28 Mayıs 2013 Salı

Doğum Planım

Her iki normal doğumumda doğumun nasıl olmasını istediğimi doktorumla doğum öncesinde hazırladığım doğum planım üzerinden konuştuk. Böylece nasıl bir doğum istediğinizi önceden belirleyebilir, doğum telaşında sonradan sizi mutsuz edecek seçeneklerle karşılaşma riskinizi en aza indirmiş olursunuz. Doğum planınıza yapmadan önce doğum öncesi, sırası ve sonrası ile ilgili bloguma bakmayı atlamayın.

NORMAL DOĞUM PLANIM
Doktorumun onayıyla aşağıdaki doğum planını oluşturup doğal bir doğum geçirmek için bu planı uygulamayı arzuluyorum.


1. Anne ve bebeğin birbirleriyle en sağlıklı iletişim kurma yolunun öncelikle doğal doğumdan başladığına inandığım için doğal doğumu destekleyen ve ekibinin de buna hazırlıklı olduğu bir hastanede doğumumu gerçekleştirmek istiyorum.

2. Tıbbi bir gereklilik olmadığı sürece bebeğimi normal doğum yöntemi ile doğurmak ve bu konuda başta doktorumun (buraya ismini yazabilirsiniz) gözetiminde güvende olduğumu bilerek kendisinin fikirlerine saygı duyduğumu belirtmek istiyorum.

3. Bebeğimin suyu yeterli olduğu sürece, kasılmalarımın doğal seyrinde ilerlemesini, doğumumun kendi ritmini yakalamasını istiyor, damardan ilaçlarla doğumumun erken başlatılmasına veya hızlandırılmasına sıcak bakmıyorum. Her doğumun sürecinin farklı işlediğini biliyor, dolayısıyla doktorumun, benim ve ailemin bu süreçte gereken sabrı göstereceğine inanıyorum.

4. Açılma döneminde bebeğin doğum kanalına rahat girebilmesi için kasılmalar boyunca yürümek ve hareket etmekte özgür olmayı, serum veya diğer cihazlara yatar vaziyette sürekli bağlı kalmayı tercih etmiyorum.

5. Doğumumun bütün evreleri boyunca gerekli olan fiziksel ve duygusal destekçimin ve doğum koçumun eşim (buraya doulanızı, doğum destekçinizi yazabilirsiniz) olduğunu ve doğumla ilgili tüm konuların açıklıkla kendisiyle paylaşılabileceğini belirtmek istiyorum.

6. Lavman yapılmasını kabul etmiyor, aynı zamanda ilk fazda tansiyon ve kan şekerimin düşmesini engellemek için istediğim tuzlu veya şekerli (bisküvi, kraker vb.) gıdaları alabilmeyi talep ediyorum. (ilk 2 doğumumda yapılan bu uygulamanın artık yırtığa yol açabileceği sebebiyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmediğini öğrenince 3. doğumumda istemedim. Zaten zamanı gelince barsaklarım kendiliğinden boşaldı.)

7. Kasılmalar sırasında anestetik ilaçlar yerine derin gevşeme, nefes teknikleri, masaj gibi yöntemler kullanarak ilk fazı tamamlamayı istiyor ve epidural anestezi uygulamasından yararlanmak istemiyorum. (tercihinize göre değiştirebilirsiniz)

8. Doğumum esnasında doğumhanede yarı yatarak doğumumu gerçekleştirmek istiyor, ıkınmalar esnasında bedenimin verdiği sinyallere ve doktorumun sözel desteklerine riayet edeceğimi belirtmek istiyorum.

9. Bebeğimin kordon kanını saklamayacağımdan dolayı, bebek doğduğunda ve ağlamaya başladıktan sonra kordonun hemen kesilmemesini, tüm kanın sonuna kadar bebeğime pompalanmaya devam etmesini (yaklaşık 3-5dk), sonrasında kordonun eşim tarafından kesilmesini rica ediyorum. (Burada eğer Lotus Doğumunu tercih edecek olursanız bebeğin kan akışı durana kadar plasentasından ayrılmamasını, hatta hiç kesilmemesini -göbek düşene kadar bekleyenler var- plasentanın düşmesinin kendisinin beklenmesini isteyebilirsiniz.)

