kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mart 2018 Çarşamba
24 Mart 2018 - Seren Fosforluoğlu ile Kadın Olmak Programı'na konuk oldum!
24 Mart 2018 tarihinde TV 8.5 kanalında Seren Fosforoğlu ile Kadın Olmak programında sevgili Hassas Anne Ece Kumkale'nin konuğu oldum. Programda ilaçsız çocuk yetiştirmenin başlangıç noktasını anlattığım "Doğal Annelik Yolunda" kitabımdan, doğal yaşamdan bahçe kompostuna kadar kısa sürede çok fazla konuya değindik. İzlemek isteyenler için linki aşağıda. Programın 51.dakikasından itibaren çıkıyorum.
https://www.tv8bucuk.com/ana-sayfa/seren-fosforoglu-ile-kadin-olmak-7-bolum-24032018-406-video.htm
Etiketler:
basında,
kitap,
TV-program
15 Mart 2018 Perşembe
Açık Radyo-Dünyayı Okumak Programı-Kasım 2017
14 Kasım 2017'de Açık Radyo'da dünyayı okumak: yazarlar ve ilhamları programının konuğuydum.
Sevgili Aytaç Tolga Timur ve Akif Pamuk ile "Doğal Annelik Yolunda" isimli kitabım üzerine konuştuk.
Kaçıranlar ve yeniden dinlemek isteyenler için program kaydı podcast kanalında.
http://acikradyo.com.tr/podcast/202608
Baby Joy Radyo-Anneler Anlatıyor Programı-Ocak 2018
16 Ocak 2018 tarihinde Baby Joy Radyo'da Anneler Anlatıyor Programında sevgili Ayşe Öner'in konuğu oldum. "Doğal Annelik Yolunda" kitabımdan, çevresel toksinlerden, enerjik bedenimize ve pandüllere kadar pek çok konuda konuştuk. Bu eğlenceli programımızı resme tıklayarak çıkan sayfadan ya da aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.
17 Kasım 2017 Cuma
İLK KİTABIM ÇIKTI 2017!
Yıllardır yazdığım Doğal Annelik bloglarımı bir süredir kitap olarak düzenliyordum. 5 yıllık uzatmalı bir çalışma sonunda Kasım 2017'de ilk kitabım "Doğal Annelik Yolunda - Doğum ve Hamilelik" Yeni İnsan Yayınevi'nden çıktı. Bu kitabımda annelik, ekoloji ve holistik sağlık konularındaki tecrübelerimi ve önerilerimi yazdım.

Kitabımın konusu:
“Çocuklarda görülen otizm ve otoimmün hastalıkları önlemek için hamilelik öncesinden başlayarak zararlı kimyasalları hayatımızdan çıkarmamız gerekiyor. Bunlar gidince bedende parazitlerin, bakterilerin kimyasallardan ve toksinlerden filtrasyon için içeri girmesi de gerekmiyor. Ne yiyeceğiz, nereden başlayacağız, tüm detaylarıyla sağlıklı çocuklar doğurmak ve sağlıklı bebekler büyütmek için başlangıç rehberi! Bu kitapta 9 yıllık ilaçsız ve sağlıklı yaşamanın tecrübelerini ve temelini anlatıyorum."
SATIN ALMAK İÇİN:
(1) https://www.totsandmore.com.tr/Basak-Pirtini-Dogal-Annelik-Yolunda-Dogum-ve-Hamilelik
Kitabım hakkındaki videolarım:
Anneee TV Ayşe Öner ile doğal yaşam ve doğal sağlığı ve tabii ki kitabımı konuşuyoruz.
TV 8.5 kanalında Seren Fosforoğlu ile Kadın Olmak programında kitabımda anlattığım doğal annelik ve doğal yaşamı konuştuk.
Yeni İnsan Yayınevi Editörüm Aytaç Timur ile birlikte facebook live videosu için tıklayınız.
Hassas Anne Ece Kumkale ile kitabım hakkındaki konuşmamızın facebook live videosu için tıklayınız.
Kitabımın ilk lansmanındaki duygusal konuşmamın facebook live videosu için tıklayınız.
Taksim Ek Biç Ye İç'te yaptığım söyleşinin facebook videosu için tıklayınız.
Kitabımla ilgili etkinlikler ve imza günleri için lütfen ETKİNLİKLER sayfama bakınız.
"Doğal Annelik Yolunda" Kitabımı D&R, Pandora, Dost kitabevleri yanısıra online olarak D&R, idefix, Pandora bu linklerden de alabilirsiniz.
Kitabımla ilgili okuyucu yorumları:
“Sevgili Başak büyük bir özenle hazırlandığı kendi gebeliklerinden ve doğumlarından edindiği tecrübelerini, anneliğini kadınlarla paylaşmak istemiş. Yaptığı çeşitli araştırmalarla, kendi pratiklerini birleştirmiş ve bize eşsiz bir kitap yazmış. Teşekkürler ve iyi okumalar.’’ Op.Dr. Gülnihal Bülbül, Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı
“Çocuğumu yıllardır Başak’ın blogundaki önerilerle sağlıklı bir şekilde büyüttüm. Hamilelere doğuma hazırlıkta ve doğumda doula olarak destek veriyorum. Artık anne adaylarına 15 kitap yerine bir tane kitap önereceğim çünkü doğal sağlık için bu kitap her konuya parmak basıyor.” Cansu Nuras, Deneyimli Doğal Anne, Doula
“Etrafımdaki anneler bana neden çocuğumun daha az hastalandığını ve neden ona şeker ve paketli gıda yedirmediğimi devamlı soruyor. Açıklama yapmaktan yoruldum, artık soran olunca masaya koyacağım bir doğal annelik kitabımız olduğu için çok sevinçliyim.” Aslı Akçay, Deneyimli Doğal Anne, Müzisyen
“Kitabı çok sevdim, gayet akıcı, tam bir başucu kitabı. Keşke hamilelik dönemlerime denk gelseymiş, hiç araştırmalara kafa yormazdım, bu kitabı okur, gerisini düşünmezdim. Yani gayet başarılı, devamını bekliyorum.” Burcu Y., Halkla İlişkiler
Şu an ilk kitabımın devamı olacak bebek bakımı ve bebek sağlığı konularındaki kitaplarım üstünde çalışıyorum. Kitabım hakkındaki yorumlarınızı ve sorularınızı merak ediyorum. Bana dogalanneyim@gmail.com a mesaj atabilirsiniz.
9 Mayıs 2016 Pazartesi
Haluk Otman ile doğal terapiler ve manyetik terapi üstüne bir söyleşi
Bu yazı "Haluk Otman" iş birliğiyle hazırlanmıştır.
