30 Aralık 2012 Pazar

Tatlı bir yeniyıl için...



Bir yılı daha tamamlarken 2012 nasıl geçti diye düşünüyorum. Henüz yuvaya gitmeyen kızlarıma yakın yaşlarda çocuklardan oyun grupları oluşturduk, her hafta iki gün düzenli devam ettik, annelik konferansında konuşmacı oldum, beslenme, eğitim, çocuk gelişimi hakkında pek çok kaynak okudum, evdeki doğal sütten yoğurt, kefir yapımına ek olarak ekşi mayalı ekmek yapmaya başladım. Doğal Anneyim Facebook grubum 2500’ü geçti, milliyet.com.tr’de köşe yazarı olarak ve Köpekler ve İnsanları blogunda da yazmaya başladım. Ancak en güzeli kendi doğal annelik yolumda bana eşlik eden harika arkadaşlar edindim. Hatta artık herkes kendi bildiği doğal ürün kaynaklarını ve kendi üretimlerini imece usulü paylaşır oldu.  Yolumda emin adımlarla ilerlerken bana destek olan tüm sevdiklerime ve bu yazıyı okuyanlara buradan çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

Şimdi tatlı bölümüne gelecek olursak şekerin zararları bu sene çok konuşuldu. Her türlü hastalığa, kısırlığa, kansere yol açabiliyor. Meyve şekeri de bazı doktorlar tarafından beğenilmese de size arkadaşım Eren’den tarifini aldığım rafine şekersiz bir tatlı tarifi vermek istiyorum.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Eyvah çocuğum ateşlendi!



Bugünlerde İstanbul’da havalar sıcak sonbahar havasından bir anda 10 derece düşerek buz gibi kış havasına büründü. Benim ve arkadaşlarımın çocukları da bundan bir anda etkilendi tabii. Parkta hırka ve polar ile gezmeye alışan çocuklar bir anda soğuk ile giyinmek istemediler. Biz bile bir anda bu hava değişimine alışamadık. Büyük kızım bir gece çok yüksek ateşlendi. Ateşi ilaçsız nasıl atlatıyoruz, ben de sizinle kendi bitkisel, homeopatik bağışıklığa müdahale etmeyen ama destekleyen uygulamalarımı paylaşmak istedim. Bir başka blogumda da hastalanmayan çocuk yetiştirmekten bahsetmiştim.

5 Aralık 2012 Çarşamba

Alışverişte dikkat edilecek katkı maddeleri

Ben yazmayı düşünürken elime bu liste geçince ekler yaparak paylaşmak istedim. Herhangi bir ürün alırken etiket okumaya hem biz dikkat etmeli, hem de bilinçli ebeveynler olarak bunu çocuklarımıza öğretmeliyiz. Benim 4 yaşındaki kızım şekerin zararlı bir şey olduğunu ve kansere yol açtığını çok iyi biliyor. Eğer biri bir çikolata verirse ve onu çok yemek isterse anne bak bize zararlı bir şey var mı der. Eğer "evet bu madde var bunu yememelizi, bize zararlı" dersem anında bırakır. Biz de yerine ya kendimiz içeriği güzel bir kurabiye yapar ya da en azından organik bir çikolata temin etmeye çalışırız.


Şimdi alışveriş yaparken dikkat etmeniz gereken katkı maddelerine bakalım:

1.MISIR ŞURUBU (glikoz şurubu, fruktoz şurubu hepsi şeker yerine kullanılır, kanserli hücreleri besler)
Olası yan etkileri: Obezite, göbek bölgesinde yağ artışı, kalp hastalıkları.

3 Aralık 2012 Pazartesi

2. takasta en çok parçayı ben götürmüşüm

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

 Son iki aydır en gözde konum evdeki eşyaları sadeleştirmek adına elemek, vermek, elden çıkarmak, takas yapmak bazılarını da satmak :D Yatağın altını dolduran küçülen çocuk kıyafetlerimiz yeni sahiplerini buldu. Çocukların kendilerinin izni ile elediğimiz oyuncaklarının birazı LÖSEV'e gitti, bir kısmı arkadaşlarına hediye gitti, bir kısmı organik pazarda kurulan takas şenliğine ayrıldı, bir kısmı da internetten satılıyor kumbaralarına gelir olmak üzere.

Yeryüzü Derneği ve Zumbara'nın ortak düzenlediği ilk takas şenliğini kaçırmıştık, ancak bu sırada evdeki tüm eşyalarımı, çoluk çocuk tüm kıyafetlerimizi, oyuncaklarımızı gözden geçirip bir kenara ayırdık. Öyle ki 3 jumbo poşet dolusu eşya çıkmış. Maltepe Organik Pazar mekanında 18 Kasım'da yapılan takasta en fazla eşyayı götüren ben olmuşum :P

37 parça bebek kıyafeti
21 parça oyuncak
12 ayakkabı, terlik
71 kıyafet ve bir kaç parça eşya

Toplam 141 parça

28 Kasım 2012 Çarşamba

Eisenstein'ın armağan ekonomisi doğayı kurtarır mı?

