Bu yazı "Vitamingiller.com" iş birliğiyle hazırlanmıştır.
Homeopati'yi ilk kızım doğduğundan beri evde başarıyla kullanıyoruz. İlk doğumumdan önce bir İngilizce online homeopati kursu bulmuş ve evde akut durumlarda kullanılabileceğim homeopatik ilaçları öğrenmiştim. Şimdi İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde Homeopati Dernekleri tarafından anne ve babalar için homeopatik acil yardım seminerleri düzenleniyor. Homeopatiye başlayalı beri üstünden yıllar geçti. Evdeki homeopati kitaplarıma bakarak kendi kendime öğrendiklerimi uygularken son 1 yıldır homeopat arkadaşım Burcu Budak Albayrak'a danışarak çocukların hastalıklarında gerekli remedileri (ilaçları) veriyorum. Homeopati herkesin yapabileceği kolay bir tedavi dalı değil. Akut durumlarda belli başlı hastalıklarda kullanılan ilaçları kavrayabilirsiniz ancak kronik hastalıklar mutlaka iyi bir homeopatın bakmasını gerektiriyor. İyi bir homeopat 5 sene teori öğreniyor, 5 sene pratik yapıyor, daima bir ustası oluyor, 10 senede biraz pişiyor, ancak 30 senede kendi usta oluyor. Kendiniz öğrenip uygulamak yerine bir homeopatla çalışmak omuzlarınızdaki remediye karar verme yükünü hafifletiyor, daha hızlı ve iyi sonuç almanızı sağlıyor.
Homeopatiye güvenim tam. Son 8 senedir antibiyotik kullanmadan, ilaç gerektiren mastit, yüksek ateş, ishal, kusma, yaralanma, kulak ağrıları, enfeksiyonlar ve su çiçeği gibi çocuk hastalıklarında güzel sonuçlar alarak homeopatiyi kullandık.
Vitamingiller.com ekibi ile birlikte homeopati hakkında Homeopat Serdar Büyüközer'in anlatımıyla bir podcast serisi oluşturduk. İlk iki podcast radyo yayınını Serdar Bey ile birlikte ben yaptım. Resme ya da aşağıdaki linke tıklayarak evinizde yemek yaparken ya da işe giderken, araba kullanırken bu podcastları internetten ya cep telefonunuza, bilgisayarınıza indirerek dinleyebilirsiniz. Homeopatiyi merak ediyorsanız bu seriyi kaçırmayın derim!
HOMEOPATİYE GİRİŞ PODCAST linki.
Ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Mayıs 2016 Cumartesi
29 Ocak 2016 Cuma
Domuz gribi ve ateşli hastalıklara karşı bağışıklık güçlendiren 15 takviye
Bu yazı reklam, sponsorlu ürün içermektedir.
Kışınız nasıl geçiyor? Biz şimdiye kadar 2 kere hasta olduk. Eee kızların okuldaki ikinci senesi. Geçen seneye kadar ev okulu yapmıştık. Bir de ufak bebeğimiz aramıza katılınca eve ablalardan gelen hastalıklar bu kış beni biraz zorladı. Ancak çok şükür ki son 8 senedir antibiyotik kullanmadan hastalıklarımızı atlatıyoruz.
Hastalıklar vücudumuzun bize dengesinin bozulduğunu anlatma yolu. Tekrar dengeye gelmek için kendimize doğal takviyeler yapmak ve vücudu desteklemek en sağlıklı yol. Düşünülenin aksine ateşi ilaçlarla düşürmemek lazım ki ateşi ortaya çıkaran ve mikropları yakmaya çalışan bağışıklık sisteminin çalışmasına müdahale etmeyelim. 40-41 derece yüksek ateş tecrübelerimi bu blogumda detaylı anlatmıştım. Genel olarak bilgilenmek için Hastalanmayan çocuk nasıl yetiştirilir? bloguma bakabilirsiniz.
Kışınız nasıl geçiyor? Biz şimdiye kadar 2 kere hasta olduk. Eee kızların okuldaki ikinci senesi. Geçen seneye kadar ev okulu yapmıştık. Bir de ufak bebeğimiz aramıza katılınca eve ablalardan gelen hastalıklar bu kış beni biraz zorladı. Ancak çok şükür ki son 8 senedir antibiyotik kullanmadan hastalıklarımızı atlatıyoruz.
Hastalıklar vücudumuzun bize dengesinin bozulduğunu anlatma yolu. Tekrar dengeye gelmek için kendimize doğal takviyeler yapmak ve vücudu desteklemek en sağlıklı yol. Düşünülenin aksine ateşi ilaçlarla düşürmemek lazım ki ateşi ortaya çıkaran ve mikropları yakmaya çalışan bağışıklık sisteminin çalışmasına müdahale etmeyelim. 40-41 derece yüksek ateş tecrübelerimi bu blogumda detaylı anlatmıştım. Genel olarak bilgilenmek için Hastalanmayan çocuk nasıl yetiştirilir? bloguma bakabilirsiniz.