Küçüklüğümden beri doğal terapiler ilgimi çekiyor. Kimi zaman seminerlere katılarak, kimi zaman da kitaplardan öğrendiğim enerji çalışmaları, masaj, refleksoloji, homeopati, bitkisel yağlar gibi yöntemleri kendimi ve çocukları hastalıklardan iyileştirmede beslenmeye ek olarak uyguluyorum. Doğal terapilerle ilgili kitap, alet, taşlar ve mıknatısları alıp kullanmayı seviyorum. Bundan 10 sene önce manyetik terapiyi duymuş ve kendime Haluk Otman’dan acil yardım için yüksek gauss değerinde mıknatıslar almıştım. Zaman içinde mıknatısların dış kabı açılınca Haluk Bey ömür boyu garantisi olduğunu söyleyip bana yeni mıknatıslarımı verdi. En son yaşadığımız kulak ağrımızda ağrıyı azaltmakta kullandık. Bu vesiyleyle, anne ve çocuklarda uygulanabilecek doğal terapilerle ilgili aklımdaki soruları Doğal Terapiler, İleri Masaj Teknikleri ve Kişisel Gelişim Uzmanı Haluk Otman hepimiz için cevapladı.
“Doğanın bize sunduğu tüm iyilik getirici güçleri kendimizden başlayarak doğru kullanmak, doğru uygulamak hem kendimize hem de çevremize sunabileceğimiz en büyük hediyedir.”
Başak - Doğal terapiler dediğimizde neyi kastediyoruz?
Haluk O. – Doğal terapi ayağımızı bir yere çarptığımızda elimizle hemen ayağımızı tutmak, ovmak ile başlar. En etkili doğal terapi yöntemi dokunmaktır. Bedenimizin doğal refleksidir. Doğal terapiler dokunmaktan başlayarak ayurvedik masajlara, romatizma sorunları için arı sokması tedavilerine kadar devam eden zengin bir dünyadır. Kısacası doğadaki güçleri sağlığımız için kullanmak olarak özetlenebilir. Beden – Akıl – Ruh arasında kurduğumuz denge varolan sağlığımızı korumayı ve olası problemlerimizin ortadan kaldırılmasını sağlar.
Teknik olarak; Doğal Terapiler (Alm. Naturheilkunde, İng. Naturopathy veya Naturopathic Medicine); her insanın sahip olduğu doğal güçlerinin harekete geçirilmesi ve güçlendirilmesi sayesinde hastalıkları önlemeyi ve terapi etmeyi amaçlayan yöntemlerinin tamamına verilen isimdir.
Başak – Doğal Terapiler nasıl çalışıyor?
Haluk O. – Doğal Terapilerin en üst prensibi, doğanın yasaları ve bize sunduklarının kendi doğal işleyişleri doğrultusunda hareket etmektir, doğaya karşı değil.
Başak - Doğal terapilerin modern tıptan farkı nedir?
Haluk O. – Organizmamızın fizyolojik çalışma şekli aslında bize pek çok konuda yol göstermektedir. Denge dışı durumlarda bize sinyal vermektedir, bu sinyali algılamak ve anlamak çok önemlidir. Bunu bastırıp yok edersek, sorunun nerede olduğunu anlayamayız. Sorun aslında yok olmamıştır ve başka bir zaman muhtemelen terapisi daha zor (ör. Kronik olarak) bir şekilde karşımıza çıkacaktır.
Doğal terapiler hastalık ve sağlık olgularını modern tıptan farklı olarak, neden-sonuç ilişkisi içinde bakar ve bir hastalığın sadece bir sebebi olmadığına, aksine birçok sebebi olduğundan yola çıkarak insanı bir beden – ruh ve zihin bütünlüğü içinde algılar. Bunu değerlendirir ve duruma göre tamamen bireysel terapi yöntemleri uygulamaktadır.
Küçüklüğümden beri doğal terapiler ilgimi çekiyor. Kimi zaman seminerlere katılarak, kimi zaman da kitaplardan öğrendiğim enerji çalışmaları, masaj, refleksoloji, homeopati, bitkisel yağlar gibi yöntemleri kendimi ve çocukları hastalıklardan iyileştirmede beslenmeye ek olarak uyguluyorum. Doğal terapilerle ilgili kitap, alet, taşlar ve mıknatısları alıp kullanmayı seviyorum. Bundan 10 sene önce manyetik terapiyi duymuş ve kendime Haluk Otman’dan acil yardım için yüksek gauss değerinde mıknatıslar almıştım. Zaman içinde mıknatısların dış kabı açılınca Haluk Bey ömür boyu garantisi olduğunu söyleyip bana yeni mıknatıslarımı verdi. En son yaşadığımız kulak ağrımızda ağrıyı azaltmakta kullandık. Bu vesiyleyle, anne ve çocuklarda uygulanabilecek doğal terapilerle ilgili aklımdaki soruları Doğal Terapiler, İleri Masaj Teknikleri ve Kişisel Gelişim Uzmanı Haluk Otman hepimiz için cevapladı.
“Doğanın bize sunduğu tüm iyilik getirici güçleri kendimizden başlayarak doğru kullanmak, doğru uygulamak hem kendimize hem de çevremize sunabileceğimiz en büyük hediyedir.”
Başak - Doğal terapiler dediğimizde neyi kastediyoruz?
Haluk O. – Doğal terapi ayağımızı bir yere çarptığımızda elimizle hemen ayağımızı tutmak, ovmak ile başlar. En etkili doğal terapi yöntemi dokunmaktır. Bedenimizin doğal refleksidir. Doğal terapiler dokunmaktan başlayarak ayurvedik masajlara, romatizma sorunları için arı sokması tedavilerine kadar devam eden zengin bir dünyadır. Kısacası doğadaki güçleri sağlığımız için kullanmak olarak özetlenebilir. Beden – Akıl – Ruh arasında kurduğumuz denge varolan sağlığımızı korumayı ve olası problemlerimizin ortadan kaldırılmasını sağlar.
Teknik olarak; Doğal Terapiler (Alm. Naturheilkunde, İng. Naturopathy veya Naturopathic Medicine); her insanın sahip olduğu doğal güçlerinin harekete geçirilmesi ve güçlendirilmesi sayesinde hastalıkları önlemeyi ve terapi etmeyi amaçlayan yöntemlerinin tamamına verilen isimdir.
Başak – Doğal Terapiler nasıl çalışıyor?
Haluk O. – Doğal Terapilerin en üst prensibi, doğanın yasaları ve bize sunduklarının kendi doğal işleyişleri doğrultusunda hareket etmektir, doğaya karşı değil.
Başak - Doğal terapilerin modern tıptan farkı nedir?
Haluk O. – Organizmamızın fizyolojik çalışma şekli aslında bize pek çok konuda yol göstermektedir. Denge dışı durumlarda bize sinyal vermektedir, bu sinyali algılamak ve anlamak çok önemlidir. Bunu bastırıp yok edersek, sorunun nerede olduğunu anlayamayız. Sorun aslında yok olmamıştır ve başka bir zaman muhtemelen terapisi daha zor (ör. Kronik olarak) bir şekilde karşımıza çıkacaktır.
Doğal terapiler hastalık ve sağlık olgularını modern tıptan farklı olarak, neden-sonuç ilişkisi içinde bakar ve bir hastalığın sadece bir sebebi olmadığına, aksine birçok sebebi olduğundan yola çıkarak insanı bir beden – ruh ve zihin bütünlüğü içinde algılar. Bunu değerlendirir ve duruma göre tamamen bireysel terapi yöntemleri uygulamaktadır.
