14 Aralık 2014 Pazar

Baby&You Dergisi Ekim, Kasım, Aralık 2014 köşe yazılarım

Baby&You Dergisi Ekim 2014 Yazım: "Şiddetsiz bir doğal doğum"


Baby&You Dergisi Kasım 2014 Yazım: "Anne elinden şekersiz doğum günü pastası"



Baby&You Dergisi Aralık 2014 Yazım:"Neden doğal anneyim?"

Şiddetsiz bir doğal doğum mümkün

Dr. Frederic Leboyer’in “Birth Without Violence-Şiddetten Uzak Doğum” adlı kitabını sonunda okuma şansına eriştim. Özellikle 3. doğumumdan önce okumanın  yakında yaptığım normal doğum üstünde büyük etkisi oldu. İşte ana karnından çıkan bebeğin dış dünyaya merhaba derken nasıl sakin bir geçiş yapabileceği....

“İnsan bebekleri tamamen korkusuz, kızgınlıktan ve agresyondan arınmış doğarlar. Doğumda yaşanan korku ve acının anısı tüm hayatı boyunca bebekle kalır.”

30 Ekim 2014 Perşembe

7x24 haber'de çıktım: Türkiye'nin En Doğal Anneleri!

Türkiye'nin En Doğal Anneleri!

Doğal yaşam konusunda bir birleri ile sürekli diyalog halindeler. Onlar için organik yaşam her şey demek. Doğal anneler grubu Türkiye'nin buluşma noktası haline geldi.

Doğal yaşamı seçen annelerin grubu: Doğal Anneyim
 
Facebook grupları sosyal medya üstünden pek çok anne ve babaya bebek ve çocuk bakımında deneyimlerini paylaşma imkanı sağlıyor. Dikkat çeken gruplardan biri de Doğal Anneyim (www.facebook.com/groups/dogalanneyim) grubu. Üye sayısı 17bin kişiyi aşan Doğal Anneyim grubu doğal yaşama meraklı Kimyager Başak Pirtini tarafından dünyamızı kirleten, bizi hasta eden kimyasallardan uzak ekolojik bir yaşam isteyen ve ilaçsız yöntemlerle, doğal beslenmeyle sağlıklı çocuklar yetiştirmenin yollarını arayan ve uygulayan anne ve babaları buluşturmak amacıyla kurulmuş. 
 
Doğal yaşam ve annelikle ilgili yakında kitapları çıkacak olan Başak Pirtini’ye göre doğal anne tanımı şöyle: “Doğal anne benim gözümde çocuklarını doğal ebeveynlik esaslarına göre, dünyamıza, çevreye ve hayvanlara saygılı, ekolojik farkındalık sahibi yetiştirmeye çalışan annedir. Bunun için kullanacağı her türlü üründe çevreye zarar vermeyenini, doğal olanını seçmeye çalışır. Evde üretebileceklerini kendisi yapar. Doğal içerikli gıdalarla beslenir. Yapay, suni, zararlı kimyasal içeren, hormonlu, ilaçlı, fabrikasyon gıda ve ürünleri tercih etmez. Gıda, ilaç, temizlik sektörlerinin dayatmaları bizi doğallıktan uzaklaştırıyor dolayısıyla sağlığımızı da bozuyor.”
 
Başak Pirtini’den doğal yöntemlerle sağlıklı çocuk yetiştirmek için öneriler...
 
1. Hamile kalmadan en az 6 ay önce tıbbi gereklilik yoksa ilaç kullanmayın, hastalık anında doğal bitkisel tedavileri kullanın.
 
2. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Organik, ilaçsız doğal ve yerli tohumdan üretilmiş gıdaları tercih edin.
 
3. İnsanların yapay olarak ürettiği gıdalardan ve katkı maddelerinden uzak durun. Doğada doğal formunda bulunan işlenmemiş besinleri tercih edin.
 
4. Evinizde doğal ve ekolojik deterjanları, kozmetik malzemelerini kullanarak vücudunuza giren zehirli kimyasalları azaltın.
 
5. Çocuğunuzun bağışıklığını güçlendirmek için detoks yapan taze sebze ve meyve sularını içmeye alıştırın.
 
6. Çocuk doktorunuza danışarak uygun dozlarda günlük probiyotik, balık yağı, çörek otu yağı, bal, polen, propolis gibi bağışıklık kuvvetlendirici gıdaları çocuğunuzun beslenmesine ekleyin.
 
7. Hastalık anında çocuğun kendi vücuduna güvenmesi için telkinlerde bulunun. Vücudunun özellikle hasta kısmı dahil her bir parçasını sevmesini öğretin.
 
8. Hayatınızda iyileştirici etkisi olan size iyi gelen müzikler daima olsun. Bir müzik aleti çalın ya da dinleyin.
 
9. Her gün kahkaha atın. Hayatınızda günlük başınıza gelen olaylarla mücadele etme gücünüzü artıracak mizah duygunuzu daima kullanın, çocuklarınızın mizah duygusunu geliştirmeye çalışın.
 
10. Bağımlılık yapan her türlü gıda, alkol, sigara gibi maddelerden uzak bir yaşam hedefleyin. Gerekirse bu bağımlılıklarınızdan kurtulmak için profesyonel destek almaktan çekinmeyin.
 
11. Çocuklarınıza doğal ve sağlıklı yaşam şeklinizle önce siz örnek olun. Onlar sizi taklit edecektir.




Doğal Anneyim grubunda anneler ateş, kusma gibi temel hastalıklar, doğal doğum, bebek emzirmesi ve ilk aylardaki beslenme gibi konularda birbirleriyle evde uyguladıkları doğal yöntemleri paylaşıyorlar. Bir yandan evde kendi yoğurt, kefir, peynir gibi gıdaları, ekolojik bulaşık ve çamaşır deterjanların tariflerini öğreniyorlar. Grupta ayrıca aile içi anne, baba ve çocuk özel ilişkileri de en çok konuşulan konular arasında yer alıyor. 
 