Hangi bağışıklık kuvvetlendirici uygulamaları yapıyorum
burada sizinle paylaşmak istiyorum. Bazen ihtiyaca göre birden fazlasını, bazen
tek tek tüketiyoruz. Bu destekleri uygularken okul günleri genelde verip hafta
sonunda mola veriyoruz, ya da hafta içi içmediklerimiz hafta sonuna dönüşümlü
oluyor. Bu listeye kefir ve yoğurdu koymadım, çünkü ateş ve ağır hastalıklı günler geçtikten sonra barsaklarda kaybolan faydalı bakterileri geri kazamnak için tüketmeye başlıyoruz.
Bu takviyeleri uygularken en
önemli olan yüksek moral, kahkaha ve gülümsemeyi sakın ihmal etmeyin :)
Limon: Her gün
yetişkinlere 1 limon, çocuklara yarım limon suyu sıkıp kahvaltıda sek ya da
portakal suyu ile birlikte içiriyorum.
Sarımsak:
Öksürük, nezle, grip ve ateşli tüm hastalıklarda enfeksiyonu gidermek için
sarımsağı ezip, sonra bıçakla iyice ufaltıp suyla yutturuyorum. Üzerine bal
dökerek yutmak ya da suyun içine ekleyerek yutturmak da mümkün. Sarımsak ve
soğan en kuvvetli antibiyotiklerimiz.
Ateş düşürücü soğan-sarımsak-zencefilli
bitki çayı: Bir soğan, bir kaç diş sarımsak ve yarım santim kalınlığında
zencefili 1 lt suda 10dk kaynatıyorum. Üstüne ıhlamur ve meyankökü demliyorum.
Meyan kökü ateş düşürüyor ve tatlandırıyor. İçine elma kabuğu, ilaçsız nar,
mandalina ya da limon kabuğu c-vitamini olarak konabilir. Öksürük varsa kekik
koyuyorum. Ancak tansiyon varsa meyan kökü ve kekiğe dikkat edilmeli. Kızlarım
gün boyunca 2-3 kere iciyorlar. Evdeki herkes içiyor. En son grip olan 82
yaşındaki ananeme de sarımsak ve soğanla yaptık ateşinde çok etkili oldu.
26 Mart 2015 Perşembe
Evdeki acil yardım kitimiz: Nerolinn Herbal mix bitkisel damla ve Cold mix Krem
"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."
Yağlar nasıl antibiyotiklerden güçlü etki gösterebilir?
Antibiyotik konusunda bir açıklık getirmek istiyorum. Antibiyotikler sadece bakterilere karşı kullanılan ilaçlardır. Bakteriler hücre duvarının dışına yapışık dururlar. Virüsler ise hücrenin içine girerler. Antibiyotikler bu bariyeri aşamadığı için virüslere etki etmezler. Doğal soğuk sıkım esansiyel terapik yağlar ise hücre duvarını aşıp içeri girer ve virüslere etki eder.
Doktorunuzun herhangi bir hastalığınızda ilk önce bakteri mi yoksa virüs mü olduğunu test yapıp bakarak, eğer bakteriyse antibiyotik yazması gerekir.
Nerolin Herbal mix bitkisel damlayı ilk olarak bundan 2 sene önce hayatımda ilk kez ortakulak iltihabı ve sinüzit olduğumda kullandım.
29 Ocak 2013 Salı
Sümük yapan ve sümük silen yiyecekler
En son doktora kendim için herhalde 3 sene önce gitmiştim. Ancak bir
daha gitmeme sebep olan şey hayatımda ilk defa başıma gelen sinüzit ve
ortakulak iltihabı oldu. Doktorum yazması gereken kullanmayacağım klasik ilaçları yazdı.
Ne yazıkki beslenme konusunda bilgi alamadım, araştırıp ne yersem
faydalı oluru bulmak yine bana düştü. Ben de yine kimya eğitimi almanın
verdiği bilimsel ve uygulama yönüme de güvenerek kendimin doktoru oldum.Sanırım bir sonraki doktorum bir homeopat olacak.
Nezle, ateş, grip, solunum yolu enfeksiyonlarında sümük yapan ve sümük yokeden yiyeceklere diyetinizde dikkat ederseniz kısa sürede iyileşirsiniz. Ben de çocuklarımın hastalıklarında nezle ve ateş varsa ilk olarak hayvansal gıdaları kesiyorum.
Nezle, ateş, grip, solunum yolu enfeksiyonlarında sümük yapan ve sümük yokeden yiyeceklere diyetinizde dikkat ederseniz kısa sürede iyileşirsiniz. Ben de çocuklarımın hastalıklarında nezle ve ateş varsa ilk olarak hayvansal gıdaları kesiyorum.