11 Kasım 2013 Pazartesi
Kitap Okuma Çemberlerine gelin!
"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."
Hayatta en çok sevdiğim hediye kitap! Bir arkadaşım bana kitap getirince havalara uçuyorum. Evde tüm eşyalarımı sahip olduklarımı verebilirim ama kitaplarıma kıyamıyorum. Her seferinde inanılmaz bir okuma açlığı ile bir sürü kitaba dalıyorum. Artık pek satın almıyorum, çünkü basılı kitabın yerini tutmasa da internetten pdf olarak indiriyorum. Ama her gece kaçta yatarsam yatayım mutlaka bir paragraf dahi olsa kağıt kitap okuma alışkanlığımdan vazgeçemiyorum.
İki senedir Kadıköy Özgürlük Parkı'nda kendi arkadaşlarımızla buluşup 8-10 çocuk etraftaki çocukları da ekliyoruz, doğuk, yağmur, çamur demeden getirdiğimiz çocuk kitaplarını okuyoruz. Bu sene sevgili Delfina'nın annesi Esra'nın başlattığı harika bir projeye katkı vermeye başladım.
Kitap Okuyan Çocuklar projesi olarak şimdilik belirlenen bir kaç organik pazarda çocuklar için kitap okuma çemberleri kuruluyor. Hangi pazarda saat kaçta gibi bilgiler projenin sayfasında ve Kitapokuyancocuklar facebook sayfasında yer alıyor. Bu yaz projede ben de kitap okuyan anne olarak Göztepe 60.Yıl Parkı'da destek verdim. Esra proje kapsamında mobil çocuk kütüphanesi getirtti ve 100 kadar özenle seçtiği harika resimli kitap aldırttı. Bu yaz çocuklara en keyifli kitap okuma çalışması yaptım. Bazen 10 bazen 20 çocuğu aştı katlımcılar.
Şimdi kitap okuma çemberini Özgürlük Parkı'nda her Çarşamba saat 11'de yapmaya devam ediyoruz. Aynı gün organik pazar da parkta kuruluyor. Genelde yoğun talep üzerine ben kitap okusam da, gelen anneler ve babalar da kitap okuyorlar. Hatta son günümüzde bizden cesaret alan iki ufaklık, 5 yaşındaki kızım Melisa kendi çizdiği bir kitabı ve Aslı arkadaşımızın 3.5 yaşındaki kızı Nehir ilk kez kendi kitabını okudu dinleyici kitlesine.
Gelmek isteyenler için her Çarşamba saat 11 civarı Özgürlük Parkı'nın içindeki ahşap geminin yanında buluşuyoruz. Dilerim bu proje sayesinde kitap okuyan çocuklar çoğalır, benim kitaplardan aldığım zevki kızlarım da doya doya yaşarlar :)
Hayatta en çok sevdiğim hediye kitap! Bir arkadaşım bana kitap getirince havalara uçuyorum. Evde tüm eşyalarımı sahip olduklarımı verebilirim ama kitaplarıma kıyamıyorum. Her seferinde inanılmaz bir okuma açlığı ile bir sürü kitaba dalıyorum. Artık pek satın almıyorum, çünkü basılı kitabın yerini tutmasa da internetten pdf olarak indiriyorum. Ama her gece kaçta yatarsam yatayım mutlaka bir paragraf dahi olsa kağıt kitap okuma alışkanlığımdan vazgeçemiyorum.
İki senedir Kadıköy Özgürlük Parkı'nda kendi arkadaşlarımızla buluşup 8-10 çocuk etraftaki çocukları da ekliyoruz, doğuk, yağmur, çamur demeden getirdiğimiz çocuk kitaplarını okuyoruz. Bu sene sevgili Delfina'nın annesi Esra'nın başlattığı harika bir projeye katkı vermeye başladım.
Kitap Okuyan Çocuklar projesi olarak şimdilik belirlenen bir kaç organik pazarda çocuklar için kitap okuma çemberleri kuruluyor. Hangi pazarda saat kaçta gibi bilgiler projenin sayfasında ve Kitapokuyancocuklar facebook sayfasında yer alıyor. Bu yaz projede ben de kitap okuyan anne olarak Göztepe 60.Yıl Parkı'da destek verdim. Esra proje kapsamında mobil çocuk kütüphanesi getirtti ve 100 kadar özenle seçtiği harika resimli kitap aldırttı. Bu yaz çocuklara en keyifli kitap okuma çalışması yaptım. Bazen 10 bazen 20 çocuğu aştı katlımcılar.
Şimdi kitap okuma çemberini Özgürlük Parkı'nda her Çarşamba saat 11'de yapmaya devam ediyoruz. Aynı gün organik pazar da parkta kuruluyor. Genelde yoğun talep üzerine ben kitap okusam da, gelen anneler ve babalar da kitap okuyorlar. Hatta son günümüzde bizden cesaret alan iki ufaklık, 5 yaşındaki kızım Melisa kendi çizdiği bir kitabı ve Aslı arkadaşımızın 3.5 yaşındaki kızı Nehir ilk kez kendi kitabını okudu dinleyici kitlesine.
Gelmek isteyenler için her Çarşamba saat 11 civarı Özgürlük Parkı'nın içindeki ahşap geminin yanında buluşuyoruz. Dilerim bu proje sayesinde kitap okuyan çocuklar çoğalır, benim kitaplardan aldığım zevki kızlarım da doya doya yaşarlar :)
Etiketler:
Etkinlik,
kitap,
Oyun Grubu
2 Haziran 2013 Pazar
Kelly Dorfman kitabı hediyesi alanlar
1-2 Haziran 2013 tarihlerinde İstinye Cihangir Yoga "Beslenme Dedektifi" lakaplı Kelly Dorfman'ı ağırladı. Seminer haberini önceki blogumda vermiştim. Bu bloga yorum bırakanlar arasında 3 kişiye Kelly Dorfman'ın kitabını hediye ediyorum diye ilan etmiştim. Doğan Kitaba yolladıkları kitaplar için ayrıca çok teşekkür ediyorum.
Hediye seçimini random ile yaptım. 36 yorumdan kendi yorumlarım ve isim vermeyenleri eklemedim. 30 adet yorum vardı.
1. hediye: 12. sıradaki şu yorumuyla:
2. hediye: 21. sıradaki şu yorumuyla:
3. hediye: 10.sıradaki şu yorumuyla:
Kazananların bana adres ve telefonlarını profilimdeki e-postama mesaj atarak iletmelerini rica ediyorum.
Hediye seçimini random ile yaptım. 36 yorumdan kendi yorumlarım ve isim vermeyenleri eklemedim. 30 adet yorum vardı.
1. hediye: 12. sıradaki şu yorumuyla:
ipekkusgoz 29 Nisan 2013 23:52
Çok isterim kazanmak.1-2 Haziran için de tüm şartlarımı zorlayacağım.
2. hediye: 21. sıradaki şu yorumuyla:
Böyle
durumlarda İstanbulda olsaydım yada gitme şansım olsaydı keşke diyorum.