Doğal Anneyim grubuna katılmak isteyen anne ve babalardan grup kurallarına uymaları ve birbirlerine saygılı olmaları bekleniyor. Çalıştığı Holdingde üst düzey yöneticilik yaparak, emekli olmuş, Doğal Anneyim grubunun uzun süredir yöneticiliğini yapan Gülay Zeynep sosyal medyada bir grubu yönetmenin şirket yönetmekten zor olduğunu belirtirken, her gün gruptaki özel paylaşımları denetliyor, herkesin gruba alınmadığını, üyelerin seçilerek kabul edildiğinin altını çiziyor. 
 
Doğal anneyim grubu ve Başak Pirtini’ye ulaşabileceğiniz linkler:
 
Doğal Anneyim Blogu: http://dogalanneyim.blogspot.com.tr
Doğal Anneyim Facebook Sayfası: http://www.facebook.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim Facebook Grubu: http://www.facebook.com/groups/dogalanneyim
Instagram @dogalanneyim: http://www.instagram/dogalanneyim
Twitter @dogalanneyim: http://www.twitter.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim e-bülten ile takip: http://eepurl.com/TeYdX


Kaynak: http://www.7x24haber.com/turkiyenin-en-dogal-anneleri-haberi-5012.htm

20 Ekim 2014 Pazartesi

Baby&You Dergisi Mayıs-Haziran-Ağustos-Eylül 2014 yazılarım

Baby&You Dergisi köşe yazılarımı sonunda koyabildim :) Okuyanlara faydalı olmasını diliyorum.


Baby&You Dergisi Mayıs 2014 Yazım: "Ahşap Oyuncaklar"

Baby&You Dergisi Haziran 2014 Yazım: "Daha iyi bir dünya için..."

Baby&You Dergisi Temmuz 2014 Yazım: "4 adımda badem sütü nasıl yapılır?"
Baby&You Dergisi Ağustos 2014 Yazım: "Hayatını sağlıklı yaşamak isteyenlere internet kullanma kılavuzu" 
Baby&You Dergisi Eylül 2014 Yazım: "Datça Murat Çiftliği"

Ev yapımı şekersiz ıslak doğumgünü keki ve 6 yaş partimiz



Bu sene Melisa’nın 6. yaş günü partisinde her sene olduğu gibi yine kendim şekersiz, bal ve pekmezle tatlandırılmış pasta yaptım. Evde pasta yapımı ilk bakışta zor gibi gözükse de içeriğinin süt tozu, margarin, tatlandırıcılar, yapay katkı maddesi dolu unlar, pastörize yumurta yerine doğal süt, tereyağı, zeytinyağı, tam buğday unu gibi malzemelerden olması ve tam bir öğün yerine geçebilmesi açısından çocuklar yediklerinde içim çok rahat oluyor. Çünkü doğum günlerinde çocuklar sadece pasta yemek istiyorlar.

Doğum günü kutlaması olarak düşününce idealim olan en güzel kutlama şekli pastayı annenin çocuklarla birlikte yapması, süslemesi, çocukların yiyebileceği 3-4 çeşit doğal yiyecek, fazla kalabalık olmadan yeterince doğum günü çocuğunun kendi başına idare edip oyun kurabileceği en fazla 8-10 tane arkadaş. Hatta yaşına göre arkadaş sayısı. Hediye olarak şimdiye kadar evimizde yeterince oyuncak olduğu için oyuncak yerine ufak hediyelikler, kıyafet ve ağırlıklı kitap tercih ettik. Bu sene iki kutlama ve iki pasta hazırladık. Bir eski mahalle arkadaşları ile her sene olduğu gibi açıkhavada Özgürlük parkında piknik şeklinde doğumgünü yaptık. İkinci olarak da 1. sınıf arkadaşları ile evde kutladık. Piknikte gelen misafirler yanlarında şekersiz, tuzlu ufak ikramlar getirmişlerdi. İçecek olarak çocuklara şekersiz kayısı hoşafı ve su ikram ettim. Evdeki doğum gününde ise pastamızın yanında taze sıkılmış meyve suyu, kısır, ıspanaklı börek ve yeşil salata vardı. Gelen çocuklara kurşun kalem ve balon hediye ettik. Geçen sene de ufak okuma kitapları vermiştik. Tüm bunlardaki hedefim herşeyin sade bir şekilde olması, çocuğun da kutlama hazırlarına pasta yapımından, evin süslemesine, arkadaş hediyelerini hazırlamaya katılabilmesi. En önemlisi çocuğun azla yetinmeyi ve mutlu olmayı bilmesi çünkü büyük şehirlerde çocukların parti beklentileri farketmeden biz ebeveynler tarafından çok yüksek seviyelere çekilebiliyor.

Her sene doğumgünlerinde çocuklara soruyorum “pastayı ne şekilde ve neli yapayım?” diye ona göre şekillendiriyorum ya da en üst resmi öyle oluşturuyorum. Aşağıda resimleri olan havuçlu şekersiz pasta tarifimi bu blogdan bulabilirsiniz. Melisa’nın 6. yaşı için yaptığım doğumgünü pastasını 3 kat pandispanya keki arasına krema ve meyve koyup, üstüne de yine krema ve kuruyemişlerle süsledim. Resmini ve tarifini aşağıda paylaşıyorum.

Şimdiye kadar denediğim organik, şekersiz pastalarımın resimleri şöyle:
Çilekli pandispanyalı pasta

Havuçlu kekli kelebek pasta


Havuçlu kekli fotoğraf makinası pasta


Havuçlu kekli kuruyemiş 3 yaş süslemeli pasta

Havuçlu kekli ev şeklinde kuruyemiş süslemeli pasta


Pandispanyalı Hello Kitty pasta

Pandispanyalı kalp süslemeli pasta


Pandispanyalı kalp süslemeli pasta ve pastanın bir böğürtlenli ara katı



Havuçlu keki bir kere pişirip kabarınca ortadan kesiyorum. Pandispanyaları ise daha az kabardığı için tek kat kullanıyorum. Kaç kat istersem o kadar pandispanya pişiriyorum. En son kalp desenli pastalar için 3 kat pandispanya arasına yıldızlı olanda muz ve ceviz, 6 yazanda ise donmuş vişne ve böğürtlen kullandım. Her kat pandispanyayı pişirdikten sonra 1 dolu kaşık pekmezli yarım-bir bardak kadar suyla ıslatıyorum.