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Senelerce iş hayatımda Bilişim Zirvesi için pazarlama ve konuşmacı organizasyonu alanlarında hizmet vermiş biri olarak, 2012 konferansı benim için çok farklı geçti. Son 4 senedir tam zamanlı anne olarak evde iki kızıma bakıyorum, bir yandan da bloglar yazıyorum. Bu sene zirveye ilk defa MOM-Z konferansına konuk panelist olarak davet almanın gururunu yaşadım. Bir yandan da zirvenin diğer günlerinde çok değerli konuşmacıları dinleme şansım oldu. MOM-Z ve z-kuşağı ile ilgili önceden yazmıştım.


Fikirlerinden en çok etkilendiğim ve beğendiğim konuşmacı Amerikalı araştırmacı, yazar, aktivist, düşünür ve fütürist Charles Eisenstein’dı. Konuşmasının ilk bölümünü zirvenin açılış gününde yapan Charles, takım kravatlı gelen kalabalığa tezat bir şekilde sade bir pantolon ve t-shirt giymişti.

Charles konuşmasının başında “Ben antiteknoloji taraftarı değilim, fakat teknolojinin gerçek rolü henüz yeni ortaya çıkmaya başlıyor” dedi ve size konuşmada tuttuğum notlarımı iletiyorum:

Konuşmanın ilk bölümünün videosu için linke tıklayabilirsiniz:

21 Kasım 2012 Çarşamba

Food Matters Belgeselini izleyin

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Food Matters Belgeseli 21-30 Kasım 2012 arası ücretsiz izlenebiliyor. İlk 8dakikadan can alıcı notlarım:

-Yiyecekleriniz ne kadar yaşlı? Tarladan bize ulaşana kadar 3200 km kadar yol yapabiliyor.
-En az 5 günlük Yiyeceklerinizden ne kadar besin değeri temin edebiliyorsunuz? Eğer şanslıysanız %40 en fazla.
-Kimyasal gübreli topraklara P, N, K eklenirken, normalde toprakta 52 çeşit mineral bulunuyor. Toprak gitgide mineral eksikliği yaşıyor. Bitkiler de hastalıklı oluyor.
-Marketlerdeki vejeteryan yiyeceklerle sadece beslenesniz bile bunlar toksik, mineral bakımından eksik, herbisit, fungisit, pestisit ve pek çok kimyasal içeriyor.
-Sadece buharda bile pişirseniz sebzeleriniz canlı enzimlerini kaybediyor. Pişmiş yiyeceğe vücudunuz ve bağışıklık sistemini yabancı gibi algılıyor, savaş veriyor.
-Eğer bir öğünde %51'den fazla pişmiş gıda yiyorsanız vücudunuz istila edilmiş gibi reaksiyon veriyor.
-Eğer bir öğünde %51'den fazla çiğ besin alıyorsanız kendi kendimizi yoketmiyoruz.
-Yemek yedikten sonra yorgun değil, canlı ve enerjik hissetmeniz gerekiyor.
http://www.foodmatters.tv/2012-Free-Screening (bu linkten ücretsiz izlemek için 21-30 Kasım 2012 tarihleri arasında kaydolmanız gerekiyor)

13 Kasım 2012 Salı

Haydi çocuklar kışın parka



Bizim çocuklar henüz yuvaya gitmiyor. Biz de bir doğal anne çocuk oyun grubu oluşturduk. Haftada iki gün buluşuyoruz. Bir gün oyun günümüz var. Bütün gün çocuklar parkta birlikte oynuyorlar. Yiyecekleri de yanımıza alıp anne ve çocuklar güzel bir gün geçiriyoruz. Güneş, rüzgar, yağmur, çamur demeden süren bu aktivite hepimize çok iyi geliyor. Havanın çok şiddetli yağmurlu geçtiği bir günde ise aramızdan birinin evine sığınıveriyoruz, oyun günü orada devam ediyor. Doğrusu benim gibi annelerle güzel paylaşımlar yaptığımız bu günü iple çekiyorum her hafta.Her Çarşamba saat 11.00-13.00 arası Kadıköy Özgürlük Parkındayız. Gelmek isteyenler o günün katılımı için mesaj atabilir.
 

Yine bir gün de kitap okuma gününe başladık. Yine parkta güzel sakin bir çardak altında buluşuyoruz. Çocuklar yanlarında bir kitap getiriyor. Seçilen bir iki kitap getiren anne tarafından grup halinde oturmuş çocuklara dramatize ederek okunuyor. Kitap hakkında çocukların fikirleri soruluyor. Kitabın vermek istediği mesaj üzerinden geçiliyor. Sonra çocuklar tekrar çayır çimen koşturmaya başlarken biz annelere de biraz sohbet zamanı kalıyor.Bugün içinde Pazartesi saat 11.00-13.00 Kadıköy Özgürlük Parkındayız.Gelmek isteyenler o günün katılımı için mesaj atabilir.