Sanırım kaçırdığım şeyler arasına bir yenisi daha eklenecek.
3. hediye: 10.sıradaki şu yorumuyla:
eren'in hediyesini kazanamadım, belki bu sefer şansım döner :)
Kazananların bana adres ve telefonlarını profilimdeki e-postama mesaj atarak iletmelerini rica ediyorum.
28 Kasım 2012 Çarşamba
Eisenstein'ın armağan ekonomisi doğayı kurtarır mı?
"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."
Senelerce iş hayatımda Bilişim Zirvesi için pazarlama ve
konuşmacı organizasyonu alanlarında hizmet vermiş biri olarak, 2012 konferansı
benim için çok farklı geçti. Son 4 senedir tam zamanlı anne olarak evde iki kızıma
bakıyorum, bir yandan da bloglar yazıyorum. Bu sene zirveye ilk defa MOM-Z
konferansına konuk panelist olarak davet almanın gururunu yaşadım. Bir yandan
da zirvenin diğer günlerinde çok değerli konuşmacıları dinleme şansım oldu. MOM-Z
ve z-kuşağı
ile ilgili önceden yazmıştım.
Fikirlerinden en çok etkilendiğim ve beğendiğim konuşmacı
Amerikalı araştırmacı, yazar, aktivist, düşünür ve fütürist Charles Eisenstein’dı.
Konuşmasının ilk bölümünü zirvenin açılış gününde yapan Charles, takım kravatlı
gelen kalabalığa tezat bir şekilde sade bir pantolon ve t-shirt giymişti.
Charles konuşmasının başında “Ben antiteknoloji taraftarı
değilim, fakat teknolojinin gerçek rolü henüz yeni ortaya çıkmaya başlıyor”
dedi ve size konuşmada tuttuğum notlarımı iletiyorum:
Konuşmanın ilk bölümünün videosu için linke tıklayabilirsiniz:
Etiketler:
Etkinlik,
kitap,
video-belgesel
24 Eylül 2012 Pazartesi
Hastalanmayan çocuk nasıl yetiştirilir? Doğal Ebeveynlik
Günümüzde artık anne ve babalar daha bilinçli ebeveynler. Sağlıklı bir bebek için hamilelik öncesinden itibaren ilk olarak kendilerinden başlayarak sentetik kimyasallar, ilaçlar ve kötü alışkanlıklardan arınmış bir hayat seçmeye çalışıyorlar. Doğal doğumu bilinçli olarak seçen anneler artıyor. Emzirmek dünyanın en güzel paylaşımlarından biri haline geliyor, anneler bağışıklık sistemini son derece güçlendiren emzirmeyi hiç bırakmak istemiyor.
Her anne gibi ben de kışın çocuklarımın yaza göre daha sık
hastalandıklarını görüyorum. Ne zaman doktorumuza sorsam demek bir şeyi yanlış
yapıyorsunuz derdi. Bence hastalığın ne kadar ağır geçtiği önemli. Her çocuk
hastalanarak büyür. Eğer bağışıklık sisteminin doğru bir şekilde işlemesine
izin verilirse, her hastalık bağışıklık sistemini geliştirir. Güçlü bir
bağışıklık sistemi ağır hastalıklara geçit vermez, her kış ufak tefek gripler
ve üşütmelerle atlatılabilir. “Ben her seferinde bağışıklık sistemine yardımcı
olacak doktorun verdiği ilaçları, antibiyotikleri kullanıyorum, öyle
atlatıyoruz” diyenleriniz olabilir. Kimyasal ilaçlar, antibiyotikler bağışıklık
sisteminin normal işleyişine müdahale eder, faydalı bakterileri yok ederek
vücudu yardıma bağımlı hale getirebilir. Burada vurgulamak istediğim nokta
ilaçlar ile müdahale etmek yerine çocukların bağışıklık sistemlerini kendi
kendilerine güçlendirmelerine besinler, egzersiz ve doğal desteklerle yardımcı
olmaktır. Ancak kendinizi emin hissetmediğiniz her türlü noktada çocuk
doktorunuza fikir danışmanızda fayda var.
Doğal ve doğru beslenme yanında ilaçsız yöntemlerle
bebeklikten itibaren yavaş ama sağlam adımlarla bağışıklık güçlenir. Böylece
çocuğunuz ileride çok az hastalanan, hastalandığında da kolay ve hızlıca
atlatan bir yapıya sahip olabilir. Bunlar size hayal gibi mi geliyor… Ben
kendimde ve çocuklarımda işte aşağıdakileri denedim ve denemeye devam ediyorum.
Şimdiye kadarki sonuçlardan memnunum.
Sağlıklı bir bebek doğurmak için doğal yöntemler
"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."
Her anne bebeği sağlıklı olsun ister. Peki bunun için nelere
dikkat ediyoruz? Kendimde uyguladığım birkaç önemli konudan bahsetmek
istiyorum.
Doğum öncesinde:
Arınma: Bu noktada söylenecek çok şey olmasına rağmen
kısaca hamilelik ile ilgili kararlarınızı verdiğiniz andan itibaren kendinize ve
eşinize içsel ve dışsal bir arınma sağlamaya çalışın. Alkol ve sigaradan uzak
durun. Çok gerekli olmadıkça kimyasal ilaç kullanmayın. Evde temizlik ürünü ve
kozmetik olarak sentetik içeriklere sahip ürünlerden uzak durun. Özellikle potansiyel
kanserojen olan SLS (Sodyum Laural Sülfat), paraben ve başka ismini telafuz
edemediğiniz içerikler varsa kullanmayın.
20 Eylül 2012 Perşembe
“The Beautiful Truth”-Kanserin doğal beslenme ile tedavisi
En son izlediğim "The Beautiful Truth-Güzel Gerçek” İngilizce belgesel benim uzun süredir merak
ettiğim “kanserin doğal bir çaresi yok mu?” soruma güzel cevaplar verdi. Hem de
ortodoks tıbbının hiç sevmeyeceği yöntemlerle. Linkteki
belgesel Alaska’da ailesi ile birlikte yabani yaşam kurtarma merkezi işleten
15 yaşındaki bir ev okulu öğrencisi tarafından çekilmiş. Belgesel bu genç öğrencinin 1928’de Almanya’dan
Amerika’ya göç eden Dr. Max Gerson’un ilaçsız doğal kanser tedavisini anlattığı
kitapla tanışmasıyla başlıyor. Sonrasında gencimiz Gerson’un kızı da dahil
olmak üzere pek çok bilimadamı ve doktoru ziyaret ederek beslenme, sağlık ve
hastalıklar üzerine derin bir araştırmaya giriyor. Bir yandan da kamerası ile
bu görüşmeleri belgeliyor.
“…şimdiye kadar hiçbir diyet kanserin tedavisi olarak
gösterilmedi.” Dr. Barrie Cassileth, Amerikan Kanser Derneği Sözcüsü (2007)
“Onlar alçaklar gibi yalan söylüyorlar.” Dr. M.Dean Burk,
Amerikan Kanser Derneği hakkında söylüyor. Burk Amerikan Ulusal Kanser
araştırma Enstitüsünde 34 sene çalışmış.