Sade pandispanya tarifi
4 yumurta
Yarım çay bardağı hurma şurubu/keçiboynuzu pekmezi
4 Türk kahvesi fincanı organik tam buğday unu (1 fincanını keçiboynuzu tozu koyunca çikolatalı kek gibi oluyor)
2 yemek kaşığı sıvı yağ (soğuk sıkım zeytinyağı)
3 yemek kaşığı kaynar su
1 paket kabartma tozu veya karbonat

Yapılışı:
*Yumurta aklarını cam kasede krem şanti kıvamına gelinceye kadar çırpın. Hurma şurubunu ekleyin.
*Yumurta sarılarını kaynar su ve sıvı yağ ile çırpın. Aklarıyla birleştirin, bunu yaparken mikser değil, çırpma teli ya da tahta kaşık kullanın.
*Toz malzemeleri ekleyin. Hepsini tahta kaşıkla karıştırın.
*Yağlanmış (zeytinyağı/tereyağı), unlanmış kalıpta, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40-45dk kürdan temiz çıkana kadar pişirin. Benim evdeki turbo fırınımda 160 derecede 10 dakikada pişiyor, fırından koku geldiği anda kürdanla kontrol edin mutlaka.
*Kek soğuyunca krema sürmeden önce hurma şurubunu/pekmezi sulandırarak keki ıslatın, taze meyve suyu da olur.

Krema:
5 su bardağı süt (yaklaşık 1.5litre, ben sütçümden aldığım sütü kullanıyorum)
4 yemek kaşığı organik tam buğday unu
2 yemek kaşığı buğday nişastası
1 yumurta sarısı (pandispanyalarda yeterince yumurta olduğu için koymadım)
1 yemek kaşığı tereyağı (ben yaptığım sade yağdan kullandım)
1 çay kaşığı vanilya (ya da vanilya çubuğundan bıçak ucuyla sıyırarak koyun)
Tatlandırmak için yeterince bal (ben bir yaklaşık çay bardağı kadar bal koydum)

Yapılışı:
*Un, nişasta ile sütü muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırarak pişirin.
*Koyulaşında içine tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin. Karıştırın.
*Soğuyunca bal ile tatlandırın.
*3 kat pandispanyalı kek için kremayı yarım miktar daha fazla yapmanızı öneririm.
*Çikolatalı krema için pişirirken içine keçiboynuzu tozu atabilir, tatlandırmak için de doğuyunca pekmez kullanabilirsiniz.

Tüm çocuklara ve yiyenlere afiyet olsun!

Not: Bu tarifi benimle paylaşan ve yiyen herkesin beğenisini almamı sağlayan şekersiz pasta pişirmede becerikli arkadaşım Derya Karakoçan’a çok teşekkür ediyorum.
 


Peki siz çocuklarınıza nasıl doğum günleri planlıyorsunuz? Pastanızı nasıl yapıyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyorum :)

*****************
***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:

www.BasakPirtini.com


6 Mayıs 2014 Salı

Doğal Anneyim Magmono'da!

Doğal Anneyim Magmono.com'da!
Doğal Anneyim ile Magmono.com sitesi röportaj yaptı. Röportaj teklifi ile gelen takipçim sevgili Elif Türkölmez'e çok teşekkür ediyorum.

Röportajımı buradan okuyabilirsiniz.

Hediye ve indirim: Anneler Günü'ne özel Nerolinn’den anti-ageing yüz bakım seti



 Bu yazı “Nerolinn” iş birliğiyle hazırlanmıştır.

Tüm annelerin  anneler günü kutlu olsun!

Doğal anneyim blogumda siz doğal annelere özel bir indirim ve hediye hazırladım :)

Cildim çok hassas, organik kozmetik ürünleri bile sürdüğümde yanma ve alerji yapabiliyor. 5 sene önce doğalcı doktorumuz Hülya Sonugür’ün tüm hastalarına önerdiği nerolinn ürünleri ve sahibi Emine Koçer ile tanışma şansına eriştim. Nerolinn krem ve yağlarını kızlarıma bebekliklerinden beri içeriklerinde doğal ve organik yağlar dışında sentetik hiç bir şey olmadığı için güvenle kullanıyorum.

Sevgili Emine ile yıllar içinde çok güzel bir arkadaşlığımız oldu. Kendisi tüm müşterileri ile arkadaş olan, bilgisini sonuna kadar sıkılmadan tekrar tekrar paylaşan bir doğal anne. Türkiye gibi kozmetik devlerinin olduğu bir pazarda hem organik, hem butik el yapımı doğal bakım ürünleri üreten kimyager meslektaşım olan bir girişimci. Zaman zaman nerolinn’den blogumda bahsediyorum.
 
Neden doğal yüz ve cilt bakım ürünleri kullanmalıyız?
Bilimsel araştırmalara göre cildimize uyguladığımız ürünler ıslaklık ve kuruluk durumuna göre %60-75 oranında emiliyor. Böylece yılda 2 kg kadar kimyasal madde yüklenmiş oluyoruz. Kozmetik ürünlerde bulunan kimyasallar direk vücudumuza girip hızla kan dolaşımına karışıyor, o yüzden deri yoluyla kimyasalları almak yutmaktan daha riskli. Doğal olmayan cilt bakım ürünleri bir çok kimyasal, koruyucu katkı maddesi, emülgatör ve yapay kokular ihtiva ediyor. Bu ürünler kanserojen ve alerjik reaksiyonlar oluşturabiliyor.

Günde 3000'den fazla toksik maddeye ve en az 30 tane temizlik ve kozmetik ürününe maruz kalıyoruz. Bu yüzden vücudumuzu daha dinç, dinamik ve enerjik hissetmek, yaşlanmanın etkilerini azaltmak için hayatımıza, evimize, kendimize, kullandığımız ürünlere detoks yapmamız gerekiyor.

