Bir gün farkettim ki hayatım gittikçe hızlanıyor. Artık
çocukluğumdaki gibi uzun uzun hiçbir şey ile ilgilenemiyorum, uzun uzun kitap
okuyamıyorum, bir işi yaparken aklımdan diğer yapacaklarımı sıralıyorum. Yerimde
oturamıyorum sanki habire yetişmem, yapmam gereken bir şeyler var. Parkta
çocukları bir oyuncaktan ötekine koşturuyorum, eve dönünce yıkanacaklar, sonra
bir de yemek pişecek, akşama bir sürü ev işi… Çalışan annelerin durumu ise daha
vahim. Tüm günlerini okulda geçiren çocukları evde sıkılıyor diye çeşit çeşit
aktiviteye koşturan, oyun gruplarına götüren ama durmadan ardı ardına yeni
programlar yapan anneler var. Aman çocuğumun gelişimi eksik kalmasın diye alınan
bin türlü oyuncak, teknolojiyi takip etsin geri kalmasın diye en yeni teknoloji
ürünleri...
Hiç “Yeter artık dur. Bu normal değil!” dediğiniz oldu mu?
Neden hayatımızı çok dolu, karmaşık yaşamak istiyoruz? Neden diğer yandan
içimizde uzaklarda her şeyden apayrı yaşama isteği uyanıyor? İçgüdülerimizi
takip edecek olursak hayatımızı daha yavaş, sakin ve mutluluk dolu
yaşayabiliriz.