10. Doğumdan hemen sonra anneyle bebek arasında kurulacak olan ilk ten temasının doğumun en güzel kazancı olduğuna inanarak, bebeğimin temizlenmeden, yıkanmadan, kordonu kesilmeden veya testleri yapılmadan önce göğsüme verilmesini talep ediyor ve ilk sütümü o esnada bebeğime vermek istiyorum.

11. Doğumdan sonra bebeğimle geçireceğim vaktin ardından ilk kontrollerinin yapılacağı zaman rutin Hepatit B ve K-vitamini aşılarının daha sonra özel doktorumuzla takibi yapılacağı için uygulanmamasını istediğimi bildirmek istiyorum. (Bebek için tıbbi gereklilik, hayatını tehdit eden bir durum olmadığı sürece, aşılarla ilgili kendi araştırmanızı yapıp çocuk doktorunuzla daha ileri bir tarihte de başlamayı planlayabilirsiniz. Aşılar da ilaçtır ve ciddi yan etkileri vardır. Yan etkisel semptomlar ve hastalıklar ailede varsa doktorunuzla aşının gerekliliği ve hastalığın size riski konuşulmalıdır. Bebeğin bağışıklığının gelişmeye başladığı 6. aydan itiraben yapılan aşılara bebekler daha az yan etki göstermektedirler. Aşılar geciktirerek, doz araları açılarak da uygulanabilir. Anne sütünden geçen antikorlar sayesinde bebekler emzirildiği sürece annenin geçirmiş olduğu çocuk hastalıklarına karşı doğal olarak korunmaktadır.)

12. Doğumdan sonra hastanede kaldığım süre boyunca bebeğimle aynı odada kalmayı talep ediyorum.

Bu planımın 3. doğumda kullandığım son hali.Ö nceki iki normal doğumumda da biraz daha eksik haliyle kullandım. Siz de burada yer alan önerilerin kendi doğum planınızı geliştirebilirsiniz.

Not: internetten bakacak olursanız bunun gibi detaylı Türkçe doğum planları da bulabilirsiniz.

Resim: http://www.mindfulmum.co.uk/health/2011/how-to-write-a-helpful-birth-plan/ Bu linkten İngilizce örnek doğum planı indirebilirsiniz.

10 Mayıs 2013 Cuma

Dosya: Özetle güneşten doğru faydalanmanın yolları (8)



-SPF (Sun Protection Factor) Güneşten Korunma Faktörü anlamına gelir.

-Güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınları dalga boylarına göre UVA, UVB olarak ayrılır.
UVA en uzun dalga boyuna sahiptir ve yeryüzüne en fazla ulaşan UV ışınıdır. Deride birikmiş olan melanini koyulaştırarak kısa sürede fakat geçici bronzluk sağlar. Yetersiz korumada cilt kanserine yol açabilmektedir.

UVB ışınları deride melanin pigment sentezini en fazla etkileyen, geç ama uzun süreli bronzluk sağlayan UV ışınıdır. Maruz kalındıktan yaklaşık bir gün sonra şiddetlenen kızarıklık ve ödem, ağrı, içi su dolu kabarcıkların oluşumuyla seyreden ağır güneş yanıklarına neden olur. Cildi pembeleştirecek kadar alındığında ise D-vitamini sentezlememizi sağlar.


-Güneşten faydalanmanın yolu ışınların dik geldiği öğle saatlerinde kısa süreli aralıklarla cildin kızarmasına izin vermeden güneşlenmek ve çoğunlukla gölgede kalmaktır.

-Giyinmek ve gölgede kalmak en iyi güneşten korunma şeklidir. Gözleri gölge bırakacak siperlikli bir şapka kullanılmalıdır. 6 aylıktan küçük bebekler direk güneş altında bırakılmamalı, güneşten koruyucu giysilerle gölgede kalmalıdırlar.

Dosya: Nerolinn Doğal Kozmetik’in sahibi Kimyager Emine Koçer ile güneş ve cilt sağlığı üzerine (7)

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."

Her zaman doğal çareleri ile cilt, çocuk hastalılarında bana yardımcı olmuş Nerolinn doğal kozmetik ürünlerinin sahibi Kimyager Emine Koçer güneş ile ilgili dosyamı hazırlarken sorularımı yanıtladı.