Hediye ve indirimle ilgili okumak için lütfen devam ediniz.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Doğal Anneler 10.000 kişiye ulaştık!

10bin kişi olduk!
Sevgili Doğal Anneyim blogu takipçilerim,
Facebook Doğal Anneyim grubumda 10.000 kişiyi aştık ve sayımız hızla artıyor.

Instagramda da kısa sürede 1000 kişiye ulaştık. Umarım doğal ve sağlıklı yaşam ilgisi tüm anne be babaların katkısı ile daha da büyüyecek. Sektörleri etkileyen bir gücümüz var bunun tüketiciler olarak bilincinde olmalıyız. Daima dünyamız için en temiz, ekolojik ve doğal olan yolları seçelim, onları çocuklarımıza öğretelim.

sevgiyle kalın.

Başak

instagram ve twitter: @dogalanneyim
Doğal Anneyim facebook grubum
Doğal Anneyim facebook sayfam

Anaokulları sebze yetiştiriyor!

Murat Tapik anaokulu öğrencileri ile

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

 Anne ve babasına ben çiftçi olmak istiyorum diyecek çocukların yetiştiği anaokulları gerçek oluyor. Bir süredir alışveriş yaptığım Datça Murat Çiftliği sahibi Murat Tapik okullarda ve anaokullarında toprak, tarım, sebzeler, yerli tohum ile dikim konusunda minik çocuklara eğitimler vermeye başladı. Kendisi de bu blogumda anlattığım gibi Türkiye'nin en iyi okulları sayılan Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi'nden sonra çiftçilik yapmaya karar vermiş.

"Geleceğin büyükleri ve şimdinin miniklerinin doğayı tanıması, toprak ile bütünleşmesi ve bilinçli beslenmesi en önemli işlerimizden... Desteklerimizle inşallah birçok anaokulunda çocuklar yerli salatalıklar, domatesler yetiştirecek, en önemlisi de doğa sevgisini çok erken yaşta hissedecekler. Şehirde büyüyen bir çocuğun ilk çilek fidesini ekerek, toprağa alışmalarını sağlamak, ürünleri nasıl ve ne zaman yetiştiğini öğretmek belki de tüm işlerimizden daha da önemli bir aktivite. Son bir kaç hafta daha pek çok yerde bu aktivitelerimize devam edeceğiz. " diyen Murat bey resimlerde Eyüboğlu Erenköy anaokulunda miniklerle bostan ekimi yapıyor. Tüm fotoğraflar burada. "Kendi anaokullarında proje geliştirmek için, her zaman gönüllü olarak destek veririm değerli hocalara" diyen Murat bey'e murat.tapik@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Minik eller iş başında

27 Nisan 2014 Pazar günü benzer bir şekilde Slowfood'dan Leyla Kabasakal, Kadıköy Özgürlük Parkı'nda çocuklara bostan yapma etkinliği düzenlemişti. Etkinlikler ile ilgili güncel bilgileri daha çok Doğal Anneyim facebook sayfamda yayınlıyorum. Oradan da takip edebilirsiniz.

23 Nisan 2014 Çarşamba

Gel Oyna'da Anne Çocuk oyun grubu başladı!

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

 Bostancı'da açılan Gel Oyna Tahta Oyuncak dükkanı ve oyuncak yapım atölyesi hakkında daha önce bir blog yazmıştım. Sahibi Şule Şenol ile doğal annelere her Perşembe ve çalışan anneler için her Cumartesi 13.30-15.00 arası yeni iki oyun grubu oluşturduk. Grubumuzda anneler ve çocuklar birlikte oynuyoruz, sohbet ediyoruz, gülüyoruz, eğleniyoruz. İnternet yerine gerçek hayata dokunarak, konuşarak sosyalleşmek isteyen tüm anne babaları ve çocuklarını bekliyoruz. Ben de her Perşembe katılmaya çalışacağım. Ücretler için lütfen Gel Oyna ile iletişime geçiniz.

Anaokulları için: Gel Oyna'da  hafta içi sabah saatlerinde okul grupları ile çalışmaları  başladı. Geçen hafta Çekmeköy'den İz Çocuk Gelişim merkezinden anaokulu çocukları, daha önce de ALEV okullları, Small hands, Utopia, Küçük Ağaç gibi okulların ana sınıfları Ümraniye'deki atölye ve dükkanı görmeye, aktivitelere katılmaya gelmişler. Okul grubunuzla Gel Oyna atölyesine  gelmek, aynı zamanda ahşap oyuncak zenginliğini görmek isterseniz Gel Oyna'yı arayabilirsiniz.

Adres: Gel Oyna, Şemsettin Günaltay Cad. Bostaniçi Sok. Birlik Apt. No:4A Bostancı-İstanbul Tel: 0216 363 38 44

17 Nisan 2014 Perşembe

Çocuğunuz bu doğal kurabiyeleri Hadihamyap’sın!


"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

www.hadihamyap.com

Çok uzun süredir evde rafine şekerli tatlı pişirmiyorum. Genelde eğer kek yapacaksam içine elma, havuç rendesi, portakal suyu, hurma şurubu (evde hazırlanmış), pekmez, kuru meyveler ve kuruyemişler katıyorum. Eğer sütlü tatlı yapacaksam sade şekersiz olarak pişiriyorum. Üstüne sonradan bal ve tarçınla tatlandırıyoruz. Bir de tabii çiğ pudinglerim var, avokado ve keçiboynuzu tozu ve muz ile yaptığım. Ancak bir doğumgünü olduğu zaman herkesin yemesi açısından doğumgünü pastasını pekmezli pişiriyorum. Yine şekersiz.

Bu sefer küçük kızımın doğum günü yaklaşıyor. Nasıl hazırlık yapayım? Hepsine yetişemiyorum... Evde hep doğal ve organik malzemelerden yapmaya çalışıyorum.. Dışarıdan aldıklarıma da nasıl güvenirim... derken imdadıma hadihamyap yetişti.