“Pek çok kanser tedavisi varmış ve hepsi acımasızca ve
sistematik olarak kanser örgütü tarafından Gestapo gibi dikkatli bir şekilde
bastırılmış…” Dr. Robert C. Atkins
Etiketler:
Doğal Beslenme,
Doğal Tedaviler,
Kanser,
kitap
20 Ocak 2012 Cuma
Bir Milliyet Blog arkadaşımın nazik jesti!
"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."Milliyet Blog çok kuvvetli bir sosyal ağ, özellikle blog yazmak isteyenlere basit altyapısı ile çok güzel bir hizmet sunuyor. Milliyet Blog üzerindeki yazılarımı okuyan sevgili blogger arkadaşım Ata en son blogunda beni konuk ederek onurlandırdı. Hepinizle sevinerek paylaşıyorum.
Ata'nın son derece akıcı bir üslupla yazdığı blogları okuyanlar bilir, bağımlılık yapan bir tarzı var. İlk kitabı ile ilgili Ata'nın kendi yorumu çok ilgi uyandırıcı: "Ana karakter Murat'la öyle bütünleştim ki ciddi bir kimlik bölünmesi yaşadım. Romandaki hikayeye göre orada da bir yaşantım vardı. Evim, işim, sevgilim, arkadaşlarım, alışveriş ettiğim, gezdiğim yerler ve sonra İstanbul'a dönünce gerçek yaşamımda allak bullak oluyordum. Ata mıydım, Murat mı? Bu durum tabii ki bloglarıma da yansıyordu. "
Sevgili Ata'nın kitapları kendi hayatından parçalar, arkadaşlar, izler taşıyor. Ata kitapları "Ben Olmanın Issızlığında"yı 208 sf 3 yılda, "Ben Olmanın Varlığında"yı 480sf 11 ayda, "Ben Olmanın Sonsuzluğunda"yı 700sf 2 yılda ve "Aşkın C Şıkkı"nı 278sf sadece 2 ayda yazmış.
Hakkımda Ata'nın elinden çıkan misafir blog:
**********
Sanırım geçen sene kasım ayıydı onu ilk fark ettiğimde! MB'da ancak habercimdeki arkadaşlarımı okuyup yorumlayabiliyorum ki yeni arkadaşları okuyabilmem oldukça zor ama ah o başlık yok mu! İşte oradan yakalandım!
"Sonunda ben de cam damacana aldım !"
Suyu sucudan alıyoruz ya, cam damacana da neyin nesi diyerek yol aldım sayfasında.
"Evcil hayvan sahibi olmanın 10 faydası !"
Zaten kendimi bildim bileli hayvanları severim ama köpekleri bir başka severim. Kitaplarımda, öykülerimde de en iyi arkadaşlarım başta köpekler olmak üzere tüm hayvanlardır; neymiş bakalım o faydalar diyerek bloğu tıkladım! Tıklayış o tıklayış, kurtul kurtulabilirsen:) Okuduğum birkaç blogdan sonra, bu kızcağız başka bir dünyada yaşıyor herhalde diye düşünmeye başladım. Ülke gündemi her daim dinamit gibiyken, bloglarıyla üzerimize rengârenk karanfiller atıyordu!
Bir kuple huzur buldum sonra iki oldu, üç oldu...
Gerçek köy yumurtasını nereden aldığını anlattığı bloğunu okuyunca şaşkına döndüm! Çünkü bizim Göztepe'de oturuyordu! Tesadüfün de böylesiydi.
Evde diş macunu yapımını ve misvakla diş temizliğini, grip aşısının zararlarını, hayvanlarla konuşma sanatını, artık bir hayvan ambulansımızın olduğunu, Kedi Boyama Sanatı'nı ve Kelebek Alfabesi'ni onun sayfalarından öğrendim.
Hayvan barınaklarını anlatan bloglarında hüzünlendim.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof Dr Ahmet Aydın'la da onun sayesinde tanıştım ve "Buyrun, burdan çiğneyin." adlı bloğum Beslenme Bülteni'nde de yayınlandı.
Bloglarının her birinden onlarca faydalı bilgi taşıyordu. Sanki mini Wikipedia'ydı:) Zaten sayfasına girince de göreceksiniz ki 108 bloğuyla ortalama 2279 gibi yüksek bir okunma sayısına erişmişti. Hangimiz profil bilgilerimizde sevdiğimiz kitap olarak Diş Çürüklerinin Tedavisi adında bir kitabı yazarız? Yok yok, kesinlikle modern çağın yapay faydalarıyla dalgasını geçiyordu! Koca metropolün göbeğinde değil de sanki Heidi'nin köyü Evolène'da yaşıyordu!
Bugün 3 yaşında olan Melisa doğmadan önce Tekir kedileri Boncuk ile Maviş'i başka bir aileye vermek zorunda kalan, ilk köpeği kurt Efe'nin ölümünden sonra edindiği -bugün 10 yaşına yaklaşan- ikinci kurt köpeğine de Efe Jr ismini veren ama cüssesi nedeniyle anne-babasının bahçeli evinde bırakan ve yeniden hayvan sahibi olabilmek için de çocuklarının sorumluluk alabilecekleri, hayvanları incitmeyecekleri yaşları dört gözle bekleyen bir hayvan sevdalısı o. Bu arada, Melisa da artık kocaman bir abla! Minik Açelya ise henüz 1.5 yaşında.
O, ailesini doğal yollarla besleyen, çocuklarını ilaçsız yetiştiren; doğal hayatla ilgili durmaksızın araştırma yapıp edindiği bilgileri de insanlarla paylaşan bir insansever, hayvansever ve doğasever. Ve de kendi tanımıyla, Tam Zamanlı Anne !
Uzun bir aradan sonra, bugün arkadaşım Başak Pirtini'yi misafir ediyorum. Eminim ki hayvanseverler ve özellikle hanımlar, genç anneler onun sayfalarından çok yararlanacaklardır.
*****
Bir seneyi aşkın süredir İpek Hanım Çiftliği'nin harika sebze ve kahvaltılıklarına abone oldum. Çiftliğin sahibi Pınar Hanım İstanbul’dan Aydın Nazilli’ye çocukları ile birlikte göçmüş ve Nazilli’de kızı İpek’in ismini verdiği bir çiftlik kurmuş. Önceleri bir hobi olarak başlayan Yörük Tarımı'nı, bunu uygulayan tüm köy halkını da kalkındıracak bir işe dönüştürmeyi başarmış. Şu an bu işi yapan Ocaklı Köyü ve çevresi Ekolojik Köy ilan edilmiş durumda. Ayrıca, misafirler çiftlikteki yayla evlerinde konaklayıp, tarlalardaki ürün hasatına katılabiliyor.