Cildimizi güneşin zararlı etkilerinden nasıl koruyacağız?
E.K.: “Güneşten ve soğuktan (dış etkenlerden) korunun. Cilt sağlığınız için en önemli maddelerden birisi, güneşten korunmaktır ve aynı zaman da güneşten yararlanabilmektir. Bilinçsiz bir şekilde güneş ışığına maruz kalan kişilerde güneş lekeleri, düzensiz bir cilt rengi, çillerde artış, ciltte kuruluk, ince kırışıklarda artış, ciltte kabalaşma oluşur. En ciddi cilt hastalılarından birisi de deri kanserleridir. Bunları engellemek için evden çıkmadan 30 dakika önce nemli cildinize (hem yüzünüze ve vücudunuza) güneşten koruyucu ürünler uygulayın.”

Nerolinn güneşten korunma ürünleri yeni doğanlar için de güvenle kullanılabilir mi?
E.K.: “Yeni doğanlar dahil her yaş grubu doğal içeriği sebebiyle Nerolinn Sun Kiss oil, güneş kremi ve rose remedy kremi kullanabilir. Yeni doğanları kesinlikle direk güneşe çıkarmıyoruz. Bu ürünler kullanıldığında güneşin gölgede bile zararlı ışınlarını cildimiz yansıtabilir. Ayrıca cildimizin güneşe karşı bağışıklığını artırarak filtre görevi yapabilmektedirler. Güneş alerjisi olanlar mümkün olduğunca güneşe çıkmamalıdırlar.”

Dosya: Çocuk doktorumuzun önerisi Nerolinn doğal güneş yağı ve kremi (6)

"Bu yazı reklam ve sponsorlu içerik içermektedir."


Şimdi emekli olmuş doğal yöntemleri benimsemiş çocuk doktorumuz Hülya Sonugür’ün bebeklerimizi güneşten korumak için önerdiği yöntemler çok kolay. Beyaz ince bir kıyafet giydirmek, güneşin altında gereğinden fazla kalmamak. Güneşte uzun kalacağımız zamanlarda da cildimize içeriğinde doğal maddeler bulunan 15 SPF’nin altında bir güneş kremi kullanmak. SPF 15’in üzerine çıktığında sadece güneşte kalabilme süremiz uzarken, nanoteknoloji içeren ürünler cildin melanin üretme mekanizmasına etki ediyor. Bu sebeple yüksek faktörlü güneş kremlerini önermiyor.

Hülya Sonugür kendisinin de alerjik bünyesine rağmen sıkıntısız bir şekilde kullandığı ve memnun kaldığı Nerolinn organik bakım ve kozmetik ürünleri ile bizi tanıştırdı.
Son 2 senedir yaz aylarında kendim ve minik kızlarımın cildinde Nerolinn Sun Kiss oil güneş yağını kullanıyorum. İçeriğinde verdiğim listede yer alan zararlı kimyasallardan hiç biri yer almıyor. İçeriğindeki organik yağlarla cildi beslerken, güneşten kızarmadan, zararlı UVA ışınlarını süzerek korunma sağlıyor. Günlük yüz kremi olarak kullandığım Nerolinn’in Rose Remedy Krem de aynı şekilde güneşten benim ve kızlarımın yüzünü korumak için kullandığım ve Hülya Sonugür’ün bize henüz 6 aylık bebekken tavsiye ettiği bir diğer ürün.
  
Türkiye'de kendi yaptığı doğal ve organik kozmetikle ses getiren Nerolinn’in sahibi meslektaşım Kimyager Emine Koçer benim güneş ve cilt bakımı ile ilgili sorularımı yanıtladı.

Dosya: Zararlı kimyasallar içermeyen güvenilir bir güneş yağı kullanın (5)


Fotoğraf: Jim Maragos / U.S. Fish and Wildlife Service 27 March 2011Gökyüzü bulutluyken bile güneşin zararlı UVA ışınları bulutları ve hava kirliliğini delerek gelir ve cildinizde yanıklar oluşturabilir. Eğer iş için veya gününüzün büyük bölümünü güneş altında geçiriyorsanız güveneceğiniz ve cildinizin D-vitamini üretmesini engellemeyecek sağlıklı bir güneş koruyucu kullanmanız gerekiyor.

