Masanobu Fukuoka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Masanobu Fukuoka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2016 Cuma

Permakültür, doğal tarım ve Aklın Ekolojisi Semineri




Çocuklarımıza bu hayatta gelecekleri için en önemli öğretmemiz gereken şey nedir? Okumak mı? Yazmak mı? Nasıl para kazanacağını mı öğretmek? Doğru para harcamasını mı? Yemek pişirmeyi mi? Bana kalırsa gelecekteki en önemli şey doğal ve sağlıklı kaynaklardan yiyecek bulmak olacak. Bunun için çocuklarımıza öğretebileceğimiz en önemli şey “kendi yiyeceğini doğal bir ortamda, ekolojik olarak nasıl yetiştireceğidir” diye düşünüyorum.

Unutmayalım Kendi yiyeceğini yetiştirmek para basmak gibidir.

Eskiden daha fazla insan köylerde yaşarken, şehir hayatına bu kadar özenme yokken, herkes için kendi bahçesini ekmek, ailenin ihtiyacı olan gıdayı yetiştirmek doğal sayılıyordu. Şimdi köyü olmayan, şehirde büyümüş bir anne ve babanın çocuğu olarak, köyünden ailesinden doğal gıdaları temin edenlere özenerek bakıyorum. Eminim buna özenen, doğal olanın peşinde olan tek kişi ben değilim. Arkadaşlarımdan birkaç aile şehirden göçüp kendine bir köy bulup yerleşti bile.

İlk başta insanın bir arayışta olması gerek, bir şeyler yapma arayışında.
Bulduğu cevap doğa ise her şey olur zaten. 

Kısa bir süredir topraktan kendi domates ve salatalığımı yetiştirmeyi öğrenmeye çalışıyorum. Bahçecilikte emekleme devresinde sayılırım. Ancak okuduğum Masanobu Fukuoka’nın “Ekin Sapı Devrimi” kitabı etkisiyle bunu nasıl doğanın halledeceği şekilde yaparım diye kafa patlatmaya başladım. Hatta kısa bir süre önce Fukuoka yöntemiyle gübresiz, ilaçsız, sürmesiz tarım yapan Üç Elma Doğal Tarım çiftliği hakkında yazmıştım. Diğer taraftan permakültür diye bir tanımı bir kaç senedir duyuyorum. Sürdürülebilir kültür anlamına gelen “Permanence+Culture” kısaltması olan permakültür hakkındaki açıklama şöyle:

“Permakültür, insanoğlunun sürdürülebilir bir şekilde yaşayabilmek adına gereksinimlerini temin edebilmesi ve içinde bulunduğu çevreyi zenginleştirebilmesine yönelik tasarımlar gerçekleştiren bir tasarım bilimidir. Dolayısıyla, permakültür ilkeleri insanlığın ayak izini, en zararlı ayak izi olmaktan çıkarıp yeryüzündeki en faydalı ayak izine dönüştürmektedir.”

Permakültür, etik temelli, sürdürülebilir yaşam yerleşkeleri tasarımı bilimi olarak tanımlanıyor. Temelinde 3 etik prensibi var:

1-Doğayı Gözet
2-İnsanı Gözet
3-Elde ettiğin getiri her ne ise ilk iki ilkeye vakfet.

Permakültürün kurucusu Bill Mollison'a göre "Permakültürün %65'i sosyal permakültür. Ne kadar ekolojik, ala bir sistem kurarsan kur, insan ilişkilerini eksik bırakırsan oradaki tasarımı oturtmaz, ağlarını örmezsen yaptıkların hiç bir işe yaramaz."

Permakültür hakkındaki online mecralarda gönüllüler tarafından çevirilerin konulduğu etkili ve kapsamlı bir kaynak permakulturplatformu.org. Basılı olarak da Permakültüre Giriş ve Permakültürle ilgili çeşitli kitaplar bu linkte mevcut.

Permakültürcüler ayrıca marmaric.org ve istanbulpermakulturkolektifi.org üstünden aktif çalışıyorlar. İstanbul Beykoz'da permakamp çocuklarıyla birlikte permakültürü deneyimlemek isteyen ailelere açık bşr toplum destekli tarım projesi.

Ünlü permakültür tasarımcısı Geoff Lawton’in sitesinden ücretsiz üyelik yaparak izlenebilen 40’dan fazla İngilizce permakültür videosunda en kurak, en sıcak, en soğuk iklimlere uygun bitki yetiştirme ve toprak geliştirme çözümleri gerçekten bir harika.

Buğday Derneği'nin aylık yayınları hap bilgiler içeriyor.

Bunun dışında Sinek Sekiz'in ekoloji ile ilgiliyayınları bu felsefenin oturması açısından çok güzel.

Doğrudan permakültür ve organik tarımla ilgili deneyim kazanmak isteyenler için TaTuTaçiftlikleri çok uygun, gezen arkadaşlarım var. Çocuklarım için sütünü uzun yıllardır tükettiğimiz Aysun The Sütçü’nün Gündönümü Çiftliği de konaklamalı gönüllüleri kabul eden yerlerden biri.

Buğday derneğinin düzenlediği Açık Radyo üzerinden yapılan bir radyo yayını var.

Yeryüzü derneği ise özellikle şehirlerde yaşayan insanlara eğitimler vererek, Kent bahçeleri projesi kapsamında ücretsiz yerli tohum ve fide dağıtımı yapıyor. Bu sene okulumuzun bahçesi için de başvurduk bu projeye.


Bunların dışında facebookda evde kompost yapım hakkında bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı farklı gruplar mevcut. UlusalTohum Takas Merkezi grubunda hem görüşler paylaşılıyor, sorular soruluyor, hem de Tohum Takası yapılıyor.

Bunlar dışında da BelenTepe Permakültür Çiftliği’nin permakültür ve doğal yapı paylaşımları çok açıklayıcı.

Permakültür, ekoloji ve doğal tarım hakkında çeşitli kurslar da düzenleniyor. Yakın zamanda Mayıs ayı başında Bodrum Gümüşlük’te Emet Değirmenci tarafından bir ekoloji kursu düzenlenecek. 12-21 Mayıs 2016 tarihlerinde düzenlenecek “Aklın Ekolojisi ve Ekolojik Yaşam Uygulamaları” isimli bu kurs bir Permakültür kursu değil. Permakültür eğitimi almamış olanlar gelip yeni bir bakış açısı kazanıp, pratik uygulamalara başlayabilecekler. Öyle ki Permakültür eğitimi almış olanlar da gelip yeni şeyler öğrenebilecekler. Programı inceleyince çok beğendim, sizinle de paylaşmak istedi. Vaktimi ayarlayıp bu kursa katılmayı çok isterdim. Umarım ileride bir zaman çocuklarım biraz daha büyüyünce katılacağım. Bu konularla ilgilenen anne, babalar ve gençler için etkinlik programı şöyle:

Program bilgileri aşağıda yer alıyor. Etkinlik programı son hali için buraya bakabilirsiniz.

5 Şubat 2016 Cuma

Üç Elma Doğal Tarım Çiftliği gübresiz, ilaçsız, sürmesiz tarım yapıyor

Fukuoka yöntemiyle doğal tarım yapan Genç Ailesi


Gübresiz, ilaçsız tarım mümkün mü?
Yerli atalık tohumdan doğal unu nereden alabilirim?

Bu soruların cevaplarını Masanobu Fukuoka yöntemi ile tarım yapan özel bir çiftlik olan Üç Elma Doğal Tarım Çiftliği veriyor.

Üç Elma Doğal Tarım Çiftliği’ni ilk olarak yakın arkadaşım Esra’dan duydum. Bir koli Amasya elması söylemişti. Hemen ben de çiftliğin sahibi Hüseyin Genç ile iletişime geçtim. Telefon yaptığımız kısa söyleşide bana Masanobu Fukuoka’nın “Ekin Sapı Devrimi” kitabından etkilenip nasıl yıllardır uyguladığı tarım sistemini hiç bir şeye müdahale etmeden tarım yöntemine dönüştürdüğünü anlattı. (Not: Bu konuşmamızdan sonra Fukuoka’nın kitabı alıp okuma şansına eriştim. İyi ki de almışım. Bir tarım kitabı olmanın ötesinde doğa, tarım, sağlık ve hayatla ilgili bütünleşik harika bir felsefe sunuyor. Uzun yaşamın sırlarını anlatıyor. Kesinlikle okumanızı öneririm.)

Hüseyin Genç, özellikle yerli tohumdan elde edilen yerli Amasya elması ve üveyik buğdayı gibi değerlerimizin sürdürülmesine, geliştirilmesine çalışıyor. Kendisi hakiki, gerçek gıdanın peşinden gidiyor. Ürünlerine hiç bir şekilde tarım ilacı vermiyor, hayvansal gübre kullanmıyor, çapalama, havalandırma, budama yapmıyor. Nadir olarak sebzeleri için ot yiyen keçilerinin gübresini kullanıyor. Gübre ve ilaç kullanmadığı için normalde %13 olan verimi %6 olarak alıyor. Taş değirmende yerli tohumdan ilaçsız yetiştirdiği buğdayının ununu öğütüyor. Buğday kalitesini düşüren gübre ve ilaç gibi kimyasallar kullanmıyor,