Siteyi ilk olarak facebook Doğal Anneyim grubumda paylaşan sevgili Filiz Morkoç’tan duydum. Filiz Morkoç ve arkadaşı Dalya Saftekin Çalışkan birlikte “Kendi çocuklarımıza yedirmeyeceğimiz hiçbir gıdayı satmıyoruz” diyerek yola çıkmışlar. Titiz anneler olarak kendi elleriyle temiz tarım ürünleri ve organik malzemelerden doğal, sağlıklı ve lezzetli atıştırmalıklar yapmaya başlamışlar. Başladıkları bu işte organik ve doğal üreticilerden GDOsuz, kimyasal gübresiz, yerli tohumdan üretilmiş malzemeler tedarik ediyorlar. Diyorlar ki “Çünkü çocuğunuzun aldığı gıdalar, kişiliğini ve düşüncelerini de etkiler. Yani sizin kalsiyum deposu sandığınız hazır meyveli bir yoğurt, çocuğunuzu huysuz, söz dinlemez, hiperaktif yapabilir…GDO’lu mısır şurubuyla yapılmış, içine koruyucu maddeler katılmış bir kek, çocuğunuzun zeka gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.”

12 Nisan 2014 Cumartesi

Davetiye: Karlar ülkesi Snowpark'a yolculuk etmek isteyen var mı?

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Dev kardan adam

Karlar ülkesi filmini izleyeli beri kızlarım tüm oyunlarında ya karlar ülkesine gidiyorlar, ya da karlar prensesi, karlar kraliçesi oluyorlar. Torium AVM’deki Snowpark’a gideceğimizi duyunca çok mutlu oldular. Heyecanla büyük günü beklediler. Evimizden oldukça uzun süren yol boyunca uslu durdular.

Snowpark sıcak yaz günlerinde bile bir kar ülkesinde gibi hissedebileceğiniz, kayak dersleri alabileceğiniz bir kar merkezi. Bir benzeri ve daha büyüğü Dubai’de var. Bizim için de çok keyifli bir gezi oldu bu kışı kar oynayamadan geçirdikten sonra.

Gezimizi organize eden Luna Organizasyona teşekkür ediyorum. Gezimizi anlatmaya geçmeden önce sizin için bir adet hediye biletim var. Hemen bu blogun altına 23 Nisan 2014 günü sonuna kadar isim ve e-posta bırakanlar arasından bir kişiye, 3 kişilik 60 TL değerinde giriş bileti hediye ediyorum. Ancak elinizi çabuk tutun 10 gün içinde yorum bırakın. Davetiyenin kullanım süresi 31 Mayıs’ta bitiyor. Hediye alan kişiyi 23 Nisan’dan sonra Doğal Anneyim blogumda açıklayacağım. Ayrıca mail de atacağım. Hediye size çıkarsa lütfen almak için bana geri dönün. 3 gün içinde hediye sahibi bana geri dönmezse tekrar yeni bir kişiye vereceğim.

8 Nisan 2014 Salı

Anne çocuk "Gel Oyna"da birlikte tahta oyuncak oynayın


Gel Oyna

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Oyun oynamak büyük küçük herkesin çok sevdiği bir aktivite. Doğal ebeveynlikte de anne, baba ve çocuğun birlikte geçirdiği doğal oyun vakitleri çok önemli bir yer tutuyor. En çok doğal malzemelerden üretilmiş oyuncakları çok seviyorum. Daha önce çocuklarımın çok sevdiği logy manyetik ahşap oyuncaklarımızı yazmıştım. Bu sefer gittiğim özel bir tahta oyuncak dükkanını kızlarım çok sevdi. Hatta her hafta anne-baba-çocuk birlikte gidilebilecek bir oyun mekanı.

Bu doğal oyuncak dükkanının sahibi sevgili Şule Şenol’u yıllar önce fuar düzenlediğim zamanlardan tanıyorum. Projesini yürüttüğüm HOBİZ Keyifli İş ve Yaşam Fuarı’mıza 2004 yılında tahta oyuncaklarıyla katılımda bulunmuştu. Tahta oyuncak işini severek yıllardır yeni projeleriyle sürdürmeye devam ediyor. Şule hanım “Gel Oyna” adını verdiği dükkanında yüzlerce tahta oyuncağı anne, baba ve çocuklarla dükkanın atölye kısmında oyun oynatarak hatta tahta oyuncak yapmayı öğreterek buluşturuyor. Çocuk oyunları, montessori, waldorf gibi eğitim konularında oldukça bilgili olan Şule Şenol, okullara ve anne babalara oyuncak seçiminde danışmanlık yapıyor. Şule hanım’ın web sitesinde oyuna dair pek çok değerli yazısı da var. Dilerseniz www.ahsapoyuncak.web.tr  üzerinden de dükkandaki oyuncakları alabiliyorsunuz.

"Hangi oyuncakla oynamak istersiniz?"
Sosyal sorumluluk projelerine çok önem veren ve oyunun halkın her kesiminde birlikte oynandığındaki birleştirici gücüne inanan Şule hanım senelerdir Meydan AVM’de açık alanda tahta oyuncak oyun atölyeleri düzenliyor. Ayrıca ekolojik pazarlarda da tahta oyuncaklı aktivitelerde bulunuyor. Etkinlikler için Facebook Gel Oyna sayfasına bakabilirsiniz. Sosyal sorumluluk projesi olarak geliştirdiği oyun odaklı T-istasyonu projesinin de ayrıca bir T-istasyonu facebook grubu var.

Resimler için devamına bakın...

1 Nisan 2014 Salı

Mom's Green'den Doğal Annelere tam sette ücretsiz kargo!

https://www.yesilanne.com/Dogal-Temizlik-Firsat-Paketi--50-Indirimli----9-Urun-Bir-Arada,PR-23.html
"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Bahar geldi, bütün ağaçlar çiçek açtı. Havalar ısındı. Artık evlerde bahar temizliği zamanı da geldi. Evimizi temizleyelim derken kimyasallarla daha da kirletiyor musunuz? Yoksa doğal deterjanlarla mı temizlik yapıyorsunuz?