Güneşin ışınlarına güvenli bir şekilde maruz kalmak 16 kadar farklı kanser tipine karşı koruyor. Bunlar arasında göğüs, kolon, boğaz, mide, pankreas, prostat ve non-Hodgkin lenfoma yer alıyor.

Eğer aşağıdaki sorgulanan kimyasallardan biri güneş kreminizde yer alıyorsa çöpe atmanız gerekebilir:

Para amino benzoic acid…
Octyl salicyclate…
Avobenzone…
Oxybenzone…
Cinoxate…
Padimate O…
Dioxybenzone…
Phenylbenzimidazole…
Homosalate…
Sulisobenzone…
Menthyl anthranilate…
Trolamine salicyclate…
Octocrylene…

ve tabii bilinen en güçlü serbest radikal oluşturucu potansiyel zararlı kimyasallardan dioksibenzon ve oksibenzon!
Güneş kremlerindeki kimyasallar National Georgraphic’in en son şaşırtıcı keşfine göre dünyadaki mercan yataklarını öldürüyor. (Bknz.)

Doğal güneş kremi kullanmamızı öneren emekli çocuk doktorumuz Hülya Sonugür’ün görüşleri bir sonraki blogumda.

Resim: Jim Maragos, U.S. Fish and Wildlife Service


Dosya: Güneş, yeterli D-vitamini ve doğru beslenme ilişkisi (4)



Her yerde okuyoruz güneşe çıkarken mutlaka güneş yağı sürün diye. Eskiden sadece tatile giderken sürerdik güneş kremini, yazın sokakta, bahçede sürmezdik biz. Aslında her seferinde sürmemek sağlığınız için çok daha faydalı olabilir. 
Neden her dışarı çıktığınızda güneşten korunma yağı kullanmamalısınız?
Dr. Mercola'da okuduğum bilgiye göre güneşe her çıktığımızda UVA ve UVB ışınlarından yüksek koruma içeren kremleri sürmek ihtiyacımız olan D-vitaminini yeterince almamızı engeller.

D-vitamin neden bu kadar önemli?
-Kan dolaşım sisteminizi destekler,
-Kas gücünüzü artırır,
-Sağlıklı böbrek fonksiyonunu destekler,
-Sağlıklı dişleri destekler,
-Kemiklerinizi kuvvetli ve sağlıklı tutmaya yardımcı olur,
-Normal kan basınç değerlerini oluşturmaya yardımcı olur,
-Sağlıklı bir bağışıklık sistemini destekler,
-Kanser riskini düşürür.
Yeterli miktar güneş ışığı aldığımızı nasıl anlarız?

3 Mayıs 2013 Cuma

Dosya: Güneşten doğal olarak korunmanın en kolay yolu (3)



Güneşten doğal olarak korunmanın en kolay yolu tabii ki giyinmek. En iyi güneş koruması bir şapka ve t-shirt ile gölgeye geçmek. Deriden emilen kimyasallar yok, işe yarayıp yaramadığı ile ilgili soru da yok. Pek çok güneş kremi kanınıza girebilecek, deri kanseri oluşumunu hızlandıracak, hormonal dengenizi bozacak toksik kimyasal yüküne sahip.
Pamuklu kıyafetler yaklaşık 15 SPF koruma sağlıyor, yani derinizin iç organlarınızı güneşten normal korumasının 15 katını giysiniz size sağlıyor. Ancak, kıyafetle bile halen güneş yanıklarına karşı cildinizi kontrol etmeyi atlamayın.
Buna karşın tüm gün güneşte kalmanız gereken durumlar için güvenilir yağlar kullanmakta fayda var. Eğer piyasadaki ürünlerden seçim yapacaksanız, Dr. Mercola içinde çinko ya da titanyum mineralleri olanlar öneriyor. (Bknz.) Ancak bu işlemden geçmiş minerallerin de kullanılmadığı başka doğal yöntemler de mevcut.
Doğal güneşten koruma sağlayan cildinizi besleyen seçenekler de şöyle: