büyüyünce dünyaya faydalı bir hizmet için ne olmak istediğini anlatıyor! Okullardaki çocuklara izletmeliyiz.

http://www.ted.com/talks/lang/tr/birke_baehr_what_s_wrong_with_our_food_system.html


24 Şubat 2013 Pazar

Doğal et kaldı mı?



Tüketim işte böyle bir şey: anlamsızca yetiştiriyor, parçalıyor ve yokediyoruz. Yaşamak için gerçekten de doğaya bu kadar karşı gelmemiz gerekiyor mu? Hayatta kalmak ve yemek için bu kadar acı, ızdırap vermek, bu muazzam tüketim bize yaşama sevinci ve mutluluk mu kazandırıyor?

Hayatımda bu soruları son zamanlarda devamlı soruyorum. Artık büyük marketlerden paketli gıda alışverişi yapmıyorum. Hazır gıda almıyorum. Et yemiyorum, yiyen aile bireylerime az miktarda mahalle kasabından veya balıkçısından alınıyor. Etin hayatımızda çok da gerekli bir protein kaynağı olduğunu düşünmüyorum artık. Çok çok uzun yaşayan insanların sırrı doğanın sunduklarını doğal haliyle pişirmeden, işlemeden tüketmekte, sakin ve stressiz bir yaşam sürdürmeye çalışmakta gizli.

Videoyu resme ya da bu linke tıklayarak izleyebilirsiniz.

23 Ocak 2013 Çarşamba

Milliyet.tv'de doğal ebeveynliği anlatıyorum



Bir süredir milliyet.com.tr'de bebek ve çocuk bölümünde köşe yazarı olarak yer alıyorum. Milliyet ile yeni projeleri olan Milliyet.tv'de yer alması üzere bir kaç video çekimi yaptık. Böylece bir kimyagerin gözünden yaptığım analizlerle daha fazla insana doğal ebeveynlik, doğal beslenme ve doğal bakım konularını anlatabileceğim için çok mutluyum. Umarım sağlıklı çocuklar yetiştirmede anne ve babalara biraz da benim katkım olur böylece.

Not: Video'da atlamışım doğal ebeveynler için uzun bir süre emzirme de çok önemli, buradan ekleyeyim :P Ben de iki çocuğumu ardarda yaptığım için son 4 senem emzirmeyle geçti, çok da keyifliydi :)

Link için buraya tıklayabilirsiniz. 

28 Kasım 2012 Çarşamba

Eisenstein'ın armağan ekonomisi doğayı kurtarır mı?

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Senelerce iş hayatımda Bilişim Zirvesi için pazarlama ve konuşmacı organizasyonu alanlarında hizmet vermiş biri olarak, 2012 konferansı benim için çok farklı geçti. Son 4 senedir tam zamanlı anne olarak evde iki kızıma bakıyorum, bir yandan da bloglar yazıyorum. Bu sene zirveye ilk defa MOM-Z konferansına konuk panelist olarak davet almanın gururunu yaşadım. Bir yandan da zirvenin diğer günlerinde çok değerli konuşmacıları dinleme şansım oldu. MOM-Z ve z-kuşağı ile ilgili önceden yazmıştım.


Fikirlerinden en çok etkilendiğim ve beğendiğim konuşmacı Amerikalı araştırmacı, yazar, aktivist, düşünür ve fütürist Charles Eisenstein’dı. Konuşmasının ilk bölümünü zirvenin açılış gününde yapan Charles, takım kravatlı gelen kalabalığa tezat bir şekilde sade bir pantolon ve t-shirt giymişti.

Charles konuşmasının başında “Ben antiteknoloji taraftarı değilim, fakat teknolojinin gerçek rolü henüz yeni ortaya çıkmaya başlıyor” dedi ve size konuşmada tuttuğum notlarımı iletiyorum:

Konuşmanın ilk bölümünün videosu için linke tıklayabilirsiniz:

21 Kasım 2012 Çarşamba

Food Matters Belgeselini izleyin

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Food Matters Belgeseli 21-30 Kasım 2012 arası ücretsiz izlenebiliyor. İlk 8dakikadan can alıcı notlarım:

-Yiyecekleriniz ne kadar yaşlı? Tarladan bize ulaşana kadar 3200 km kadar yol yapabiliyor.
-En az 5 günlük Yiyeceklerinizden ne kadar besin değeri temin edebiliyorsunuz? Eğer şanslıysanız %40 en fazla.
-Kimyasal gübreli topraklara P, N, K eklenirken, normalde toprakta 52 çeşit mineral bulunuyor. Toprak gitgide mineral eksikliği yaşıyor. Bitkiler de hastalıklı oluyor.
-Marketlerdeki vejeteryan yiyeceklerle sadece beslenesniz bile bunlar toksik, mineral bakımından eksik, herbisit, fungisit, pestisit ve pek çok kimyasal içeriyor.
-Sadece buharda bile pişirseniz sebzeleriniz canlı enzimlerini kaybediyor. Pişmiş yiyeceğe vücudunuz ve bağışıklık sistemini yabancı gibi algılıyor, savaş veriyor.
-Eğer bir öğünde %51'den fazla pişmiş gıda yiyorsanız vücudunuz istila edilmiş gibi reaksiyon veriyor.
-Eğer bir öğünde %51'den fazla çiğ besin alıyorsanız kendi kendimizi yoketmiyoruz.
-Yemek yedikten sonra yorgun değil, canlı ve enerjik hissetmeniz gerekiyor.
http://www.foodmatters.tv/2012-Free-Screening (bu linkten ücretsiz izlemek için 21-30 Kasım 2012 tarihleri arasında kaydolmanız gerekiyor)