Belki bloglarımda bahsettiğim karışımları yapıyorsunuz, belki vaktiniz yok, ya da uğraşamazsınız diye organik deterjan alıyorsunuz. Belki de evinizi daha doğallaştırmak ve organik deterjanlara geçmek istiyorsunuz.
Prematüre doğan bebeği için ilk kez deterjan üretme işine giren sevgili Işık Kırgız, canla başla tüm evleri doğal temizliğe alıştırmaya çalışıyor. Işık Yeşil Anneyim blogunda hayatımızdaki kimyasallarla ilgili çok aydınlatıcı bilgiler aktarıyor. Mutlaka bakın :)

Ecocert sertiifikalı bitkisel hammaddeler ile üretilen Mom's Green, bahar temizliği için Doğal Annelere tüm set için kargo bedava hediyesi veriyor. Bunun için satın alırken hediye çeki kısmına "dogalanneyim" yazmanız yeterli. Işık'a doğal annelere verdiği destekten dolayı teşekkür ediyorum.

Ben yeni setimi ısmarladım. Memnunum ve güvenle kullanıyorum. Baharda yapılacak işim çok... perdeler yıkanacak, her yer silinecek, dolap içlerindeki kışlıklardan kazaklar kaldırılmadan önce yıkanacak...

Peki siz bahar temizliğinizi nasıl yapmayı planlıyorsunuz?

Not: Lütfen en son kampanyalar için www.yesilanne.com'u takip edin.



25 Mart 2014 Salı

Çocuklarınızın besinlerini yeşillendirin!

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Çiğ ve yeşil beslenme son iki senedir kışı daha güçlü atlatmamıza yardımcı oluyor. Emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür her zaman ilk sebze sonra diğer besinler derdi. Her öğünde yenen sebzeler özellikle de koyu yeşil yapraklılar besin değeri açısından insan bedeni için çok çok önemli.

Çocuklarımıza neden koyu yeşil yapraklı sebzeleri yedirmeliyiz?
İnsanların sindirim yapısı otoburlara daha yakındır. Otobur beslenme vücudu alkali yapar ki bu da hastalıkları yenmede büyük rol oynar. Bu sebeple sağlıklı olmak ve böyle kalmak için çocuklarımızı bebeklikten itibaren koyu yeşil yapraklı sebzelere ve yeşil içeceklere alıştırmalıyız.
Datça Murat Çiftliğinden aldığım yeşillikler ve onlara yakışan meyve sebzeler

Çocuklarımıza hangi yeşillikleri yedirmeliyiz?
Çocuklarına yeşil gıdaları, salataları yedirmek sanırım tüm annelerin en zorlandıkları konulardan biri. En sağlıklı olan kara lahana, ıspanak, ısırgan ve diğer otlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler, potasyum, kalsiyum, çinko ve magnezyum içerdiği için mutlaka yenmeli, suyu içilmeli diyor uzmanlar.

Yeşilliklerin içerikleri:
Havuçtan çok daha fazla A-vitamını, portakaldan çok daha fazla C-vitamini, tam buğdaydan çok daha fazla E-vitamini, sütten çok daha fazla B2-Vitamini ve sindirlebilen kalsiyum ve kaliteli protein içerirler. En önemlisi meyve, kuruyemiş ve asit üreten yiyeceklerden daha fazla alkali mineralleri kalsiyum ve magnezyumu içerirler.

Isırgan otu ile Organik marulun karşılaştırması:

16 Mart 2014 Pazar

Hodan Otu Kavurması


"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."
Yabani otları yemeyi çok seviyorum. Bazı acı gelen otları pek tercih etmesem de genelde yeşil içeceklerin içine bir parça atıyorum. Bazen de soğanlı kavurmasını yapıyorum. Yabani otları mevsim geçişlerinde mümkün olduğunca tüketmek lazım çünkü pazı, ıspanak gibi yeşil sebzelere göre onlarca kat fazla vitamin ve mineral içeriyorlar. Çocukları da katı beslenmeye geçince yavaş yavaş bu şifalı yeşil otlarla ufak miktarlarda tüketerek tanıştırmakta fayda var.

Geçen sene halk pazarında hodan satıldığını görmüştüm. İlk defa bu sene Datça Murat Çiftliği dükkanında görüp aldım ve kavurmasını yaptım. Biraz araştırırsanız oldukça şifalı bir ot olduğunu okuyabilirsiniz. Lezzeti pırasa ile salatalık arasında.

Hodan otunun diğer adları ıspıt ve kaldirik otu. Sıkıntıları giderdiği ve cesaret verdiği için eski çağlarda askerler tarafından kullanılırmış. Araştırmalarda böbrek üstü bezlerini etkileyerek rahatlık hissi uyandırdığı bulunmuş. Yüksek oranda kalsiyum, mineral tuz ve potasyum içeriyor, bu sebeple tuzsuz diyetlere oldukça uygun.

6 Mart 2014 Perşembe

1 günlük keçi yavruları, waldorf ve sebzeler

Bu haftaki yerli tohum GDO'suz sebze ve meyve alışverişim
"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Her hafta Çarşamba günlerini dörtgözle bekler oldum. Uzun bir süredir organik pazardan alıyorum. Aynı zamanda beğendiğim çiftliklerden de eve sipariş veriyorum. Ancak hem çiftlik hem de dükkan olması açısından son zamanlarda Datça Murat Çiftliği dükkanına çok gider oldum. Bir girdim mi bir saatten önce çıkamıyorum çünkü pek çok insanla tanışıyorum, herkesin konuları aynı benim konular. Ortak ilgileri olan insanların buluşma mekanı olmaya başlamış bu doğal dükkan.

Bu sefer meşhur düz ifadeli ve doğal materyallerden yapılmış waldorf bebeği yapan bir hanımla tanıştım. Eğer yakında sitesini açarsa burada bebeklerin duyurusunu görebilirsiniz. Waldorf bebeğinin özelliği çocuğun hem doğal malzeme ile temas etmesi, gerçek yenidoğana benzer bebekler olması.

27 Şubat 2014 Perşembe

Eğer çiftlik kurma hayalim var diyorsanız...

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Sevgili Datça Murat Çiftliği sahibi Murat Tapik benim gibi çiftlik hayalleri olanlar için anlatıyor...