Pınar Hanım her hafta -oluşturduğu e-posta grubuna- bir aileye bir hafta 10 gün yetecek kadar bir mutfak listesi gönderiyor. Ben kendi istediğimi almak istiyorum diyorsanız da çaresi hazır. Sebze meyveden bakliyata, pekmezden süt ürünlerine, zeytinden sabuna kadar 250’den fazla ürünün listesini de e-posta ekinde gönderiyor. Ürünleri almasanız da yanlarındaki neşeli açıklamaları okumak bile insanın iştahını kabartıyor. Öte yandan, ödemeyi sevkiyat öncesinde-sonrasında ne zaman isterseniz yapabilirsiniz. Eğer beğenmediğiniz ürün olursa, o ürünü ödemeyin diyecek kadar da nazik.
Sebzeler o kadar taze geliyor ki bir önceki gün koparılıp kargolanıyor. Yemeklerimin bir kat daha lezzetlendiğini ve gelen organik, ilaçsız, hormonsuz ürünleri bebeklerime gönül rahatlığı ile yedirdiğimi söyleyebilirim. Büyük kızımın özellikle zeytin, peynir ve ekmeklere bayıldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Pınar Hanım sayesinde eşim de market alışverişlerini yapma ve eve taşıma derdinden kurtulduğu için çok mutlu:)
Detaylı bilgi için http://www.ipekhanim.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Tüm blogseverlere sevgilerimle.
(Başak Pirtini)
Pınar Hanım her hafta -oluşturduğu e-posta grubuna- bir aileye bir hafta 10 gün yetecek kadar bir mutfak listesi gönderiyor. Ben kendi istediğimi almak istiyorum diyorsanız da çaresi hazır. Sebze meyveden bakliyata, pekmezden süt ürünlerine, zeytinden sabuna kadar 250’den fazla ürünün listesini de e-posta ekinde gönderiyor. Ürünleri almasanız da yanlarındaki neşeli açıklamaları okumak bile insanın iştahını kabartıyor. Öte yandan, ödemeyi sevkiyat öncesinde-sonrasında ne zaman isterseniz yapabilirsiniz. Eğer beğenmediğiniz ürün olursa, o ürünü ödemeyin diyecek kadar da nazik.
Sebzeler o kadar taze geliyor ki bir önceki gün koparılıp kargolanıyor. Yemeklerimin bir kat daha lezzetlendiğini ve gelen organik, ilaçsız, hormonsuz ürünleri bebeklerime gönül rahatlığı ile yedirdiğimi söyleyebilirim. Büyük kızımın özellikle zeytin, peynir ve ekmeklere bayıldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Pınar Hanım sayesinde eşim de market alışverişlerini yapma ve eve taşıma derdinden kurtulduğu için çok mutlu:)
Detaylı bilgi için http://www.ipekhanim.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Tüm blogseverlere sevgilerimle.
(Başak Pirtini)
Etiketler:
İpek Hanım Çiftliği,
kitap,
web
6 Ocak 2012 Cuma
Doğum öncesinde, doğum anında, doğumdan sonra doğal neler yapılabilir? linkler, kitaplar
"Doğal Doğuma Doğru-20 Anneden Normal Doğum Hikayesi" Kitabı Notlarım, Eklerim ve Yorumlarım
Bu kitaptan ilk önce sevgili Öykü'nün blogunda haberdar olmuştum. Sonra tanıdığım 2 kişi ve bir kaç blogger da içinde yer alıyormuş, çok beğenerek okudum. Kitabı tüm hamilelere ve normal doğumu düşünenlere hatta sadece doğum hikayesi okumayi isteyenlere tavsiye ederim. Aldığım notları, linkleri ve başka yorumlarımı da ekleyip size iletiyorum. Sizlerin de eklemek istedikleriniz varsa koyalım buraya birlikte. Faydalı olması dileğimle.
DOĞUM ÖNCESİNDE:
*Hamile yogası, doğuda nefes kursları size doğum sancılarını yani dalgaları daha iyi karşılama imkanı verecektir. Ben geçmişte yoga yapmıştım o yüzden bu kurslara katılmadım, zaten doktorlar size anlatıyorlar o anda nasıl nefes kullanacağınızı.
*Hoşunuza giden sakinleştirici müzikleri ipod’unuza yükleyin, yanınıza alın. Ben de yaptım ama sancıları çekerken hiçbir şey dinlemek istememiştim ;)
*Doğum öncesinde mutlaka doktorunuza normal doğum istediğinizi anlatın, yoksa ileride sezeryan yanlısı çıkarsa son anda doktor değiştirmek zor olabilir.
*Bir "Doğum Planı" yapın. Örnek olarak belgelerde vereceğim. Doktorunuz imzalasın, doğuma bir tane yanınızda götürün. Sonra doğum anında sancıları karşılarken sabrınız, tansiyonunuz tartışmaya yeterli olmayıp yapılan her müdaheleyi kabul eder durumda kalabilirsiniz. Önceden ne istediğinizi belirtin, uygulama anında mutlu olacaksınız.
*Doğuma kim girecek yanınızda olacak doğum koçunuz için önceden doktorunuz ile anlaşın.
*Ağrısız bir doğum için hipnozla doğumu araştırabilirsiniz.
http://dogumdayim.blogspot.com/2010/07/hypnobirthing.html
http://www.hypnobirthing.com/turkey.htm (Türkiye’deki kontak kişiler)
“HypnoBirthing/ Hipnozla Doğum adı verilen, telkinle ağrısız doğum yönteminda İngiliz Doktor Grantly Dick-Read, doğum sırasında çekilen ağrının nerdeyse tümüyle korkudan olduğu düşüncesini ortaya atmış. Kadın doğum sırasında korku hissedince bedeni alarma geçer, kan rahim bölgesinden çekilip hayati organlarda yoğunlaşır. Rahim oksijensiz kalır ve işlevini ağrısız yerine getiremez. Korkunun giderilmesi için nefes teknikleri ve derin gevşeme önemlidir.”
*Hamilelik sırasında doğumdan aylar önce Braxton Hicks yalancı kasılmaları yaşanabilir. Bunların rahmi gerçek doğuma hazırladığı düşünülmektedir. Özel nefes ve gevşeme teknikleri ile bu kasılmalar ile başa çıkabilirsiniz.
DOĞUM ANINDA:
*Doğum başlarken su kendiliğinden geldikten sonra doksanaltı saate kadar beklenebiliyor. Bu arada enfeksiyen kapmamaya dikkat etmek gerekiyor. Yani doktor suyun geldi hadi 24 saat içinde seni doğurtmamız gerekiyor derse bekleyebilirsiniz, suni sancı almaya gerek yok. Tabii enfeksiyon olmaması için temiz olmayan sulara girmeyin, elleri temiz olmayanlar sizi kontrol etmesin vb.
“Enfeksiyon için tahlil yapılması, su geldikten sonra yapılacak herhangi bir muayene ya da örnek alınması, aslında enfeksiyon tehlikesini artırıyor.”
*Çocuğunuz için doğum anında yapılan rutin Hepatit-B (taşıyıcı değilseniz yaptırmak şart değil) ve K-Vitamini (sonradan bebeklerde karaciğerde salgılanıp kendinden vücutlarında artıyor, ayrıca K-vitamini siz de alabilirsiniz, sebzesini yiyin anne sütünden geçer) ertelenmeyi düşünüyorsanız bunun için bebek doktoruna bir dilekçeyi yanınızda taşıyın.