Resmin sol
tarafındaki yiyecekler sümük (mukus) yapanlar:
Mısır, mısır yağı, (tahıl grubu)
süt, peynir, yoğurt, (süt ürünleri)
şurup (pekmez), reçel ve marmelatlar, (şeker grubu)
dondurma, kurabiyeler, (tatlılar)
tereyağı, çiğ/sade yağ (ghee), (hayvansal yağlar)
kahvaltılık gevrekler, kekler, (tahıl grubu)
cips, ekmek, tuzlu krakerler, (tahıl grubu)
kızarmış yiyecekler,
pasta, soya, ayçiçek yağı.
Özellikle sinüzitten hızlıca kurtulmak için tüm et
ve süt ürünleri, beyaz un, beyaz şeker, tüm tahıllar, nişastalılar patates
dahil kesilip taze ve çiğ sebze, meyve tüketilmesi en iyi sonucu veriyor. İlla
yenecekse balık yenebilir diyor Niyazi Eröztürk “Bir Yudum Sağlık” kitabında.
Ancak hastalık anında zaten vücudumuz iyileşmeye çok enerji harcadığı için kolay
ve az enerjiyle sindirilebilen ve hızlıca sisteme kazandırılan sebze ve meyvelere ağırlık
verilmeli.
Resmin sağ tarafında
sümük silen yiyecekler bulunuyor:
Karnıbahar, sarımsak, kereviz, kuşkonmaz
bamboo filizi (bamboo shoots), soğan,
limon, misket limonu, greyfurt
yeşil sebzeler, kumkuat
zencefil, portakal, ananas
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: bağışıklığımızı
kuvvetlendiren ve bol C vitamini içeren meyveler, soğansı sebzelerin ve koyu yeşil
yapraklıların çiğ ve salata olarak tüketilmeli. Böylece vitamin ve minerallerinde kayıp olmadan metabolizmaya katılabiliyor besinler.
***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:
www.BasakPirtini.com
***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:
www.BasakPirtini.com
Etiketler:
Ateş,
Doğal Beslenme,
Doğal Tedaviler
28 Ocak 2013 Pazartesi
Ateşimiz 40.7 C sonrasında iki saatte 38 C’ye düştü!
Dün akşam ufak kızımda ateş başladı. Dün gece 40 dereceleri
gördük kulak termometresi ile. Kulak ölçümleri tahmini olarak 0.5 derece
oynayabiliyor yine de yükselip alçalmasını izlemek için düzenli ölçtüm. Gece
sık aralıklarla yanına gittim. Arada su içti. Gündüz ateşi 38C’ye düştü. Gündüz
sadece sabah zencefil, tarçın, zerdeçal karışımlı bal sürülmüş lavaş yedi. Bir
bardak zencefil, ısırgan, tarçın, karanfil ve elma kabuklu çayına bir çay
kaşığı isveç şurubunu içti. Bir bardak kadar soğan, sarımsak, zencefil, havuç
ve yeşillikli çorbasına ilaveten kayınvalidemin yaptığı sebze çorbasını içti.
Elma, portakal, armut, kiwi yedi. Gün boyunca bir kaç kere tuvaleti ziyaret
ettik. Genel olarak oyun oynadı, keyfi yerindeydi. Akşam yemek istemedi, bir
kaç tane mandalina yedi. Bir kaç yudum su içti. Ateş bu akşam tekrar artmaya
başladı. Saat 21.00’de kulaktan 40.7C ölçtüm. Hemen iki granül homeopatik
remedi Belladona 30C verdim. El ve ayak parmak aralarına akupressure yaptım
-her seferinde çok etkili oluyor. Remedi verdikten yarım saat sonra ateş
düşmeye başladı. Saat 22.30 itibariyle 38C ateş gördük. Yanaklarının
kızarıklığı geçti. Saat 23.00 ve böyle devam ediyoruz, sanırım ateş düşük devam
edecek, sabaha da pek bir şey kalmayacak. Saat 24.00 ateşi 37.8C oldu.
Tüm gün boyunca yaptığımız “Vücudum iyileş, ateşim
mikroplarımı yoket, ben iyiyim” telkinlerini de unutmayalım tabii :D
Ateş ile ilgili daha detaylı bir önceki bloguma bakmak
isterseniz tıklayın.
Etiketler:
Ateş,
Doğal Beslenme,
Doğal Tedaviler
17 Aralık 2012 Pazartesi
Eyvah çocuğum ateşlendi!
Bugünlerde İstanbul’da havalar sıcak sonbahar havasından bir
anda 10 derece düşerek buz gibi kış havasına büründü. Benim ve arkadaşlarımın
çocukları da bundan bir anda etkilendi tabii. Parkta hırka ve polar ile gezmeye
alışan çocuklar bir anda soğuk ile giyinmek istemediler. Biz bile bir anda bu
hava değişimine alışamadık. Büyük kızım bir gece çok yüksek ateşlendi. Ateşi
ilaçsız nasıl atlatıyoruz, ben de sizinle kendi bitkisel, homeopatik
bağışıklığa müdahale etmeyen ama destekleyen uygulamalarımı paylaşmak istedim.
Bir başka blogumda da hastalanmayan çocuk
yetiştirmekten bahsetmiştim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