Bu haftaki taze, doğal, yerli tohum, GDOsuz sebze ve meyvelerim

Her hafta Datça Murat Çiftliği'nin Erenköy'deki dükkanına uğramayı adet edindim. Bir çok aynı fikirde insanlar tanışıyorum. Hatta muhabbet etmekten eve dönemiyoruz. Kızlar da ben çocuk doktoru Hüseyin Tapik ile konuşmaya dalmışken kendilerine oyalanacak bir şeyler buluyorlar. Ben dışarıda bu sebzeleri seçerken kızlar da dükkana girmişler ceplerine nefis kuru elmaları ve kuruyemişleri doldurmakla meşgullermiş :)

Kızlar dükkanda kuruyemişleri toplarken

Büyük kızım Melisa dönüş yolunda diyor ki "Anne bu dükkanı çok seviyorum. Herkes çok güler yüzlü. İsmi güleryüz dükkanı olmalıymış" :D


Murat Tapik'in mesajına gelince:

ÇİFTLİK KURUYORSUN
Her geçen gün farklı insanlardan telefon geliyor. Emeklilik döneminde huzurlu bir çiftlik hayatı yaşamak isteyenler, tarımda gelecek gören genç girişimciler, parasını yatırmak için farklı kanallar arayan şirketler oluyor ahizenin karşısında. Çiftlik kurulumu, doğa içinde bir yaşam ve üretim hakkında tüm bildiklerimi paylaşmaktan oldukça mutluluk duyuyorum, umarım faydam dokunuyordur.
Nasıl çiftlik kurarım, ne yapmalıyım ve buna benzer tüm soruların çok kısa bir cevabı var benim için:

    * Size her zaman destek çıkacak bir eş, bir aile
    * Gönül bağı ile sizlerle gece gündüz demeden çalışacak dostlar
     * Yeri geldiğinde marangoz, seramik ustası, inşaatçı olabilecek kadar her işle uğraşabilecek kadar bu işi sevmek
    * Toprakla uğraştıkça ellerinin nasırlaşmasından, yağmur altında ürün toplamaktan, buz gibi sularda topladığın sebzeleri yıkamaktan, bu ürünlerin yetişmesini izlemekten ve sevdiklerini bunlarla beslemekten  zevk alabilmek

Ve başka hiçbir işle uğraşmadan sabah 5, akşam 12 demeden evine, tarlana, hayvanına, çalışanlarına emek vermek, ilgilenmek. Bunlardan öte bence her şey ikinci planda, isteyen herkese ben yerli tohumları hediye ediyorum zaten yeter ki bu üsttekiler hazır olsun. Sevgiler, Murat Tapik.
www.datcamuratciftligi.com   murat.tapik@gmail.com


14 Şubat 2014 Cuma

Gıda Sistemimizin nesi var?

11 yaşındaki Birke Baehr, gıda sistemimizin nasıl sektörel çiftlikler, genetiği değiştirilmiş tohumlar ile bozulduğunu ve büyüyünce dünyaya faydalı bir hizmet için ne olmak istediğini anlatıyor! Okullardaki çocuklara izletmeliyiz.

http://www.ted.com/talks/lang/tr/birke_baehr_what_s_wrong_with_our_food_system.html


Datça Murat Çiftliği ve Dr. Hüseyin Tapik

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Datça Murat Çiftliği meyve ve sebzeleri
İlk kızım doğalı 5 senedir doğal ve organik gıdalara bütçemizin büyük bir kısmını ayırır olduk. Türkiye’de ufak hesaplar peşinde koşan köylü yabancı tohumlara bağımlı, hormonlu, kimyasal gübreli, zehirler dolu ilaçlarla tarım yapıyor. Diğer taraftan bazı geleneksel tarımı bırakmayan köylüler, hatta üniversiteli, okumuş şehirli, bilinçli bir grup girişimci de yerli tohum korumak adına organik ve doğal tarımı geliştirmeye çalışıyor. Doğru ve dürüst tarım yapan çiftçilerle tanışmak çok hoşuma gidiyor. Bu çiftçilere destek verdiğimiz sürece ekolojik dengeyi kimyasal saldırılarla bozmadan, yerli tohumu koruyarak, besin değeri yüksek yiyeceklerle sağlığımızı koruyabiliriz. Önce tanıyıp sonra sürekli alışveriş yaptığım yerleri blogumda tanıtmaktan büyük zevk alıyorum.

Düzenli alışveriş yaptığım bir kaç çiftlik ve organik pazarlar var. Zaman zaman arkadaşlarım da kendi denedikleri ve alışveriş ettikleri çiftliklerden beni haberdar ediyorlar. Bu sayede Erenköy’deki şubesinde Datça Murat Çiftliği sahibi Murat Tapik ile tanışma şansım oldu.

11 Şubat 2014 Salı

20 soruda zeytinyağı hakkında bilmeniz gereken herşey

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Çiğ yeşil zeytin, zeytin ve dönüştüğü zeytinyağı

Binlerce senedir Anadolu köylüsü zeytin ağacının değerini ve verdiği ürünlerin sağlık açısından faydasını bilmiş ve bundan faydalanmış. Nadir de olsa Ege’de 100 yaşına yakın zeytin ağaçları gördüğümü hatırlıyorum. Sadece eski geleneklerden dolayı değil, artık doğal sağlık hareketinde yer alan Türk ve yabancı doktorların çoğu zeytinyağını her türlü yemekte mısırözü, ayçiçek yağı, kanola yağı ve margarin yerine kullanmayı öneriyorlar. Peki bu mucize olarak değerlendirilen zeytinyağı hakkında neleri bilmemiz gerekiyor? İşte geçen haftalarda röportajını yayınladığım doğal annelerden sevgili zeytinyağcım Dilek İnce Özenel 20 soru-cevapta sizin için derledi.