*İlk doğum anında insan sancılarla başederken çok sinirli olabiliyor, yanınıza gelen yakınlarınıza kırıcı olmamaya dikkat edin. Ya da baştan bu konuda haber verin alınmasınlar ;)
*Epidural rahat bir yöntem gibi gözüksede doğumu yavaşlatıyor, bebeği zor durumda bırakabiliyor, bebeği strese sokabiliyor, gereksiz yırtıklara, ıkınma anını hissedememeye ve omurgada doğumdan aylar sonrasına kadar kalacak ağrılara sebep olabiliyor. Sancılar dalga gibidir, gelir ve giderler, öyle hastalık ve başağrısı gibi devamlı olmadığı için dayanmak mümkün, biraz dişinizi sıkın kendinizi ve anestesizden etkilenebilecek, sonrasında emme sıkıntısı yaşayabilecek bebeğinizi düşünün. Doğum sonrasında kollarınızda bebeğinizi hayal etmek en güzel imgeleme olacaktır :)
*Suni sancı ile başlatmak, doğumu hızlandırmak işi kolaylaştırıyor gibi gözükse de bebek ve sizin üzerinizde olumsuz etkileri olabiliyor. Benim ilkinde suyum geldiği için suni sancı ile 24 saat içinde doğum gerçekleştirilmişti. Ancak dirsek içine açılan damar yolu son ıkınmalar sırasında patlamış, 15 içinde 13cm’lik bir toplar damar tıkanması yaşadım. Sonuçta 20 gün boyunca kan sulandırıcı iğneleri kaba ete yapmam gerekti. Bir de doğumdan sonra suni sancının bitmesini beklerken bebeği alıp götürdüler, en çok bana ihtiyacı olan anda 45dk yanımda değildi.
Suni pitosin ilacı, oksitosin hormonu yerine doğumu hızlandırmak için veriliyor. Bir blogda okumuştum bunu araştıran bir hamile doğum hemen öncesinde bu maddenin bulunduğu hurmayı bol bol tüketip doğum sancılarını kuvvetlendiriyordu.
*Epizyotomi doğum sırasında bebeğin başı çıkacakken kesi yapılmasıdır. Bunu istemiyor olduğunuzu doktorunuza anlatın. Eğer öncesinde kegel egzersizleri yapar, doğum kendi hızında gider, açılmalar yavaş yavaş olur, su doktor tarafından patlatılarak hızlandırılmaz, açılmalar sırasında vajina kaslarınıza sıcak nemli havlu ile kompres yapar, homeopatik calendula tincture sürerseniz yırtılmaları önleyebilirsiniz.
Kitapta bir ebe doğum sırasında yırtık olan yazara “Dikkat edip temiz tutarsan, bence dikilmesine gerek yok” diyor. Nitekim iki haftaya kalmadan kendiliğinden yırtık iyileşiyor.
*Doğum illa da doktora kolaylık ancak hamileye zor olan yatar pozisyonda olmak zorunda değil. Ayakta veya oturarak doğurmak yer çekimini de kullanarak size avantaj sağlayabilir.
*Ikınma için doktorun söylediği anı bekleyin. Öncesinde kendi kendinize deneme yapıp gücünüzü tüketmeyin, güç bitince en son anda itmek çok zor oluyor.
*Ikınmaları vajinaya doğru değil, sanki kakanızı yapar gibi anüse doğru yapın.
*Lavman yapılması doğum eğer uzun sürerse sizi güçten düşürebiliyor. Doğum sırasında enerji verecek meyve suyu, şekerli çay, su gibi içecekler içmeyi talep edin.
*Ayakta dolaşmak hareketli olmak sancıları karşılamayı kolaylaştırır. Habire monitöre bağlı kalmamak üzere doktorunuz ile anlaşın. Ben 30dk’da bir monitör bağlantısı yapmıştım.
*Doğum son anında bebeğin çıkması için bir ebe gelir ve karnınıza bastırır. O sırada vakum da kullanılıyor olabilir.
“Fundal baskının doğuma yararı konudunda hiçbir kanıt yokken zararlarına ilişkin pek çok araştırma sonucu var: rahimde ya da anal kaslarda yırtılmadan, bebeği kafasında çatlaklara ve beynin zarar görme olasılığına kadar. (Bkz.Cochrane Reviews)”
*Kordon sarkması olur diye ayağa kalkmanızı engellemek isteyen ebeler olabilir.
“Kordon sarkması 900 doğumda bir görülebiliyor ancak yürümeyle ya da ayakta durmayla hiçbir alakası yok.”
*Sezaryen yapılması gerekli olduğu bir durumda rutin olarak uygulanan tek kat dikiş yerine çift kat dikiş isteyin. Tek kat dikiş sezaryen sonrası normal doğumlarda rahimde yırtılma (rüptür) olasılığını artırıyor. Böylece bir gün tekrar normal doğum yapabilirsiniz.
*Pilates topu üzerine oturarak sıcak bir duş almak suyun sıcaklığı ve duşun masaj etkisi ile doğum sancılarını yarı yarıya azaltabilirsiniz.
*İngiltere’de TENS makinası denen, vücuda hafif elektrik akımları vererek ağrı eşiğini yükselten, yan etkisi olmayan bir alet kullanılıyor. Doğurmakta olan hamileler bu aletle sancılarla daha kolay başedebiliyor.
*İngiltere hastane masraflarını ve dolu yatak sayısını azaltmak için evde doğumu destekliyor. Doğum eve gönderilen ebeler eşliğinde gerçekleştiriliyor.
*İngiltere’de hamilelik boyunca sadece bir kere ultrasona giriliyormuş, şimdilerde ikiye çıkartmışlar ancak birincisine bile girmeyenler oluyormuş. Ben de ilk 2’li test ve 3’lü test sonrasında 7. aya kadar girmemiştim. Zaten bebek karnın içinde oynuyorsa merak edecek bir konu yok şeklinde düşünmüş, son haftalardaki kontrollere saklamıştım ultrasonu. Ultrason zararsız diyenler olsa da yüksek ses frekansının bebeğin beynindeki su içeriğini harekete geçirdiği gibi araştırmalar var.
DOĞUMDAN SONRA:
*Bebeğinizin doğumdan sonra yıkanmasına izin vermeyin, koruyucu tabaka verniks bebeğin cildi tarafından emilir. Sadece havlu ile sarmak yeterlidir.
*Plasenta doğumdan sonra eğer ayakta durursanız kendiliğinden ilk 10-15 dakika içinde düşer, yatar durumda saatlerce vücut içinde kalabilir, bu durumda hemen düşmesi için doktorlar Ergometrine iğnesi yaparlar. Sadece ayağa kalkın ya da dizleriniz üzerinde doğrulun yeter.