 
1 - Kaliteli zeytinyağı nasıl olmalıdır?
3 unsuru içermelidir. Tek bahçenin, en sağlam ve en sağlıklı  zeytinlerinden, doğal yöntemlerle elde edilmiş saf yağdır.
Doğal yöntem nedir: Herhangi bir enzim, karışım  eklenmeden, ısıl işlemden geçmeden (soğuk sıkım) elde etmektir. Soğuk sıkım maksimum 30ºC’dir

1 Şubat 2014 Cumartesi

Badem helvası


Badem Helvası

Bir seneyi aşkındır badem sütü yapıyorum. Arta kalan posalarla pek çok şey yapılabiliyor. Badem sütümü yaptıktan hemen sonra çocuklar badem helvası ismini verdiğim bu tarife bayılıyorlar. İçinde koyduğum çeşitli bağışıklık kuvvetlendirici yağları ve tozları da böylece kolayca yedirmiş oluyorum.

Badem helvası tarifi:



Badem sütü tarifim sonrasında kalan posa içine hindistancevizi yağı ve pekmezi çatalla tabakta ezerek karıştırın. İsteğinize göre içine toz tarçın, toz karanfil, toz zencefil, keçiboynuzu tozu, keten tohumu yağı, çörek otu tohumu yağı da koyabilirsiniz. Kaşıkla kayık şeklini verip buzdolabında dondurun. Donduktan sonra çıkarıp çıkarıp afiyetle yiyin.

Lezzetli alternatif bitkisel sütler

Bitkisel sütler ve kullanım alanları
"4 adımda badem sütü nasıl yapılır" blogumda kuruyemiş sütlerine yer vermiştim. Yandaki resimde kısaca inek sütüne alternatif olarak kullanılabilecek bitkisel sütler ve özelliklerinden bahsediyor.

Soya Sütü:
Zengin ve kremamsıdır.Her şeye uygundur, direk içilebilir, pişirmede, fırında kullanılabilir. Sıcak içeceklerde kesilebilir. Her zaman organik soya sütü kullanın.

Pirinç Sütü:
İnce ve suluca bir yapısı vardır. Hafif ve doğal olarak tatlı olduğundan sabah gevrekleri üzerine ve yemek pişirmede kullanılabilir. Ancak sıcak içecekler için çok suludur.

Kendir Sütü:
Kremamsı ve diğer bitkisel sütlere göre çok yoğun aromalıdır. O yüzden sıcak içeceklerde tercih edilmez. Yemek pişirmede iyidir.

Yulaf Sütü:
Kremamsı ve doğal olarak tatlıdır. Pişirmede çok iyidir ama fırında pişirmek için biraz ağırdır. Evde kolayca ezilmiş yulafları su ile pişirip, soğutup ardından süzerek yapılabilir.

Badem Sütü:

Kremamsı ve hafif bademsi tat içerir. Çayda ve kahvede, yemek pişirmede ve fırında pişirmede çok iyidir. Evde geceden bademleri suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir. Tatlandırılabilir.

Fındık Sütü:
Hafif ve fındıkımsı tadı vardır. İçecekler ve hafif tatlılarda çok iyidir fakat yemek pişirmede ve fırında pişirmeye uygun değildir. Evde geceden fındıkları suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir.

Hindistancevizi Sütü:
Pürüzsüz, taze olup ve çok yoğun aromalı değildir. Az yağlı inek sütüyle karşılaştırılabilir. Her türlü kullanım için uygundur. Özellikle gevrekler üzerine, sıcak içeceklerde ve smoothielerde çok iyidir.

Kaju Sütü:
Pürüzsüz, kremalı hafif fındıkımsı ve tatlıdır. Pişirmek için, tatlılarda ve krema yapmakta çok iyidir. Evde geceden kajuları suda bekletip, sonra mikserden geçirip süzerek kolayca yapılabilir.

Artık siz de mutfakta bu sütlerle lezzetli içecekler ve yemekler yaratabilirsiniz :)

4 adımda badem sütü nasıl yapılır? Kuruyemiş sütleri

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Badem sütü
Kuruyemiş sütlerini hiç denediniz mi? Susam, badem, kaju, fındık sütlerini yapmayı çok seviyorum. Hem çok kolaylar, hem de çok lezzetli. Ayrıca inek sütü yerine her yerde kullanabilirsiniz.

İnek veya başka bir hayvanın sütünü tüketmek istemiyorsanız veya bunlara karşı alerjisi olan çocuklarınız için laktoz ve kolesterol içermeyen ama kalsiyumu bol bir süt hazırlayabilirsiniz. Kuruyemiş sütleri inek sütü yerine alternatif olarak pek çok vegan anne tarafından kullanılıyor. Burada dikkat etmeniz gereken nokta şeker ve koruyucu maddeler açısından katkısız olması, yani evde kendiniz yapmanız.

Badem sütü magnezyum, selenyum, manganez, kalsiyum, fosfor, potasyum, çinko ve vitamin-e içeriyor. Bu mineraller paratiroid bezine, sağlıklı kemik gelişimine, sindirime, bağışıklık sistemine yardımcı olurken, e-vitamini de yaşlanmayı geciktirici etki gösteriyor. Bademin diğer vitamin mineral değerleri için wikipedia’ya bakabilirsiniz.

Muhteşem bir kalsiyum deposu olan badem 100gramında 264mg kalsiyum içeriyor. Süt alerjisi olanlar, kemik erimesini önlemek için, çiğ beslenme (raw food) kürlerinde süper gıda olarak tüketilebilir. Burada dikkat edilecek nokta tüm çiğ yemişleri yemeden önce en az 8 saat suda bekletmek gerekiyor. Böylece içinde doğal olarak bulunan bitkisel toksinler etkisizleşiyor.

Badem sütü tarifi:

Malzemeler:
1 bardak su bardağı çiğ badem (Datça Bademi)
4 bardak su bardağı içme suyu (2 bardakla daha koyu, 4 bardakla daha az yoğun bir süt olur)
Toz tarçın
Tatlandırmak için bal, pekmez
Sürahi
Tülbent veya beyaz diz altı ince kadın çorabı
Mikser (700Watt gibi yüksek devirli mikserlerde daha pürüzsüz bir süt elde edilebiliyor)
 
Çiğ ve geceden suda bekletilmiş bademler