*Göbek kordonunu kesmeyin, ya da geç kesin. Plasentanızı kendinize alabilirsiniz. Rutin olarak doğuran anneler hastaneye bağışlarlar size sorulmaz bile. Lotus doğumu düşünürseniz bebek kordonu kesilmez ve plasenta doğum sonrasında yıkanarak bebeğin yanında bekletilir. Bebek doğmak için kanının 1/3’ünün plasentaya gönderir, bu da yaklaşık 100ml eder. Bu çok besinli ve oksijenli kanı hemen kordonu kesmeyip beklerseniz bebeğe tekrar geri gönderebilirsiniz. Plasenta sonrasında bir kumaş torba içinde bol tuz ve lavanta karışımı ile kurutulur. Bebek göbeği kuruyana kadar bebek yanında kalır. Bu bebekler son derece sakin ve huzurlu olurlar. İlk 3 gün süt gelene kadar ağlamadıklarını anlatıyor anneler.
“Lotus Doğumu göbek bağının hemen kesilmediği doğum pratiğine deniyor. Lotus doğumlarında plasenta uygun bir kaba ya da torbaya konarak bebekle birlikte tutulur. Göbek bağının 3 ila 10 gün içinde kendiliğinden düşmesi beklenir. Amaç, aynı hücreden büyümüş olan bebekle plasentayı birbirinden vakitsiz ve zorla ayırmayıp işi zamana bırakmak. Böylece hem bebek plasentadan alacağı bütün kan ve oksijeni kullanabiliyor, hem de elden ele dolaştırılarak yorulmuyor. Bu bebekler ileriki yaşlarda lotus doğumun pek çok başka yararını da görüyorlar. Ayrıca lotus doğumla doğan bebeklerin çok daha sakin ve “bütün” oldukları gözlemlenmiştir.”
*Bebek doğduktan sonra mekonyum adında siyahımsı ilk kakasını yapar. Bu kaka birkaç sefer sonra yeşilden anne sütü gelmeye başlayında altın sarısı içinde hardal tanecikleri gibi pütürler olan forma dönüşür. Bebeklerde barsaklar mide ile aynı anca çalışmaya başlar. Midesine süt giden bebek hemen sonrasında kakasını da yapar. Bebeklerde yenidoğan sarılığından korumak için doğunca bol bol emzirin. Emmeyi ilk hafta boyunca yavaş yavaş öğrenir. Sarılık değerini düşürmek için gerekirse sütünüzü sağıp biberonla verebilirsiniz. Kolları ve bacaklarını da güneşe tutmayı ihmal etmeyin. Aklınızda bulunsun ilk süt normalde 3. gün gelir.
LİNKLER:
Do-um, doğuma hazırlık ve doğum sonrası destek (İstanbul)
http://www.do-um.com/
Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, Doğum Hazırlık Kursu (İzmir)
http://deu.edu.tr/DEUWeb/Icerik/Icerik.php?KOD=9199
Dr. Dilek Cengiz, (İstanbul)
http://www.rahatdogum.com/
Dr. Fahriye Sezer, fahriye.sezer@gmail.com (İstanbul)
Özel Çapa Medilife Hastanesi
Dr. Hakan Çoker, Hamile Eğitim Merkezi (Marmaris)
http://dogaldogum.com/
Dr. Pınar Serçekuş (Denizli, İzmir)
http://www.dogumvebebegim.com/
Dula Julia Steils, İstanbul’da yaşayan Amerika’lı bir dula, Full Circle (İstanbul)
Doğuma hazırlık kursu
http://fullcirclehealing.org/
Ebe Asude Oflaz, Hamile Okulu (İstanbul)
http://www.hamileokulu.com/
Elif Doğan (İstanbul)
http://blogcuanne.com/
http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/
İstanbul Psikodrama Enstitüsü ve Danışma Merkezi, Anne-Baba Eğitimleri
http://www.istpsikodrama.com.tr/
Jale Özen (İstanbul)
http://hamilelerkulubu.com/
Psikolog Nülufer Devecigil (İstanbul), Ebeveyn Okulu ve Oyun Terapisi, Doğal Ebeveynlik Eğitimleri
http://www.kuraldisi.com/workshop/ebeveyn-okulu
http://ardatotisi.blogspot.com/ (Itır Salancı Yoğurtçuoğlu blogu)
http://www.homebirth.org.uk/ Londra’da yaşayan ve altı çocuğunu evde doğurmuş bir annenin gönüllü olarak kurduğu web sitesi, moderatörlüğünü yaptığı yahoogrubunda ise 3000 kişi varmış.
Waterbirth International, Barbara Harper
http://www.waterbirth.org/
Çiftlik (The Farm), Dünyaca ünlü ebe, Ina May Gaskin tarafından ABD Tenessee’de kurulan; doğal doğum ve bütünsel yaklaşımın desteklendiği bir ebe merkezi.
http://www.thefarm.org/
Jocelyn Doğal Doğurganlık Merkezi, Sydney, Avustralya
http://www.fertility.com.au/AboutUs.html
Lamaze yöntemi
http://www.hamilelerkulubu.com/index.php?option=com_content&view=article&id=311:lamaze-yoentemi-le-doum&catid=48:op-dr-hakan-coker&Itemid=89
Ankara’da Hamile Yogası, Pınar Canko
http://www.pinarcanko.com/
Kuraldışı yaşam okulu
http://www.kuraldisi.com/workshop/yasam-okulu/
Hamile Yogası, Zeynep Çavuşoğlu
http://www.ekolojikrehber.com/genel/yesilinasli/ozel-amaclara-yonelik-yoga-turleri-hamile-cocuk-menopoz-yogasi-video/
Türkiye’de Doğal Doğum (Natural Birth in Turkey) Yahoo grubu
http://health.groups.yahoo.com/group/naturalbirthturkey/?tab=s
Sınır tanımayan Ebe, Gail Winters Johnson (evlere doğum için gelebiliyor)
http://www.midwifewithoutborders.com/aboutgail.html
KİTAP-CD-DVD:
“Spiritual Midwifery”, Ruhsal Ebelik, Ina May Gaskin (Makat gelişi bebeklerin doğumları ile ilgili bilgiler)
“Birthing from Within”, Pam England (Doğumu her aşamasıyla resim etmeyi öğretiyor)
“Natural Fertility”, Doğal Doğurganlık, Francesca Naish
“Active Birth”, Aktif Doğum, Janet Balaskas
“Birth Without Violence”, Şiddetten Uzak Doğum, Frederick Leboyer
“Guide to Childbirth”, Doğum Kılavuzu, Ina May Gaskin
“HypnoBirthing-The Mongan Method”, Hipnozla Doğum Mongan Yöntemi, Marie F. Mongan
“Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı” Dr. Thomas Verny, John Kelly
“Sezaryen-Neden Öneriliyor? Neden tercih ediliyor? Anne ve bebeği bekleyen riskler”, Michel Odent
“Nil Gün Sağlıklı Hamilelik ve Doğum” CDsi
“Laugh and Learn About Childbirth” Doğum DVDsi
***************************
Bana ulaşabileceğiniz linkler:
www.BasakPirtini.com
Etiketler:
Aşıların zararları mı?,
Doğal Doğum,
kitap,
web
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











